8186: Delinmiş (yırtık) çorabın üzerini meshetmenin hükmü


Delinmiş (yırtılmış) çorabın üzerini meshetmek câiz midir?

Hamd, yalnızca Allah'adır.

Âlimlerin görüşlerinden sahih olanına göre; delinmiş mest (çarık) veya çorabın üzerini meshetmek câizdir.Nitekim Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- mestin (çarığın) üzerini meshetmeye izin vermiş, fakat onun delinmiş veya yırtılmış olmaması gerektiğini şart koşmamıştır. Özellikle bazı sahâbenin çarıkları delinmiş veya yırtılmış olmaktan uzak değildi. Şayet mestin (çarığın) delinmiş veya yırtılmış olması, mesh olayına bir etkisi olsaydı,Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bunu genel bir şekilde açıklardı. Fıkıh usûlü kâidelerine göre, "Bir meselenin açıklamasını, ihtiyaç zamanından sonraya ertelemek, câiz değildir" hükmü sâbit olmuştur.

İmam Süfyân es-Sevrî -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:

"Ayağına giymiş olduğun her ne ise onun üzerini meshet.Muhâcirlerle Ensâr'ın giydükleri çarıkları delinmiş veya yarılmış veyahut da yamalı değil miydi?" (Abdurrezzak, Musannef'inde rivâyet etmiştir.c: 1, s: 194)

Şeyhul-İslâm İbn-i Teymiyye de -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:

"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- mestlerin (çarıkların) üzerini meshetmeleri emrini verince,mestlerin(çarıkların) genel olarak nasıl olduğunu bilmesine rağmen delinmiş veya yırtılmış gibi kusurlardan uzak olmasını şart koşmayınca, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in emrini mutlak anlamda yorumlamak gerekir.Herhangi bir şer'î delil olmaksızın  onun sözünü bir şarta bağlamak (sınırlandırmak) câiz değildir. Onun sözü şunu gerektirir: İnsanlar, giydikleri ve üzerinde yürüdükleri her mestin (çarığın), açılmış veya delinmiş bile olsa, belirli bir şartla sınırlandırmaksızın üzerini meshedebilirler. Çünkü bir şartla sınırlandırmak için şer'î bir delilin olması gerekir." (Mecmûu'l-Fetâvâ; c: 21, s: 194).

Bu, İshak, İbn-i Mübârek, İbn-i Uyeyne ve Ebu Sevr'in görüşüdür.

 İmam Şâfiî ve İmam Ahmed'den -Allah ikisine de rahmet etsin- rivâyet olunan meşhur görüşe göre, mestin (çarığın) veya çorabın meshedilmesi farz olan yeri yırtılmış veya yarılmış olduğu sürece onun üzerini meshetmek câiz değildir, hükmüne varmışlardır.

İmam Ebu Hanife ve İmam Mâlik de -Allah ikisine de rahmet etsin- az delinmiş olan ile çok delinmiş olanın birbirinden ayırt edilmesi gerektiği hükmüne varmışlardır.

Doğru olan birinci görüştür. Buna göre; ayağa giyilen ve üzerinde yürüme imkânı olan her mestin (çarığın) veya çorabın üzerini meshetmek câizdir.

Aynı şekilde tenin rengini belli eden çorabın üzerini meshetmek de câizdir. Çünkü çorabın üzerini meshetme izni, mutlaktır. Onu herhangi bir şey sınırlandırmamıştır. Bu ise, şunu gerektirir: İnsanlar, giydikleri her çorabın üzerini meshedebilirler.Bu,  üzerinde yürüme imkânı olan delinmiş mestin (çarığın) üzerini meshetmek câizdir, diyenlerin görüşünün bir gereğidir.

İmam Nevevî -Allah ona rahmet etsin- şunu zikretmiştir:

"Bir kimse camdan bir mest (çarık) giyer ve üzerinde yürüyebilirse, camın atından teni gözükse bile, üzerini meshetmesi câizdir..." (el-Mecmû'; c: 1, s: 5029.

Allah Teâlâ en iyi bilendir.

Süleyman b. Nâsır el-Alvân
Create Comments