127233: Namaz için çocukları dövmek nasıl olur?


Namaz için çocukları vurmak nasıl olur?

Bütün övgüler Allah’adır.

Ebu Davud (495) ve Ahmed (6650) hadislerinde Amr bin Şuayb’dan o da babasından o da dedesinden rivayetle; belirtti: “Allah Resulü-sallallahu aleyhi ve selem- şöyle buyurdu: çocuklarını yedi yaşlarında iken namaz kılmalarını emredin, onlar on yaşlarına basınca da namaz için vurun, erkek-kız yataklarını da ayırın.” el-Elbani “el-İrva”da (247)de bunun sahih olduğunu belirtmiştir.

İbn-i Kudame –Allah rahmet etsin- “el-Muğni” nin (357/1) şöyle belirtir:

“Çocuk hakkında ki bu emir ve meşru edeplendirme namaza alıştırmak içindir. Ta ki ona alışsın ve sevsin ki akil-baliğ olduğunda onu asla bırakmasın.” Bitti.

es-Sebki ise şunu belirtir:

“Veliye düşen çocuğuna namazı yedi yaşında iken emretmesidir. On yaşında ise namaz için de vurmalıdır.”

Vacip olmayan bir konuda emretmenin vacip olmasını inkâr etmiyoruz. Biz hayvanları eğitmek adına vuruyoruz ve çocuklara nasıl vurmayız? Bu onun yararınadır ve ergenlik çağına girmeden namaz kılmaya alışsın.” Özetle bitti.

“Fetava es-Sebki” (379/1)

Çocuk ve cariye yedi yaşında iken namaz kılmaları emredilir ve on yaşına bastıklarında ise dövülür. Aynı şekilde ramazan orucunu tutmaları için de emredilir. Kur’an okumadan, sünnet namazları kılmalarından, hac ve umre yapmalarından, tesbihat getirmelerini, la ila illa Allah, Allahu Ekber, elhamdu lillah gibi durumları çoğaltmalarından tutun da her hayrı yapmaya teşvik edilmeli ve bütün günahlardan da yasaklanmalıdır. 

Namaz için çocuğa vurmada acıtmayan, deriyi parçalamayan, dişi veya kemiği kırmayan ve hafif bir dövme şartı aranır. Bu bele veya omuza yâda buna benzer yerlere vurulmalıdır. Yüze vurmaktan sakınmalıdır çünkü ona vurmak haramdır, çünkü Peygamberimiz bunu yasaklamıştır.

Bu vurma on kırbacın üstünde olmamalı terbiye ve eğitim amaçlı olmalıdır. Bu sadece ihtiyaç anında ona yaptığını açıklayacak bir cezalandırma isteğinde ortaya çıkmalıdır ve çocukları nefret ettirecek ve namazlarını bırakacak çoğunlukta olmamalıdır.

Ebu Burdetul-Ensari(r.a.) Allah Peygamberinin –sallallahu aleyhi ve selem- şöyle dediğini işittim: “Hiç kimse Allah’ın hadlerinin birinin dışında on kırbaçtan fazla kırbaçlanamaz.” Buhari(6456) ve Müslim(3222) ile rivayet etmiştir.

İbn-i Kayyim –Allah ona rahmet etsin- şunu belirtir:

Sallallahu aleyhi ve selemin şu sözü: “Hiç kimse Allah’ın hadlerinin birinin dışında on kırbaçtan fazla kırbaçlanamaz.” Allah hakkında bir cinayeti kast etmektedir.

Eğer ona dense ki: Cinayet haddi murat idiyse on ve üzeri kırbaç nerede olur?

Denilir ki: erkeğin kadınını, çocuğunu, kölesini, reçberini eğitim vb. durumlar için vurabilir. On kırbaçtan fazlasını vurmak ise caiz değildir. Hadisin tahriçlerinden en güzel tahrici budur.” Bitti.

“İ’lamul-Muvakkıîn” (23/2)

Çocuğun şerefini kendisi ve başka arkadaşları önünde korumak için bu vurma eylemi de hiç kimsenin önünde yapılmamalıdır.

Babanın çocukları ile olan ilişkisinden onları eğitmek için vurduğu Allah’a itaat ve Resulüne-sallallahu aleyhi ve selem- itaat için vurduğu bilinmelidir. Bunun arkasında başka bir kasıt aranmadığını onun maslahatını tamamlamak ve meşru olan bir eğitimle özen gösterildiği ta ki çocuk şeriat emirlerine nefret ederek büyümesin, onu bıraktığı için de vurulduğunu bilsin.

