Thu 24 Jm2 1435 - 24 April 2014
12558

Bir hıristiyan, domuz etinin haram kılınmasının sebebini sormaktadır.

İslam dîni, Allah'ın yarattıklarından birisi olduğu halde niçin domuz etini haram kılmaktadır?
Yine, o halde Allah, domuzu niçin yaratmıştır?

Hamd, yalnızca Allah'adır.

Birincisi:

Rabbimiz Allah -azze ve celle- domuz etini yemeyi, kesin olarak haram kılmıştır.

Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur

(( قُلْ لاَ أَجِدُ فِي مَا أُوْحِيَ إِلَيَّ مُحَرَّماً عَلَى طَاعِمٍ يَطْعَمُهُ إِلاَّ أَنْ يَكُونَ مَيْتَةً أَوْ دَماً مَّسْفُوحاً أَوْ لَحْمَ خِنْزِيرٍ فَإِنَّهُ رِجْسٌ أَوْ فِسْقاً أُهِلَّ لِغَيْرِ اللهِ بِهِ فَمَنِ اضْطُرَّ غَيْرَ بَاغٍ وَلاَ عَادٍ فَإِنَّ رَبَّكَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ.)) [ سورة الأنعام الآية: 145 ]

"(Ey Peygamber!) De ki: Bana vahyolunanlar arasında, yemek isteyen kimseye , ölü hayvan eti (leş) yahut akıtılmış kan yahut pislik olduğunda şüphe olmayan domuz eti veya Allah'a itaatten çıkılarak Allah’tan başkası adına kesilen hayvan dışında (ki bunlar haramdır), yediği bir şeyi haram kılındığını göremiyorum. Fakat kim (açlık sebebiyle) çaresiz kalırsa (bu etlerden yemek zorunda kalırsa), yemekten zevk almamak ve zaruret sınırını aşmamak kaydıyla bunlardan yiyebilir.Zirâ Allah çok bağışlayıcıdır, çok  merhametlidir." (En'am Sûresi: 145).

Allah Teâlâ'nın bize olan rahmetinden ve üzerimize bahşettiği kolaylıklardan birisi de, güzel ve hoş olan şeyleri (tayyibâtı) bize helal kılması, pislik olan şeyleri (habâisi) de üzerimize haram kılmasıdır.

Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur

((... وَيُحِلُّ لَهُمُ الطَّيِّبَاتِ وَيُحَرِّمُ عَلَيْهِمُ الْخَبَآئِثَ...)) [ سورة الأعراف من الآية: 157]

"... O (Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-), onlara güzel ve hoş olan şeyleri helâl, pislik olan şeyleri de haram kılar..." (A'râf Sûresi: 157).

Biz, domuzun pis ve iğrenç bir hayvan olduğu konusunda bir an olsun bile olsa şek ve şüphe duymayız. Çünkü domuz etini yemek, insana zararlıdır. Üstelik domuz, pisliklerde ve  kirli yerlerde yaşar.İnsanın, Allah -azze ve celle-'nin yaratmış olduğu fıtratına ve düzgün tabiatına aykırı olduğu için akıl sahibi her nefis, domuz etini kabul edemez, ondan uzak durur ve onu reddeder.

İkincisi:

Domuz etini yemenin insan vücuduna verdiği zararlara gelince, modern tıp, bu konuda birçok hastalık tesbit etmiştir.

Bunlardan bazıları şunlardır:

·                      Domuz eti, hayvan etleri arasında en çok yağlı kolestrol maddesi içeren bir ettir. Bu durum, bu maddenin insan kanında fazlalaşması sonucu damarlarda tıkanıklığın artmasına sebep olmaktadır. Aynı şekilde domuz etindeki yağlı asitlerin (fatty acids) bileşiği, diğer gıda maddelerinde bulunan yağlı asitlerdeki bileşikten tamamen farklı bir yapıdadır. Domuz etindeki bu durum, diğer maddelerde bulunan yağlı asitlere oranla daha fazla yağlı asitleri emmeye, dolayısıyla kandaki kolestrolün artmasına sebep olmaktadır.

·                      Domuz eti ve domuz yağını yemek, kolon (kalın bağırsak) kanseri, düz bağırsak (rektum) kanseri, prostat kanseri, meme kanseri ve kan kanseri gibi kanserlerin insan vücudunda yayılmasına yol açar.

·                      Domuz eti ve domuz yağını yemek, tedavisi zor olan şişmanlık ve buna bağlı olan hastalıklara yol açar.

·                      Domuz etini yemek, vücutta kaşıntılara, alerjiye ve mide ülserine yol açar.

·                      Domuz etini yemek, akciğer iltihabı, tenya, akciğer kurtçuğu ile mikrobik akciğer iltihabı gibi hastalıklara yol açar.

