Pazar 11 Safer 1440 - 21 Ekim 2018
Türkçe

Teşehhüd duâları ile salavâtın şekilleri

Soru

Ben, namazda Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e getirilen salavâtın şekillerini öğrenmek istiyorum.

Cevap metni

Hamd, yalnızca Allah'adır.

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, namaz konusunda kendisini örnek almamız için, namaz ile ilgili hükümleri ve kendisinin namaz kılış şeklini öğrenmemizi bize teşvik ederek şöyle buyurmuştur:

صَلـوُّا كَمـَا رَأَيْـتمُوُنيِ أُصَـلِّي. [ رواه البخاري ]

"Beni namaz kılarken gördüğünüz gibi namazı kılın (yani; namazı, benim kıldığım şekilde kılın)."[1]

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'den gelen teşehhüd ve salavât duâlarının lafızları, pek çoktur ve farklıdır. Müslüman için en mükemmeli, hepsini yerine getirmesidir. Bazen bir duâyı, başka zaman başka bir duâyı, daha başka bir zamanda da başka bir duâyı okuyarak bütün sünneti yerine getirmeli, sadece bazı duâlarla yetinmemelidir. Eğer bu duâların hepsini okumak kendisine zor gelirse, gücü yettiği kadarıyla yetinir. İnşaallah bunda bir sakınca olmaz.

Aşağıda Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'den sahih olarak gelen namazdaki bazı teşehhüd ve salavât duâlarıdır:

Abdullah b. Mes'ud'un -Allah ondan râzı olsun- teşehhüd duâsı:

اَلتَّحِيَّاتُ لِلَّهِ وَالصَّلَوَاتُ وَالطَّيِّبَاتُ السَّلَامُ عَلَيْكَ أَيُّهَا النَّبِيُّ وَرَحْمَةُ اللَّهِ وَبَرَكَاتُهُ السَّلَامُ عَلَيْنَا وَعَلَى عِبَادِ اللهِ الصَّالِحِينَ ، أَشْهَدُ أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ. [ رواه البخاري ومسلم ]

"Ettehıyyâtu lillâhi ves-salevâtu vettayyibât. Esselâmu aleyke eyyuhen-nebiyyu ve rahmetullâhi ve berakâtuh. Esselâmu aleynâ ve alâ ibâdillâhis-sâlihîn. Eşhedu en lâ ilâhe illallâh ve eşhedu enne Muhammeden abduhû ve rasûluh.”

"Bütün ta’zimler, övgüler, duâlar, sâlih amel ve ibâdetler Allah içindir. Ey Nebi! Allâh’ın selâmı, rahmeti ve bereketleri senin üzerine olsun. Selâm, bize ve Allah’ın sâlih kullarının üzerine olsun.Şehâdet ederim ki Allah’tan başka hak ilah yoktur. Yine şehâdet ederim ki, Muhammed Allah’ın kuluve elçisidir."[2]

Abdullah b. Ömer'in -Allah ondan ve babasından râzı olsun- teşehhüd duâsı:

اَلتَّحِيَّاتُ لِلَّهِ وَالصَّلَوَاتُ وَالطَّيِّبَاتُ السَّلَامُ عَلَيْكَ أَيُّهَا النَّبِيُّ وَرَحْمَةُ اللَّهِ وَبَرَكَاتُهُ السَّلَامُ عَلَيْنَا وَعَلَى عِبَادِ اللهِ الصَّالِحِينَ ، أَشْهَدُ أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ.[ رواه أبو داود وصححه الألباني ]

"Ettehıyyâtu lillâhi ves-salevâtu vettayyibât. Esselâmu aleyke eyyuhen-nebiyyu ve rahmetullâhi ve berakâtuh. Esselâmu aleynâ ve alâ ibâdillâhis-sâlihîn. Eşhedu en lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh ve eşhedu enne Muhammeden abduhû ve rasûluh.”