Şeyh İbn-i Baz –Allah ona rahmet etsin- şunu belirtir:

Ev halkıyla ilgilen, onlardan habersiz olma ey Allah’ın kulu, onların ıslahı için çalışmalısın, kızlarına ve oğullarına yedi yaşlarında namaz kılmalarını emretmelisin, on yaşında ise onlara namaz için vurmalısın, Allah’a itaatte onlara yardımcı olacak hafif bir vurma olmalıdır. Onlara namazı vakitlerinde kılmalarına alıştırmalısın ki ta ki Allah’ın dininde istikamette bulunsunlar, İslam’ı bilsinler. Bu durum Allah Resulünün-sallallahu aleyhi ve selem- sahih hadislerinde de geçmektedir.”

“Mecmuu Fetava İbn-i Baz” (46/6)

Şeyh ibn-i Useymin –Allah ona rahmet etsin- şunu belirtir:

“Peygamber –sallallahu aleyhi ve selem- bizlere çocuklarımıza yedi yaşına bastıklarında namaz kılmalarını emretmemizi ve on yaşına bastıklarında ise onun için vurmamızı emretti. Oysa onlar dini teklif ile sorumlu değillerdir. Bu sadece onların itaate alışmaları ve onu sevmeleri içindir. Büyüdüklerinde ise bu onlara kolay gelsin ve yanlarında sevimli olsun. Aynı durum övülmeyen durumlar için de geçerlidir. Mükellef olmadıkları halde küçükken buna alışmaları gerekir. Böylece büyüdüklerinde ona alışmış olacaklar ve içlerine sindirmiş olacaklardır.”

“Fetava nurun ala’d-Derb” (386/11)

Şeyh aynı şekilde şunu belirtir:

Emir vaciptir ancak eğer vurma faydalı ise yapılmalıdır. Çünkü bazen çocuğu vurursun ama bu vurmanın faydası yoktur. Ancak bu onun bağırmasını ve ağlamasını çoğaltmaktadır. Fayda vermez. Burada vurmaktan kasıt acıtma olmayan vurmadır. Kolay vuruştan ıslah gerçekleşir ve zarar hâsıl olmaz.” Bitti.

“Açık Kapı Buluşması” (18/95)  

–Allah ona rahmet etsin- şunu da belirtir:

Acıtacak tarzda vurulmaz ve örneğin yüzü de ve öldürücü yere de vurulmaz. Oysa bele veya omuza yâda ona benzer yerlere vurulur. Ölümüne sebeb olunacak bir vurma değildir. Yüze vurmanın tehlikesi vardır; çünkü yüz insanda en üsttedir ve insanın en şerefli yeridir. Eğer yüze vurulursa onu aşağılamış ve zelil kılmışsındır. Oysa bele vurmak böyle değildir.  Bu nedenle yüze vurmak yasaklanmıştır.” Bitti.

“Fetava nurun ala’d-Derb” (2/13) 

Şeyh el-Fevzan şunu belirtir:

Vurma terbiye yöntemlerinden bir yöntemdir. Muallim vurmalı ve müeddib vurmalıdır. Velayeti üstlenen anne-baba ahlak ve uyarma için vurmalıdır. Yatakta uzaklaşan kadına da kocası vurmalıdır.

Ancak bunun da bir sınırı vardır. Deriyi parçalayacak veya kemiği kıracak bir tarzda vurulmamalıdır. İhtiyaç gerektirdiğinde ölçülü vurulmalıdır.” Özetle bitti.

“İğasetul-Mustefid bişerh kitabut-Tevhid” (284-282) 

Burada üzerinde durulması gereken bir nokta da çocuk sadece namazı terk ettiği için eğitim amaçlı vurmak gerekir. Oysa namazın şartlarını, rükünlerini, farzlarını yerine getirmede ihmalkâr davranıyorsa da yine vurulur. Belki çocuk namazı kılar ancak vakitler arası cem ediyorsa veya abdestsiz namaz kılıyorsa yada namazı güzelleştirmiyorsa ona namazın bütün durumlarını öğretmek gerekir. Namazın şartları, farzları ve rükünleri peliştirilmelidir. Eğer bir durumda aşırı giderse ona nasihat etmeye devam ederiz. Ardı ardına onu öğretiriz. Buna rağmen inat ederse namazı güzel kılması için eğitim amaçlı vurulur.

Allah en iyi bilendir.

Islam Q&A
Create Comments