65746: Fecir namazının farzından sonra sünnet namaz yoktur


Fecir namazının farzından sonra sünnet namaz var mıdır?

Published Date: 2013-05-25

Hamd, yalnızca Allah'adır.

Fecir namazının farzından sonra sünnet namaz yoktur.

Fecir namazının farzından önce ise, iki rekâtlık müekked sünnet vardır ki bu sünnet, müekked sünnetler içerisinden en önemli olanıdır. Hatta Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- hem mukimlik, hem de yolculuk hallerinde bu sünneti terk etmezdi.

Nitekim Âişe'den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir:

(( لَمْ يَكُنِ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَلَى شَيْءٍ مِنَ النَّوَافِلِ أَشَدَّ مِنْهُ تَعَاهُدًا عَلَى رَكْعَتَيِ الْفَجْرِ.)) [ رواه البخاري ومسلم ]

"Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-, fecir namazının iki rekâtı gibi başka hiç bir nâfile namaza devam etmemiştir." (Buhârî; hadis no: 1163. Müslim; hadis no: 724)

Fecir namazının sünnetinin fazîleti hakkında Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

))  رَكْعَتَا الْفَجْرِ خَيْرٌ مِنَ الدُّنْيَا وَمَا فِيهَا.)) [ رواه مسلم ]

"Fecir namazının iki rekât sünneti, dünyadan ve dünyada bulunan her şeyden daha hayırlıdır." (Müslim; hadis no: 725)

Namaz kılan kimsenin, Fecir namazının sünnetinde Kâfirûn ve İhlas sûrelerini okuması sünnettir.

Ebu Hureyre'den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

(( أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَرَأَ فِي رَكْعَتَيِ الْفَجْرِ: (قُلْ يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ) وَ (قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ)) [ رواه مسلم ]

"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- fecir namazının sünnetinde (1. Rekâtta) 'Kul yâ Eyyuhel-Kâfirûn' (Kâfirûn sûresini) ve (ikinci rekâtta) Kul huvellahu Ehad (İhlâs sûresini) okudu." (Müslim; hadis no: 726)

Fecir namazının farzından önceki sünnetini kaçıran (farzdan önce kılamayan) kimse, sabah namazının farzından sonra sünnetini kılabilir.

Bunun delili şu hadistir:

Kays b. Amr'dan -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir:

(( خَرَجَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَأُقِيمَتِ الصَّلاةُ، فَصَلَّيْتُ مَعَهُ الصُّبْحَ ثُمَّ انْصَرَفَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَوَجَدَنِي أُصَلِّي، فَقَالَ: مَهْلا يَا قَيْسُ! أَصَلاتَانِ مَعًا ؟! قُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ! إِنِّي لَمْ أَكُنْ رَكَعْتُ رَكْعَتَيِ الْفَجْرِ. قَالَ : فَلا إِذَنْ.)) [ رواه الترمذي وصححه الألباني في صحيح الترمذي ]

"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- çıkınca namaza duruldu.Ben de O'nunla birlikte sabah namazını kıldım.Sonra Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- namazı bitirince beni namaz kılarken buldu.

Bunun üzerine bana:

- Ağır ol ey Kays! Aynı vakitte iki farz namaz mı kılıyorsun? Diye sordu.

Ben:

- Ey Allah'ın elçisi! Fecir namazının iki rekâtlık sünnetini kılmamıştım (onu kılıyorum), dedim.

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki:

- Öyleyse (bu iki rekâtlık sünneti kılmanda) bir beis yoktur."

Ebu Davud'un rivâyetinde şu fazlalık vardır:

"Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- sustu (bir şey söylemedi)." (Tirmizî; hadis no: 422. Ebu Davud; hadis no:126.Elbânî de "Sahih-i Tirmizî"de hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.)

el-Hattâbî -Allah ona rahmet etsin- hadis hakkında şöyle demiştir:

"Bu hadis, sabah namazının farzından önce iki rekâtlık sünneti kaçıran (kılamayan) kimsenin, farzdan sonra güneş doğmadan önce bu sünneti kılabileceğini beyan etmiştir." ("Avnu'l-Ma'bûd")

Safiyyurrahman el-Mubarakpori -Allah ona rahmet etsin- hadisi şerh ederken şöyle demiştir:

" ( أَصَلاتَانِ مَعًا؟ ): İstifham-ı inkârîdir (yani soru olumsuz sorulduğundan dolayı kınama ifâde eder). Cümlenin anlamı şudur: Aynı vakitte iki farz birden mi kılıyorsun? Zirâ fecir namazının farzından sonra nâfile namaz yoktur.

Uyarı: Bilmelisin ki Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in:

( فَلا إِذَنْ )

Sözünün anlamı şudur: Öyleyse sabah namazının bu iki rekâtlık sünnetini, farzdan sonra kılmanda bir beis yoktur.

Ebu Davud'un rivâyetindeki şu lafız buna delâlet etmektedir:

"Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- sustu (bir şey söylemedi)."

Atâ b. Ebî Rabah'ın, Ensar'dan bir adamdan şu rivâyeti de buna delâlet etmektedir:

"Ona bir şey söylemedi." (Hâfız el-Irâkî: Hadisin isnadı hasendir, demiştir.)

İbn-i Ebî Şeybe'nin rivâyet ise şöyledir:

"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ona ne emretti, ne de nehyetti."

İbn-i Hibbân'ın rivâyeti ise şöyledir:

"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- onun bu fiilini reddetmedi."

Hadisin bu rivâyetleri, birbirini açıklamaktadır."

Allah Teâlâ en iyi bilendir.

Islam Q&A
Create Comments