Domuz etini yemenin en önemli tehlikesi, domuz etinde tenya (şerit) içeren, Tenya Solyum (Teania Solium) adı verilen ve uzunluğu 2-3 metreye kadar ulaşan şerittir.Bu tenyanın yumurtaları, insan vücudunda beyin bölgesinde gelişip büyümesi sonucu delilik ve Histeri (Hysteria) hastalığına yol açar. Eğer bu tenya kalp bölgesinde gelişirse, kan basıncının yükselmesine ve kalp krizi geçirme gibi durumlara yol açar.

Domuz etinde bulunan diğer kurtçuk türlerinden birisi de, helezon şeklindeki kıl kurtları (Hairworm) adı verilen kurtçuktur. Kolay pişmeyen bu kurtçuk, gelişmesi durumunda insan vücudunda felce ve deri patlamasına yol açar.

Doktorlar, domuz etinin yenilmesinden dolayı doğan tenya hastalıklarının tehlikeli hastalıklardan oluştuğunu, insan vücudunda ince bağırsaklarda birkaç ay içerisinde süratle gelişerek büyük bir kurtçuk haline geldiğini belirtmişlerdir. Bu kurtçuğun cismi, yaklaşık olarak bin (1000) parçadan meydana gelir ve uzunluğu 4-10 metreye kadar ulaşır. Bu kurtçuk, bulaştığı insanın vücudunda tek başına yaşamakta, yumurtası da dışkı yoluyla dışarı çıkar. Domuzlar, yumurtayı yutup hazmettikleri zaman, bu yumurta kuyruklu kist veya larva şeklinde dokulara ve adalelere girer. Bu kist, sıvı bir madde ve tenyanın başını içerir.Tenyanın bulaştığı domuz eti yenildiğinde zaman, bu larva insanın bağırsaklarında tam teşekküllü bir tenya haline dönüşür. Ardından bu kurtçuklar, insanın bitkin ve zayıf düşmesine, B12 vitaminin eksilmesine yol açar ki bu da kansızlık hastalığının bir türüne sebep olur. Yine bu kurtçuklar,  sinir iltihabı gibi, sinirsel hastalıkların meydana gelmesine de yol açabilir. Larvalar, bazı hallerde beyine ulaşarak şiddetli titremeye veya beynin içinde basıncın yükselmesine yol açar. Bunun sonucunda da baş dönmesi, aşırı titreme veya felç meydana gelir.

Yine, iyi pişirilmeden yenilen domuz eti, kılcal kurtçukların insan vücuduna bulaşmasına yolaçar. Bu parazitler, ince bağırsaklara ulaştığında dört veya beş gün sonra bağırsak duvarına girmek için pek çok larvalar çıkmaya başlar ve oradan da bedendeki pek çok dokuya ulaşır. Ardından larvalar kaslardan geçer ve oralarda kistler oluşturur. Bunun akabinde hasta, şiddetli kas ağrıları hissetmeye başlar. Bu hastalık gelişerek menenjit hastalığına, beynin iltihaplanmasına, kalp ve akciğer kaslarının iltihaplanmasına, böbrekler ile sinirlerin iltihaplanmasına yol açar.Hastalık, pek az hallerde öldürücü olabilir.    

Bilindiği gibi, domuzdan başka hiçbir hayvanda bulunmayan deri ile ilgili birtakım hastalıklar da vardır. Romatizma ve eklem ağrıları, bu hastalıklardandır.

Yüce Allah şu sözüyle bu konuda ne güzel buyurmuştur:

(( إِنَّمَا حَرَّمَ عَلَيْكُمُ الْمَيْتَةَ وَالدَّمَ وَلَحْمَ الْخِنزِيرِ وَمَا أُهِلَّ بِهِ لِغَيْرِ اللّهِ فَمَنِ اضْطُرَّ غَيْرَ بَاغٍ وَلاَ عَادٍ فَلا إِثْمَ عَلَيْهِ إِنَّ اللّهَ غَفُورٌ رَحِيمٌ.)) [ سورة البقرة الآية: 173 ]

"O (Allah), size (İslâmî esaslara uygun olarak boğazlanmamış) hayvan leşi, kanı, domuz etini ve Allah’tan başkası adına (Allah'tan başkasının adı anılarak) kesilen hayvanın etini haram kıldı. Kim, (bunlardan yemeye) mecbur kalırsa,  (zaruretten fazlasını yiyerek) haddi aşmamak ve (Allah'ın kendisine mübah kıldığı) zaruret miktarını geçmemek kaydıyla bunlardan yemesinde kendisine bir günah yoktur. Zirâ Allah (kullarını) çok bağışlayıcıdır, (onlara) çok  merhametlidir." (Bakara Sûresi:173).

