Fri 18 Jm2 1435 - 18 April 2014
65746

Fecir namazının farzından sonra sünnet namaz yoktur

Fecir namazının farzından sonra sünnet namaz var mıdır?

Hamd, yalnızca Allah'adır.

Fecir namazının farzından sonra sünnet namaz yoktur.

Fecir namazının farzından önce ise, iki rekâtlık müekked sünnet vardır ki bu sünnet, müekked sünnetler içerisinden en önemli olanıdır. Hatta Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- hem mukimlik, hem de yolculuk hallerinde bu sünneti terk etmezdi.

Nitekim Âişe'den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir:

(( لَمْ يَكُنِ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَلَى شَيْءٍ مِنَ النَّوَافِلِ أَشَدَّ مِنْهُ تَعَاهُدًا عَلَى رَكْعَتَيِ الْفَجْرِ.)) [ رواه البخاري ومسلم ]

"Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-, fecir namazının iki rekâtı gibi başka hiç bir nâfile namaza devam etmemiştir." (Buhârî; hadis no: 1163. Müslim; hadis no: 724)

Fecir namazının sünnetinin fazîleti hakkında Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

))  رَكْعَتَا الْفَجْرِ خَيْرٌ مِنَ الدُّنْيَا وَمَا فِيهَا.)) [ رواه مسلم ]

"Fecir namazının iki rekât sünneti, dünyadan ve dünyada bulunan her şeyden daha hayırlıdır." (Müslim; hadis no: 725)

Namaz kılan kimsenin, Fecir namazının sünnetinde Kâfirûn ve İhlas sûrelerini okuması sünnettir.

Ebu Hureyre'den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

(( أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَرَأَ فِي رَكْعَتَيِ الْفَجْرِ: (قُلْ يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ) وَ (قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ)) [ رواه مسلم ]

"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- fecir namazının sünnetinde (1. Rekâtta) 'Kul yâ Eyyuhel-Kâfirûn' (Kâfirûn sûresini) ve (ikinci rekâtta) Kul huvellahu Ehad (İhlâs sûresini) okudu." (Müslim; hadis no: 726)

Fecir namazının farzından önceki sünnetini kaçıran (farzdan önce kılamayan) kimse, sabah namazının farzından sonra sünnetini kılabilir.

Bunun delili şu hadistir:

Kays b. Amr'dan -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir:

(( خَرَجَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَأُقِيمَتِ الصَّلاةُ، فَصَلَّيْتُ مَعَهُ الصُّبْحَ ثُمَّ انْصَرَفَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَوَجَدَنِي أُصَلِّي، فَقَالَ: مَهْلا يَا قَيْسُ! أَصَلاتَانِ مَعًا ؟! قُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ! إِنِّي لَمْ أَكُنْ رَكَعْتُ رَكْعَتَيِ الْفَجْرِ. قَالَ : فَلا إِذَنْ.)) [ رواه الترمذي وصححه الألباني في صحيح الترمذي ]

"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- çıkınca namaza duruldu.Ben de O'nunla birlikte sabah namazını kıldım.Sonra Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- namazı bitirince beni namaz kılarken buldu.

Bunun üzerine bana:

- Ağır ol ey Kays! Aynı vakitte iki farz namaz mı kılıyorsun? Diye sordu.

Ben:

- Ey Allah'ın elçisi! Fecir namazının iki rekâtlık sünnetini kılmamıştım (onu kılıyorum), dedim.

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki:

- Öyleyse (bu iki rekâtlık sünneti kılmanda) bir beis yoktur."

Ebu Davud'un rivâyetinde şu fazlalık vardır:

"Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- sustu (bir şey söylemedi)." (Tirmizî; hadis no: 422. Ebu Davud; hadis no:126.Elbânî de "Sahih-i Tirmizî"de hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.)

el-Hattâbî -Allah ona rahmet etsin- hadis hakkında şöyle demiştir:

"Bu hadis, sabah namazının farzından önce iki rekâtlık sünneti kaçıran (kılamayan) kimsenin, farzdan sonra güneş doğmadan önce bu sünneti kılabileceğini beyan etmiştir." ("Avnu'l-Ma'bûd")

Safiyyurrahman el-Mubarakpori -Allah ona rahmet etsin- hadisi şerh ederken şöyle demiştir:

" ( أَصَلاتَانِ مَعًا؟ ): İstifham-ı inkârîdir (yani soru olumsuz sorulduğundan dolayı kınama ifâde eder). Cümlenin anlamı şudur: Aynı vakitte iki farz birden mi kılıyorsun? Zirâ fecir namazının farzından sonra nâfile namaz yoktur.

Uyarı: Bilmelisin ki Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in:

( فَلا إِذَنْ )

Sözünün anlamı şudur: Öyleyse sabah namazının bu iki rekâtlık sünnetini, farzdan sonra kılmanda bir beis yoktur.

Ebu Davud'un rivâyetindeki şu lafız buna delâlet etmektedir:

"Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- sustu (bir şey söylemedi)."

Atâ b. Ebî Rabah'ın, Ensar'dan bir adamdan şu rivâyeti de buna delâlet etmektedir:

"Ona bir şey söylemedi." (Hâfız el-Irâkî: Hadisin isnadı hasendir, demiştir.)

İbn-i Ebî Şeybe'nin rivâyet ise şöyledir:

"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ona ne emretti, ne de nehyetti."

İbn-i Hibbân'ın rivâyeti ise şöyledir:

"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- onun bu fiilini reddetmedi."

Hadisin bu rivâyetleri, birbirini açıklamaktadır."

Allah Teâlâ en iyi bilendir.

Islam Q&A
Create Comments