"Bütün ta’zimler, övgüler, duâlar, sâlih amel ve ibâdetler Allah içindir. Ey Nebi! Allâh’ın selâmı, rahmeti ve bereketleri senin üzerine olsun. Selâm, bize ve Allah’ın sâlih kullarının üzerine olsun.Şehâdet ederim ki Allah’tan başka hak ilah yoktur. O birdir ve hiçbir ortağı yoktur. Yine şehâdet ederim ki, Muhammed Allah’ın kuluve elçisidir."[3]

Ömer'in -Allah ondan râzı olsun- minberde iken insanlara öğretmek için okuduğu teşehhüd duâsı:

اَلتَّحِيَّاتُ لِلَّهِ ، الزَّاكِيَاتُ لِلَّهِ ، الطَّيِّبَاتُ لِلَّهِ ، الصَّلَوَاتُ لِلَّهِ ، السَّلَامُ عَلَيْكَ أَيُّهَا النَّبِيُّ وَرَحْمَةُ اللَّهِ وَبَرَكَاتُهُ ، السَّلَامُ عَلَيْنَا وَعَلَى عِبَادِ اللهِ الصَّالِحِينَ ، أَشْهَدُ أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ ، وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ. [ رواه مالك وصححه الألباني ]

"Ettehıyyâtu lillâh. Ez-zekiyyâtu lillâh. Ettayyibâtu lillâh. Essalevâtu lillâh. Esselâmu aleyke eyyuhen-nebiyyu ve rahmetullâhi ve berakâtuh. Esselâmu aleynâ ve alâ ibâdillâhis-sâlihîn. Eşhedu en lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh ve eşhedu enne Muhammeden abduhû ve rasûluh.”

"Bütün ta’zimler Allah içindir. Bütün salih ameller Allah içindir. Bütün duâlar Allah içindir. Bütün ibâdetler Allah içindir. Ey Nebi! Allâh’ın selâmı, rahmeti ve bereketleri senin üzerine olsun. Selâm, bize ve Allah’ın sâlih kullarının üzerine olsun.Şehâdet ederim ki Allah’tan başka hak ilah yoktur. Yine şehâdet ederim ki, Muhammed Allah’ın kuluve elçisidir."[4]

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e getirilen salavâtın şekillerinden bazıları şunlardır:

اَللَّهُـمَّ صَلِّ عَلىَ مُحَمَّدٍ وَعَلىَ مُحَمَّدٍ كَماَ صَلَّـيْتَ عَلىَ إِبْراَهيِمَ وَعَلىَ آلِ إِبْراَهيِمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجيِدٌ. اَللَّهُـمَّ باَرِكْ عَلىَ مُحَمَّدٍ وَعَلىَ آلِ مُحَمَّدٍ كَماَ باَرَكْتَ عَلىَ إِبْراَهيِمَ وَعَلىَ آلِ إِبْراَهيِمَ إِنَّكَ حَميِدٌ مَجيِدٌ. [ رواه البخاري ]

"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammedin kemâ salleyte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîme inneke hamîdun mecîd. Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammedin kemâ bârakte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîme inneke hamîdun mecîd."

"Allahım! İbrahim'e ve âilesine rahmet ve mağfiret eylediğin gibi, Muhammed'e ve âilesine de rahmet ve mağfiret eyle.Doğrusu sen, övgüye en lâyık olansın, yücesin. Allahım! İbrahim'e ve âilesine hayır ve bereketler ihsân ettiğin gibi, Muhammed'e ve âilesine de hayır ve bereketler ihsân eyle.Doğrusu sen, övgüye en lâyık olansın, yücesin."[5]

اَللَّهُـمَّ صَلِّ عَلىَ مُحَمَّدٍ وَعَلىَ مُحَمَّدٍ كَماَ صَلَّـيْتَ عَلىَ آلِ إِبْراَهيِمَ، وَباَرِكْ عَلىَ مُحَمَّدٍ وَعَلىَ آلِ مُحَمَّدٍ كَماَ باَرَكْتَ عَلىَ آلِ إِبْراَهيِمَ فيِ الْعَالِمَينَ إِنَّكَ حَميِدٌ مَجيِدٌ. [ مسلم ]

"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammedin kemâ salleyte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîme inneke hamîdun mecîd. Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammedin kemâ bârakte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîme inneke hamîdun mecîd."

"Allahım! İbrahim'in âilesine rahmet ve mağfiret eylediğin gibi, Muhammed'e ve âilesine de rahmet ve mağfiret eyle.İbrahim'in âilesine âlemlerde hayır ve bereketler ihsân ettiğin gibi, Muhammed'e ve âilesine de hayır ve bereketler ihsân eyle.Doğrusu sen, övgüye en lâyık olansın, yücesin."[6]


[1] Buhârî, hadis no: 631

[2] Buhârî, hadis no: 6265. Müslim, hadis no: 402

[3] Ebû Dâvud, hadis no: 971. Elbânî, hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.

[4] Mâlik, hadis no: 204. Elbânî, hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.

[5] Buhârî, hadis no: 3370

[6] Müslim, hadis no: 405

Kaynak: İslam Soru-Cevap Sitesi

görüş bildirimi