İşte bunlar, domuz eti yemenin bazı zararlarıdır.Umulur ki sen, bu zararları dikkatle gözden geçirdikten sonra domuz etinin haram olduğunda şek ve şüphe duymazsın.

Şüphesiz biz, bu anlatılanların, senin hak dîn olan İslâm'a hidâyet bulman için ilk adım olmasını, adâlet, insaf ve hakkı öğrenmek ve ona uymak amacıyla her türlü görüşten soyutlanmış bir şekilde bu konuda anlatılanları düşünüp kontrol etmeni, iyice araştırıp düşünmeni ümit ederiz. Allah Teâlâ'dan, dünya ve âhirette senin iyiliğine/hayrına olan şeye seni iletmesini dilemelisin.

Biz, domuz etini yemekte herhangi bir zarar ve eziyet veren bir şeyin olduğunu bilmediğimizi farzedelim.Bu durum, domuz etinin haram olduğu konusundaki îmânımızdan /inancımızdan hiçbir şeyi değiştirmez.Yine, domuz etini yemeyi terketmemiz veya bırakmamız îmânımızı zayıflatmaz.

Bilmelisin ki Âdem -aleyhisselâm-, Allah Teâlâ'nın kendisine yasakladığı ağaçtan yediği için cennetten çıkarılmıştır. Fakat biz, o ağaç hakkında hiçbir şey bilmemekteyiz. Âdem -aleyhisselâm-'ın o ağaçtan yemenin haram oluşunun sebebini araştırmaya ihtiyacı da yoktu. Aksine Allah Teâlâ'nın bunu haram kıldığı Âdem -aleyhisselâm-'a yeterli olduğu gibi, domuz etini haram kılması, bize de ve her mü'mine de yeterlidir.

Domuz etini yeme sonucunda meydana gelen bazı zararlar hakkında, 4. İslam Konferansı'nın İslâmî Tıp Konulu Araştırmaları'na bakınız. (Kuveyt baskısı, sayfa: 731 ve sonrası).

Yine, Lu'lue bint Salih'in; "Kitab ve Sünnet Işığında Sıhhî Korunma" adlı kitabına bakınız. (s:735 ve sonrası).

Ey soruyu soran kimse!

Dönüp sana soralım:

Sizin kutsal kitabınızın yarısı sayılan "Eski Antlaşma"da domuz eti haram kılınmamış mıdır?

"İğrenç sayılan hiçbir şey yemeyeceksiniz. Şu hayvanların etini yiyebilirsiniz:

Sığır, koyun, keçi,geyik, ceylan, karaca, yaban keçisi, gazal, ahu, dağ koyunu. Çatal ve yarık tırnaklı, geviş getiren her hayvanın etini yiyebilirsiniz. Ancak geviş getiren, çatal ve yarık tırnaklı hayvanlardan etini yememeniz gerekenler şunlardır:

Deve, tavşan, kaya porsuğu. Bunlar geviş getirir, ama çatal tırnaklı değildir. Sizin için kirli sayılırlar. Domuz çatal tırnaklıdır, ama geviş getirmez. Sizin için kirli sayılır. Bu hayvanların etini yemeyecek, leşine dokunmayacaksınız." (Yasa Kitabı; 14/3-8)

"Rab Musa'yla Harun'a şöyle dedi:

- İsrail halkına deyin ki, karada yaşayan hayvanlardan şunların etini yiyebilirsiniz:

Çatal ve yarık tırnaklı, geviş getiren hayvanların tümü. Ancak geviş getiren ve çatal tırnaklı olan hayvanlardan etini yememeniz gerekenler şunlardır: Deve geviş getirir, ama çatal tırnaklı değildir. Sizin için kirli sayılır.Kaya porsuğu geviş getirir, ama çatal tırnaklı değildir. Sizin için kirli sayılır.Tavşan geviş getirir, ama çatal tırnaklı değildir. Sizin için kirli sayılır.Domuz çatal ve yarık tırnaklıdır, ama geviş getirmez. Sizin için kirli sayılır. Bu hayvanların etini yemeyecek,leşine dokunmayacaksınız,sizin için kirlidir." (Levillier; 11/1-8)

Domuz etinin yahudilere haram kılınması konusunda herhangi bir delil nakletmeye gerek yoktur. Eğer senin bu konuda bir şüphe ve tereddütün varsa, kavmine sorarsan sana mutlaka gerçeği haber vereceklerdir. Fakat kutsal kitabınızda gelen bazı hükümler konusunda seni uyarmamız gerekir.Yeni Antlaşma'da, Tevrât'ın sizin hakkınızdaki hükümleri sâbittir, değişmesi mümkün değildir, denmektedir. Mesih orada şöyle dememiş miydi?

