69811: Yeni yılını kutladıkları zaman kâfirlere cevap vermeli midir?


Gayri müslimler, yeni yıl münâsebetiyle: "Yeni yılınız kutlu olsun" veya " Yeni yılda en iyi dileklerimi sunarım" gibi sözlerle beni kutladıkları zaman onlara: "Ben de size aynısını dilerim" diye cevap vermem câiz midir?

Hamd, yalnızca Allah'adır.

Noel yortusu (Yılbaşı) ve başka bayramları münâsebetiyle kâfirleri kutlamak câiz değildir. Aynı şekilde bu bayramlar münâsebetiyle bizi kutladıkları zaman onlara cevap vermemiz de câiz değildir.Çünkü bu bayramlar, dînimizce meşrû sayılan bayramlar değildir. Zirâ onların kutlamalarına cevap vermek, bu bayramları kabul ve itiraf etmek demektir.

Müslümanın, dîni ile izzet ve şeref duyması, onun hükümleriyle iftihar etmesi, gayr-i müslimleri Allah Teâlâ'nın dînine dâvet etmesi ve bu dîni onlara tebliğ etmesi gerekir.

Değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn'e -Allah ona rahmet etsin-:

- Noel Yortusu münâsebetiyle kâfirleri kutlamanın hükmü nedir?

- Bizi kutladıkları zaman onlara nasıl cevap vermeliyiz?

- Kâfirlerin bayram münâsebetiyle şenlikler düzenledikleri yerlere gitmek câiz midir?

- Bir insan, yukarıda zikredilen şeylerden birisini kasıtsız olarak yaparsa, günahkâr olur mu? Bunu yapmasının sebebi; onlara yaranmak (dalkavukluk), utangaçlık veya mahcup duruma düşmemek gibi sebeplerle yapmışsa, günahkâr olur mu?   

Bu konuda kâfirlere benzemeye çalışmak câiz midir?

Gibi konular hakkında sorulduğunda o bunlara şöyle cevap vermiştir:

"Noel Yortusu veya başka dînî bayramları münâsebetiyle kâfirleri kutlamak (tebrik etmek), ittifakla haramdır.

Nitekim İbn-i Kayyim -Allah ona rahmet etsin- "Zimmet Ehliyle İlgili Hükümler" adlı kitabında bunu nakletmiş ve şöyle demiştir:

"Küfrün sembollerine has olan bayramları kutlamaya gelince, bu ittifakla haramdır.

Örneğin: Kâfirlerin bayramlarını ve oruçlarını kutlayıp: "Bayramınız mübarek olsun" veya "Bu bayramda mutlu olasın" demek gibi.

Bunu söyleyen kimse, kâfir olmaktan kurtulsa bile, söylediği bu söz, haram olan şeylerdendir.Bu davranış; kâfirin haç'a (istavroz'a) secde etmesini kutlaman ile aynı değerdedir. Hatta bu davranış, Allah Teâlâ katında daha büyük günah ve içki içmeyi, cana kıymayı ve zinâ işlemeyi kutlamandan daha şiddetlidir. Dîne değer vermeyen birçok kimse, bu hataya düşmekte ve işlediği bu çirkin fiilin farkına bile varmamaktadır. Her kim, bir insanı, günah veya bid'attan veyahut da küfürden dolayı kutlarsa, hiç şüphe yok ki, Allah Teâlâ'nın azabına ve gazabına kendisini maruz bırakmış olur."

İbn-i Kayyim'in -Allah ona rahmet etsin- zikrettiği, dînî bayramları münâsebetiyle kâfirleri kutlamanın haramlılığının bu değerde oluşunun sebebi şudur:Çünkü bu davranışta, kâfirlerin üzerinde bulundukları küfrün şiârını kabul etmek ve bu konuda onlara rızâ göstermek vardır. Bu küfre kendisi râzı olmasa bile, müslümanın, kâfirlerin sembollerine rızâ göstermesi ve bu sembolleri kutlaması haramdır. Çünkü Allah Teâlâ buna asla râzı olmaz.

Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

(( إِنْ تَكْفُرُوا فَإِنَّ اللهَ غَنِيٌّ عَنْكُمْ وَلَا يَرْضَى لِعِبَادِهِ الْكُفْرَ وَإِنْ تَشْكُرُوا يَرْضَهُ لَكُمْ...)) [ سورة الزمر من الآية: 7 ]

"(Ey insanlar! Rabbinizi) inkâr ederseniz, (O’na îmân etmez ve elçisine uymazsanız), O size muhtaç değildir.(O’nun size bir ihtiyacı yoktur, fakat siz O’na muhtaçsınız). O, kullarının kâfir olmalarına râzı olmaz (olmalarını da emretmez). (Ancak size bahşettiği nimetlere) şükrederseniz, ona râzı olur."[1]

Yine Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:

((... الْيَوْمَ أَكْمَلْتُ لَكُمْ دِينَكُمْ وَأَتْمَمْتُ عَلَيْكُمْ نِعْمَتِي وَرَضِيتُ لَكُمُ الإِسْلَامَ دِيناً...)) [ سورة المائدة من الآية: 3 ]

"Bugün size dîninizi (İslâm’ı) kemâle erdirdim, (sizi cehâlet karanlığından İslâm nûruna çıkarmak sûretiyle) üzerinize nimetimi tamamladım ve dîn olarak size İslâm’ı seçtim (râzı oldum)."[2]

İster aynı işyerinde çalışan kimseler olsun, isterse olmasın, bayramlarından dolayı kâfirleri kutlamak, haramdır.

