Sat 19 Jm2 1435 - 19 April 2014
37667

RAMAZAN HİLALİNİN TESBİTİNDE TAKVİM ESAS ALINIYOR OLSA BİLE AVRUPA FETVÂ MECLİSİNE UYMALARI MI GEREKİR?

Biz, İngiltere'de bulunan İslâm Merkezi İdâresi olarak merkezimizde, müslümanlar için Ramazan ayının başlangıç ve bitiş gününü tayin etmek istiyoruz.Bu konuda da müslümanların görüş birliğini sağlamayı gözönünde bulundurmaya çalışıyoruz.Bazı müslümanlar hilâli görülmesi, bazıları ise takvimin gözönünde bulundurulması yönünde görüş bildirmektedirler.Avrupa Fetvâ Meclisi'nin ise bu konuda bir görüşü vardır.Bilindiği gibi Avrupa Fetvâ Meclisi, Avrupa yaşayan müslümanlara fetvâ veren makamdır.
Tekvime göre hareket ediyor olsa bile Avrupa Fetvâ Meclisi'ne uymamız mı gerekir. Yoksa meclisin görüşüne aykırı da olsa, kendimize dayandığımız şey olan; yaşadığımız şehirdeki câmilerde,müslümanları bir görüş etrafında toplama gayreti mi üzerinde duralım?

Hamd, yalnızca Allah'adır.

Ramazan ayının başlangıç ve bitişinin tesbiti konusunda takvime göre hareket etmek, câiz değildir.Bu konuda hilâle göre hareket etmek gerekir.

Nitekim Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmuştur:

(( صُومُوا لِرُؤْيَتِهِ وَأَفْطِرُوا لِرُؤْيَتِهِ، فَإِنْ غُمَّ عَلَيْكُمْ  فَأَكْمِلُوا الْعِدَّةَ ثَلاَثِينَ )) [ متفق عليه ]

 “(Ramazan ayının) hilâlini gördüğünüzde oruç tutun. (Şevvâl ayının) hilâlini gördüğünüzde de bayram edin.Eğer (Şaban ayının hilâli) size görünmezse, (oruca başlamak için Şaban ayını, bayram etmek için ise Ramazan ayını) otuz güne tamamlayın.” (Buhârî, hadis no:1909, Müslim, hadis no: 1081)

Bu konuda (1602) nolu soruya bakınız.

Müslümanlar, havanın açık olması halinde hilâlin esas alınmasının yerine takvime göre hareket edilmesinin câiz olmadığı konusunda ittifak etmişlerdir.Fakat havada bulut var ise, bazı âlimler yukarıdaki görüşe aykırı hareket ederek takvime göre oruca başlamanın sadece hesabı yapan kimse hakkında câiz olduğu görüşüne varmışlardır.

Şeyhulislâm İbn-i Teymiyye -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:

"Bizler, dînî delillerle bilmekteyiz ki hilâl ile ilgili olan, oruç, hac, iddet ve îlâ gibi şer'î hükümlerin hilâlinin görülmesinin, hesabı yapan kimsenin hilâli görmesi veya görmemesini haber vermek sûretiyle esas alınması câiz değildir.Bu konuda Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'den nakledilen deliller pek çoktur.Müslümanlar da bu konuda ittifak etmişlerdir.Bu konuda eskiden beri bir görüş ayrılığı da kesinlikle bilinmemektedir. Bu konuda yeni bir görüş ayrılığı da yoktur.Ancak hicrî 3. yüzyıldan sonra bazı fakihler, hava bulutlu olur da hilâl görülmezse, bu takdirde hesabı yapan kimsenin sadece takvime göre oruca başlaması câiz olur.Hesap, hilâlin görülmesine delâlet ederse, oruca başlar, yoksa başlamaz.Bu görüş, havanın bulutlu olması şartına ve sadece hesabı yapan kimseye âit olsa bile, şâz (aykırı) bir görüştür ve bu görüşten önce onun aksine hükmeden icmâ vardır.Havanın açık olması halinde takvime göre hareket etmek veya genel hükmü takvime bağlı kılmak gerektiğini hiç bir müslüman söylememiştir." (Mecmûu'l-Fetâvâ, cilt:25, sayfa:132)

Buna göre, hilâlin görülmesine değil de takvime göre hareket ediyorsa, sizin adı geçen meclise uymanız câiz değildir.

Bu konuda, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in emrettiği ve müslümanların da oybirliğine vardığı gibi sizin hilâlin görülmesine göre hareket etmeniz gerekir.

Allah Teâlâ sizi, hoşnut ve râzı olduğu şeylerde muvaffak kılsın.

Yine en doğrusunu Allah Teâlâ bilir.

Islam Q&A
Create Comments