Hamd, Allah'a mahsustur.
"Kimin
kâfir olduğuna hükmedilirse, onun yapmış olduğu bütün
amelleri de boşa gider.
Nitekim Allah Teâlâ bu konuda
şöyle buyurmuştur:
(( ... وَلَوْ أَشْرَكُواْ لَحَبِطَ
عَنْهُمْ مَا كَانُواْ يَعْمَلُونَ ))
[ سورة الأنعام
من الآية: 88]
"Eğer onlar (peygamberler farz
edelim ki), şirk koşsalardı yapmakta oldukları şeyler
boşa çıkardı." (En'âm Sûresi: 88)
Yine Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
(( ... وَمَنْ يَكْفُرْ بِالإِيمَانِ
فَقَدْ حَبِطَ عَمَلُهُ وَهُوَ فِي الآخِرَةِ مِنَ الْخَاسِرِينَ))
[ سورة المائدة من الآية:5 ]
"Kim, îmânı(n
esaslarını) inkâr ederse, ameli boşa gitmiştir.Ve o,
âhirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır." (Mâide Sûresi: 5)
Bir grup ilim ehli,namaz kılmayan
kimse, namazın farz olduğunu ikrar ediyorsa, büyük küfürle kâfir
olmaz (dînden çıkmaz) ama küçük küfürle
kâfir olur (dînden çıkarmayan ameli küfür olur) görüşüne
varmışlardır.Fakat bu ameli, zinâ eden ve
hırsızlık yapan kimsenin amelinden daha kötü ve çirkin
olur.Bu âlimlere göre dînen istenen şekilde edâ ettiği takdirde onun
orucu ve haccı geçerlidir.Bu kimsenin suçu, namaz kılmamaktan ibâret
olur ve o, bu âlimlere göre büyük şirke düşme tehlikesiyle
karşı karşıyadır.
Bazıları da âlimlerin çoğunluğunun
görüşüne göre ise; tembellik ve gevşeklikten dolayı
namaz kılmayan kimse, büyük küfürle kâfir olur (dînden çıkar)
demişlerdir.
Allah Teâlâ'dan
selâmet dileriz.
Fakat bu konuda âlimlerin iki
görüşünden doğru ve geçerli olan görüş şudur: Tembellik
ve gevşekliğinden dolayı namaz kılmayan kimse, büyük
küfürle kâfir olur (dînden çıkar).
Allah
Teâlâ'dan âfiyet dileriz.
Şer'î deliller gereği, oruç tutup da namaz
kılmayan kimsenin orucu ve haccı kabul olunmaz."
(Mecmû'u Fetâvâ Abdulaziz b. Baz; c: 15, s: 179)