Cuma 8 Rebiül-Evvel 1440 - 16 Kasım 2018
Türkçe

Âşûrâ günü için yapılan yemekten yemenin hükmü

Soru

Şiânın, Âşûrâ günü pişirdikleri yemekten yemek câiz midir?
Bilindiği gibi onlar: "Bu yemek, Allah içindir. Fakat yemeğin sevabı, Hüseyin -Allah ondan râzı olsun- içindir", demektedirler.
Ayrıca bu yemeği yemediğim veya almadığım takdirde zor duruma düşmeme veya benim için tehlikeli bir durum sözkonusu neden olacaktır. Çünkü ben, Irak'ta yaşıyorum. Şiâ'nın Irak'ta Ehl-i sünnet vel-cemaat olan müslümanlara nasıl davrandıklarını biliyorsunuz.

Cevap metni

Hamd, yalnızca Allah'adır.

Şiâ'nın Âşûrâ günü yapmakta oldukları yüzlerine vurmaları, yanaklarını parçalamaları, (hançer ve kılıç gibi kesici aletlerle) başlarını yarıp kan akıtmaları ve yemekler hazırlamaları, bütün bunlar, dîne sonradan sokulan çirkin bid'atlardır.

Nitekim (4033) ve (9438) nolu soruların cevaplarında bu konunun açıklaması geçmişti.

Müslümanın, Şiâ'nın bu münâsebetlerine katılması ve bunları yapanlara yardımcı olması câiz değildir. Çünkü bu, günah ve düşmanlıkta birbiriyle yardımlaşmak demektir.

Şiâ'nın kendi bid'at ve dalâletleri için hazırlamış oldukları yemeklerden yemek de câiz değildir.

Değerli âlim Abdulaziz b. Abdullah b. Baz -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:

"Bu davranış, çok çirkin bir münker ve bid'attır. Bunu terk etmek gerekir.Buna katılmak da câiz değildir. Ayrıca bu münâsebetle takdim edilen yemekten yemek de câiz değildir."

Değerli âlim Abdulaziz b. Abdullah b. Baz -Allah ona rahmet etsin- devamla şöyle demiştir:

"Bu merasimlere katılmak, bu merasimlerde kesilen kurban etinden yemek ve takdim edilen içeceklerden içmek câiz değildir. Eğer kurbanı kesen kimse, Allah Teâlâ'nın dışında Ehl-i Beyt'ten birisi veya başkası için kesmişse, bu büyük şirktir.

Oysa Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:

قُلْ إِنَّ صَلاَتِي وَنُسُكِي وَمَحْيَايَ وَمَمَاتِي ِللهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ لاَ شَرِيكَ لَهُ وَبِذَلِكَ أُمِرْتُ وَأَنَاْ أَوَّلُ الْمُسْلِمِينَ [ سورة الأنعام الآيتان: 162-163 ]

"(Ey Muhammed!) De ki: Şüphesiz ki benim namazım, ibâdetim, hayatım ve ölümüm, hepsi âlemlerin Rabbi olan Allah içindir. O’nun hiçbir ortağı yoktur. Ben bununla emrolundum ve ben müslümanların ilkiyim." (En'âm Sûresi: 162-163)

Yine Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:

إِنَّا أَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَ فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْ [ سورة الكوثر الآيتان: 1-2 ]

"(Ey Nebi!) Andolsun ki biz, sana Kevser'i verdik. O halde Rabbin için namaz kıl ve kurban kes." (Kevser Sûresi: 1-2) (Abdulaziz b. Baz Fetvâları; c: 8, s: 320).

Fakat Şiâ'nın takdim ettiği yemeği kabul etmemeniz sizin için bir tehlike arz ediyorsa, zararı savmak için yemeği almanızda bir sakınca yoktur.

Allah Teâlâ en iyi bilendir.

Kaynak: İslam Soru-Cevap Sitesi

görüş bildirimi