33634: Kabir, son istirahatgâh (son ikâmet yeri) değildir


Gazete ve haberlerde bir kimse öldükten ve kabre konulduktan sonra: 'Son istirahathâhına (son yolculuğuna) uğurlandı" denilmektedir.Gerçekten kabir, son istirahatgâh mıdır (son yolculuk mudur)?

Published Date: 2013-05-29

Hamd, yalnızca Allah'adır.

Değerli âlim İbn-i Useymîn -Allah ona rahmet etsin- "Amme Cüzü Tefsiri"nde şöyle demiştir:

"Kabirler, son meskenler değildir. Aksine kabirler, bir merhaledir.

Bir bedevî, adamın birisinin, Allah Teâlâ'nın:

(( أَلْهَاكُمُ التَّكَاثُرُ{1} حَتَّى زُرْتُمُ الْمَقَابِرَ{2})) [ سورة التكاثر الآيتان: 1-2 ]

"(Mal ve evlât bakımından) çoklukla övünmek, sizi (Allah'a itaatten) oyalayıp meşgul etti. Öyle ki (bu oyalanma), kabirleri ziyâret etmenize (kabirlere gidişinize ve oralarda defnedilmenize) kadar sürdü." (Tekâsür Sûresi: 1-2)

Âyetlerini okurken işitince şöyle demiştir:

'Allah'a yemîn olsun ki ziyâretçi, mukim değildir.'

Buna göre bir bedevî, bu kabirlerin ardından gidilecek başka bir şeyin olduğunu o fıtratıyla bildiğine göre, -ki bilindiği gibi ziyâretçi ziyâret ettikten sonra oradan geçip gider- biz de gazetelerde okuduğumuz: 'Filanca kimse öldükten sonra son istirahatgâhına nakledildi/uğurlandı" şeklindeki sözün büyük yanlış olduğunu anlamış oluyoruz. Bu sözün anlamı; Allah -azze ve celle-'yi ve âhiret gününü inkâr etmektir. Çünkü siz, kabri, son istirahatgâh sayarsanız, bunun anlamı; kabirden sonra başka bir şeyin olmadığını kabul etmişsiniz demektir.Kabrin, son istirahatgâh olduğunu ve ondan sonra bir şeyin olmadığını gören kimse ise, kâfirdir. Çünkü son varılacak yer, ya cennettir, ya da cehennemdir."

Muhammed b. Salih el-Useymîn; "Amme Cüzü Tefsiri", s: 117
Create Comments