Kâfirler, kendi bayramları münâsebetiyle bizi kutladıkları zaman bile onlara cevap vermemeliyiz. Çünkü bu bayramlar, bizim bayramlarımız değildir. Yine bu bayramlar, Allah Teâlâ'nın râzı olduğu bayramlar değildir. Çünkü bu bayramlar, ya onların dînlerine sonradan sokulan (bid'at) bayramlardır ya da aslen meşrû olup, fakat Allah Teâlâ'nın Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- ile bütün yaratılmışlara gönderdiği İslâm dîni ile hükümleri ortadan kaldırılan bayramlardır.

Nitekim Allah Teâlâ onlar hakkında şöyle buyurmuştur:

 (( وَمَنْ يَبْتَغِ غَيْرَ الإِسْلاَمِ دِينًا فَلَنْ يُقْبَلَ مِنْهُ وَهُوَ فِي الْآخِرَةِ مِنَ الْخَاسِرِينَ )) [ سورة آل عمران الآية: 85 ]  

"Her kim, İslâm’dan başka bir dîn isterse, o dîn ondan asla kabul olunmayacaktır. Ve o, âhirette hüsrâna uğrayanlardan olacaktır."[3]

Müslümanın, bu münâsebetle onların dâvetlerine icâbet etmesi de haramdır. Çünkü onların dâvetine icâbet etmek, onlarla birlikte bayramlarına katılmayı içerdiğinden dolayı bunun günahı, onların bayramlarını kutlamaktan daha büyüktür.

 Aynı şekilde müslümanların, bu münâsebetle merasimler düzenleyerek kâfirlere benzemeleri veya onlarla karşılıklı hediyeleşmeleri veya tatlılar ve yemekler hazırlayıp dağıtmaları veyahut da işi bırakmaları da haramdır.

Nitekim Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmuştur:

(( مَنْ تَشَبَّهَ بِقَوْمٍ فَهُوَ مِنْهُمْ.)) [ رواه أبو داود وأحمد ] 

"Her kim, bir topluluğa benzerse (onların giyindiği gibi giyinirse, gittiği yolda giderse ve onların işlediği fiilleri işlerse), (günah ve sevap bakımından) o da onlardandır."[4]

Şeyhulislâm İbn-i Teymiyye -Allah ona rahmet etsin- şöyle demiştir:

"Bazı bayramlarında kâfirlere benzemek, üzerinde bulundukları bâtıl inançları sebebiyle onların kalplerinin sevinmelerini gerektirir. Belki de, fırsatı değerlendirmelerine ve zayıf îmânlı kimseleri kullanmalarına sevk eder."[5]

Kim, bunlardan bir şeyi yaparsa, ister bunu onlara şirin görünmek için, ister onlara yaranmak için, ister utandığı için, isterse herhangi bir sebepten dolayı yapsın, bu kimse günahkârdır.Çünkü bu davranış, Allah'ın dîninde yağcılıktır ve kâfirlerin kalplerini güçlendirme ve dînleriyle iftihar etmelerinin sebeplerinden birisidir.

Allah Teâlâ'dan, müslümanları dînleriyle güçlü ve aziz kılmasını, dînlerinde onlara sebât göstermesini ve düşmanlarına karşı onları muzaffer kılmasını dileriz. Şüphesiz ki O, güçlü ve azizdir."[6]

Allah Teâlâ en iyi bilendir.

[1] Zümer Sûresi: 7

[2] Mâide Sûresi: 3

[3] Âl-i İmrân Sûresi: 85

[4] İmam Ahmed, hadis no: 2/50. Ebu Davud, hadis no: 4/314. İbn-i Teymiyye, "İktidâu's-Sıratı'l-Mustakîm", c: 1, s: 279'da hadisinin senedinin ceyyid/iyi olduğunu söylemiştir. Suyutî de "el-Câmiu's-Sağîr", hadis no: 5893'de hadisin hasen olduğunu belirtmiştir.

[5] İktidâu's-Sırâti'l-Mustakîm

[6] Mecmû'u Fetâvâ ve Resâili'ş-Şeyh İbn-i Useymîn, c: 3, s: 44

Islam Q&A
Create Comments