"Ruhsal yasayı ya da peygamberleri ortadan kaldırmaya geldiğimi sanmayasınız. Ortadan kaldırmaya değil, ancak bütünlemeye geldim. Doğrusu sizlere derim ki, gök ve yer yok oluncaya dek ruhsal yasadan küçücük bir nokta ya da bir çizgi bile kaldırılmayacaktır. Bildirilen her şey yerine gelinceye dek.. Bu nedenle, bu buyruklardan en küçüğünü bile kim bozar ve insanlara öylece öğretirse, göklerin hükümranlığında ona en küçük denecektir. Öte yandan, kim uygular ve başkalarına da öğretirse, göklerin hükümranlığında ona büyük denecektir. Öyleyse size derim ki, doğruluğunuz dinsel yorumcuların ve Ferisiler’inkinden aşkın değilse, göklerin hükümranlığına girmeyeceksiniz." (Matta İncili; 5/17-18).

Biz, İncil'deki bu delille, domuz etinin haram oluşu hakkında Yeni Antlaşma'da başka bir hükmü araştırmaya gerek duymamakla birlikte, domuz etinin necis ve pis olduğu konusunda burada sana kesin bir delil daha sunuyoruz ki o da şudur:

"Orada, bayırda çok büyük bir domuz sürüsü otlamaktaydı. Kötü ruhlar (cinler) İsa’ya: Bizi domuzlara gönder de onların içine girelim, diye yalvardı. O da onlara izin verdi. Kötü ruhlar çıkıp domuzların içine girdi. Sürü uçurumdan aşağı denize uçtu. Yaklaşık iki bin domuz boğuldu." (Markos İncili; 5/11-13).

Domuz etinin pis olduğu ve domuz besleyen kimsenin hakir görülmesi konusunda şu delillere de bakabilirsiniz:

"Kutsal olanı ne köpeklere atın, ne de incilerinizi domuzların önüne serin. Yoksa onları ayakları altında çiğnedikten sonra geri dönüp sizi parçalarlar.      " (Matta İncili; 67).

"Kendilerine yaraşık atasözü uygulanmış oldu: ‘Köpek kusmuğuna geri gider’, domuz da yıkandıktan sonra çamurda ağınır." (Haberci Petrus; 2/22).

"Aradan çok geçmeden, küçük oğul her şeyini toplayıp uzak bir ülkeye göç etti; orada aşağılık bir yaşama dalarak neyi varsa saçtı savurdu. Elindeki her şeyin altından girip üstünden çıktıktan sonra o ülkeye kırıcı bir kıtlık geldi. O da yoksunluk çekmeye başladı. Ve gitti, o ülkenin yurttaşlarından birine yanaşma oldu. Adam da onu çiftliklerindeki domuzları gütmeye saldı. Delikanlı domuzların yediği keçiboynuzlarıyla karnını doyurmak istediyse de kimse ona bir şey vermedi." (Luka İncili; 15/11-15).

Şimdi sen, bunlar neshedilmiştir (hükmü kaldırılmıştır), Petrus şöyle dedi veya Polus şöyle dedi, diyebilirsin.

İşte Allah Teâlâ'nın kelâmı böyle değiştirilmektedir, Tevrât böyle neshedilmektedir (hükmü kaldırılmaktadır) ve Mesih, gök ile yeryüzünün sâbit olduğu gibi, kendi sözünün de sâbit (hak) olduğunu tekid ettiği halde, onun sözü, Polus veya Petrus'un sözüyle böyle değiştirilmektedir!!

Farzedelim ki o doğru söylemiş ve domuz etinin haram oluşu gerçekte neshedilmiştir. Öyleyse sizin dininizde ilk olarak haram kılındığı gibi, İslâm'da da haram olduğunu niçin inkâr ediyorsunuz?  

Üçüncüsü:      

Senin:

- Domuz etini yemek haram kılınmışsa, o halde Allah domuzu niçin yaratmıştır? şeklindeki sözüne gelince, senin bu konuda ciddi olduğunu zannetmiyoruz. Eğer öyle olsaydı biz de sana:

- Allah Teâlâ eziyet veren veya pis olan şu şu şeyleri, hatta Allah Teâlâ şeytanı niçin yarattı? diye sorardık.

Hükmünü reddedecek ve sözlerini değiştirecek hiç kimse bulunmayan yaratıcının, kullarına dilediği şeyi emretme ve dilediği şekilde onların arasında hüküm verme hakkı yok mudur?

Yaratılan kulun, Rabbi kendisine bir şeyi emrettiği zaman: "İşittik ve itaat ettik" demesi, onun görevi değil midir?

Tadı damağına zevk verecek, yiyeceği hoşuna gidecek ve çevrende bulunan nimetlerle eğleneceğin cenneti elde etmek için, nefsinin hoşuna giden birtakım şeyleri onun (cennet) için  fedâ etmeyi hak etmiyor mu?

Islam Q&A
Create Comments