Thu 24 Jm2 1435 - 24 April 2014
9477

MELEKLERE ÎMÂNIN HAKİKATİ

Meleklere îmân ne anlama gelir?

Hamd, yalnızca Allah'adır.

Melekler, Allah -azze ve celle-'nin nurdan yaratmış olduğu gözle görülmeyen (gayb âleminden) varlıklardır. Onlar, Allah Teâlâ'nın emrini yerine getirirler.

Nitekim Allah Teâlâ melekler hakkında şöyle buyurmuştur:

لا يَعْصُونَ اللَّهَ مَا أَمَرَهُمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ [ سورة التحريم الآية :6 ]

"Ey îmân edenler! Kendinizi ve ailelerinizi yakıtı insanlar ve taşlar olan o ateşten koruyun ki, onun üzerinde iriyarı, sert tabiatlı melekler vardır. Kendilerine verdiği emirlerde Allah’a asla isyan etmezler ve emrolunduklarını yerine getirirler." Tahrim Sûresi: 6

Meleklere îmân, olması gereken dört hususu içerir:

Birincisi: Meleklerin varlığını, onların Allah Teâlâ'nın yarattığı varlıklar olduğunu,  kesin bir şekilde ikrar ederiz.

عباد مكرمون .لا يَسْبِقُونَهُ بِالْقَوْلِ وَهُمْ بِأَمْرِهِ يَعْمَلُونَ[ سورة الأنبياء من الآيـات :26-28 ] 

“Onlar (melekler) Allah’a yakın kullardır.Allah, onlara birşey söylemeden veya emretmeden onlar konuşmazlar. Onlara emrettiği zaman da hemen emrine itaat ederek yerine getirirler.”Enbiyâ Sûresi: 26-28

لا يَعْصُونَ اللَّهَ مَا أَمَرَهُمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ [ سورة التحريم الآية :6 ]

"Ey îmân edenler! Kendinizi ve ailelerinizi yakıtı insanlar ve taşlar olan o ateşten koruyun ki, onun üzerinde iriyarı, sert tabiatlı melekler vardır. Kendilerine verdiği emirlerde Allah’a asla isyan etmezler ve emrolunduklarını yerine getirirler."Tahrim Sûresi: 6

لا يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِهِ وَلا يَسْتَحْسِرُونَ . يُسَبِّحُونَ اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ لا يَفْتُرُون َ[ سورة الأنبياء الآيتان :19- 20 ] 

“Gökte ve yerde ne varsa, (hepsi) O'nundur. O'nun huzurunda bulunanlar (Allah’a yakın melekler), O’na ibâdet etmekten kibirlenmez ve yorulmazlar. Onlar, gece-gündüz bıkmaksızın (Allah’ı) tesbih ederler.”Enbiyâ Sûresi:19-20

İkincisi: Cebrâîl, Mîkâîl, İsrâfîl, Mâlik ve Rıdvân -aleyhimuss-selâm- gibi, isimlerini bildiğimiz meleklere isimleriyle îmân ederiz.

Üçüncüsü: Cebrâîl-aleyhisselâm- gibi, sünnetten vasıflarını bildiğimiz meleklere vasıflarıyla îmân ederiz.

Nitekim Peygamber-sallallahu aleyhi ve sellem- Cebrâîl -aleyhisselâm-'ı, yaratılmış olduğu asıl sûretinde altıyüz kanadı ile göğü kapatmış bir halde gördüğünü haber vermiştir.

Dördüncüsü: Cebrâîl-aleyhisselâm- gibi kalplerin hayatı olan vahyi indirmekle, İsrâfîl gibi sûrâ üflemekle, Mîkâîl gibi yağmur yağdırmakla ve Mâlik gibi cehennem bekliği yapmakla sorumlu olduğunu bildiğimiz meleklerin bazı amelleri yerine getirdiklerine îmân ederiz.

Îmân etmemiz gereken en önemli şeylerden birisi de, her insanla birlikte iki meleğin olduğu ve bu iki meleğin insanın işlediği her amelini yazığıdır.

Nitekim Allah Teâlâ insanın amellerini yazan bu iki melek (Kirâmen Kâtibîn) hakkında şöyle buyurmuştur:

إِذْ يَتَلَقَّى الْمُتَلَقِّيَانِ عَنِ الْيَمِينِ وَعَنِ الشِّمَالِ قَعِيدٌ مَا يَلْفِظُ مِنْ قَوْلٍ إِلا لَدَيْهِ رَقِيبٌ عَتِيدٌ [ سورة ق :17- 18 ] 

“İki melek insanın sağında ve solunda oturarak yaptıklarını yazarlar. Sağındaki melek, insanın sevaplarını yazmakla, solundaki melek ise günahlarını yazmakla görevlidir.

İnsan hiçbir söz söylemesin ki, yanında onu gözetleyip yazmaya hazır bir melek bulunmasın:”Kâf Sûresi:17-18

Bu sebeple ey müslüman!

Sakın ola ki bu iki melek, kıyâmet günü seni üzecek şeyler yazmasın! Söylediğin ve telaffuz ettiğin her şey, senin lehine veya aleyhine yazılacaktır.Kıyâmet günü olunca da kulun amel defteri ortaya çıkarılacaktır.

Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

يلقاه منشورا . اقْرَأْ كِتَابَكَ كَفَى بِنَفْسِكَ الْيَوْمَ عَلَيْكَ حَسِيباً [ سورة الإسراء :13-14 ]  

“Her insanın (iyi veya kötü) işlediği amelini kendisiyle beraber kıldık (Ne o başkasının işlediği amelle, ne de başkası onun işlediği amelle hesaba çekilir). Kıyâmet günü insanın (amellerini kaydedilmiş olarak göreceği) bir kitabı (amel defteri) önüne açılmış olarak çıkarırız. (Ona şöyle denecektir): Kitabını (amel defterini) oku. (Dünyada iken okuma bilmez idiyse de bugün kitabını okuyacaktır). Bugün hesap sormak (dünyada yaptıklarını tek tek saymak) için, nefsin sana yeter.”İsrâ Sûresi:13-14

Allah Teâlâ'dan, ayıplarımızı örtmesini ve günahlarımızı bağışlammasını dileriz.Çünkü O, hakkıyla işiten ve duâları kabul edendir.

Yine en iyisini Allah Teâlâ bilir.

Hâfız el-Hakemî'nin "A'lamu's-Sünneti'l-Menşûra",sayfa: 86 ve "Muhammed b. Salih el-Useymîn'in "Mecmûu'l-Fetâvâ", cilt: 3, sayfa: 160' bakınız.

Daha detaylı bilgi için: 843 ve 14610 nolu sorulara bakabilirsiniz.

 

Muhammed b. Salih el-Muneccid
Create Comments