Dua

Dua

Duâ etmek ve Kur'an okumak için toplanmanın hükmü. Duâdan sonra elleriyle yüzü mesh etmek meşrû değildir. Namazda Arapçadan başka bir dille duâ etmenin hükmü. İngilizce duâ etmenin hükmü. Duâ için ne zaman ellerimizi kaldırmalıyız ve ne zaman kaldırmadan duâ etmeliyiz?.

Duâ etmek ve Kur'an okumak için toplanmanın hükmü
Üniversitemizdeki namaz kılınan yerde (mescitte) Kur'an okumak ve duâ etmek için oturma konusunda öğrenciler arasında görüş ayrılığı meydana geldi. Öyle ki orada namaz kılanlardan birisi, hazır bulunanlara birer cüz dağıttı. Böylelikle herkes aynı vakitte birer cüz okumak sûretiyle Kur'an'ın hepsi okunmuş (hatim indirilmiş) olmaktadır. Ardından öğrenciler, imtihanlarda başarılı olmak gibi belirli bir amaç için duâ etmektedirler. Bu duâ için dînde böyle bir yol gelmiş midir?
Cevabınızın Kur'an, Sünnet ve selefin icmâından delillerle desteklenmiş olmasını ricâ ediyorum.

Hamd, yalnızca Allah'adır.

Bu soru, iki konuyu birlikte içermektedir:

Birincisi:

Hazır bulunanlardan herkesin Kur'an'dan birer cüz alması ve diğerleriyle birlikte aynı vakitte yanındaki cüzü bitirmek üzere Kur'an tilâveti için toplanmanın hükmü: Bunun cevabı, İlmî Araştırmalar ve Dâimî Fetvâ Komisyonu'nun fetvâsında şöyle gelmiştir:

"1. Kur'an'ı tilâvet etmek ve öğrenmek için toplanmak, yani bir kişinin okuması ve diğerlerinin de dinlemeleri, daha sonra okuduklarını kendi aralarında müzâkere etmeleri ve anlamlarını öğrenmeye çalışmaları, meşrûdur ve kulu, Allah Teâlâ'ya yaklaştıran salih amellerden birisidir ve ondan dolayı büyük ecir alır.,

Ebu Hureyre'den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

(( مَا اجْتَمَعَ قَوْمٌ فِي بَيْتٍ مِنْ بُيُوتِ اللَّهِ تَعَالَى، يَتْلُونَ كِتَابَ اللَّهِ وَيَتَدَارَسُونَهُ بَيْنَهُمْ، إِلَّا نَزَلَتْ عَلَيْهِمُ السَّكِينَةُ، وَغَشِيَتْهُمُ الرَّحْمَةُ، وَحَفَّتْهُمُ الْمَلَائِكَةُ، وَذَكَرَهُمُ اللَّهُ فِيمَنْ عِنْدَهُ.)) [رواه مسلم وأبو داود]

"Bir topluluk Allah’ın evlerinden birinde toplanır, Allah’ın kitabını okur ve aralarında müzakere ederlerse, mutlaka üzerlerine manevî bir huzur iner, kendilerini rahmet kaplar ve melekler onları kuşatır.Allah da katındaki melekler arasında onları anar." Müslim ve Ebu Davud

Kur'an'ı hatmettikten sonra duâ etmek de meşrûdur.Fakat bunu sürekli yapmamalı ve uyulması gereken bir sünnetmiş gibi belirli bir duâya bağlı kalmamalıdır. Çünkü Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'den böyle bir şey sâbit olmamıştır. Sadece bazı sahâbe -Allah onlardan râzı olsun- bunu yapmışlardır.

Aynı şekilde Kur'an tilâvetinden sonra bir gelenek hâline getirilmemişse, Kur'an okumak üzere hazır bulunanları yemeğe dâvet etmekte (onlara ziyâfet vermekte) bir sakınca yoktur.

2. Herkesin Kur'an'dan bir cüz okuması için toplananlara Kur'an'dan cüzler dağıtılması, her birisi için Kur'an'ı hatmetmiş sayılmaz.

Onların Kur'an'ı okumaktaki amacı; sadece teberrük (ondan bereket ummak) ise, bu davranışta hata ve kusur vardır.Zirâ Kur'an okumakla Allah Teâlâ'ya yakın olmak, Kur'an'ı ezberlemek, anlamını düşünmek, hükümlerini anlamak, ondan ibret ve dersler çıkarmak, ecir ve sevap kazanmak ve dili onu tilâvet etmeye alıştırmak gibi birçok faydalar amaçlanır.

Başarı, yalnızca Allah'tandır." "İlmî Araştırmalar ve Dâimi Fetvâ Komisyonu Fetvâları", c: 2, s: 480

İkincisi:

Bu davranışın (yani zikredilen şekilde Kur'an'ı tilâvet etmek üzere toplanmanın), duânın kabul olunmasında etkisinin olduğuna inanmak, bunun bir delili olduğu (tarafımızca) bilinmemektedir. Bu sebeple bu davranış meşrû değildir. Duânın kabul olunmamasının sebepleri bilindiği gibi, kabul olunmasının sebepleri de pek çoktur ve bilinmektedir. Bu sebeple duâ eden kimsenin, duânın kabul olunmasına vesile olan şeyleri yerine getirmesi, duânın kabul olunmamasının sebeplerinden de uzak durması ve Rabbi hakkında hüsn-i zan beslemesi gerekir. Zirâ Allah Teâlâ, kulunun zannı nisbetince onun duâsına icâbet eder.

Bu konuda daha detaylı bilgi için (5113) nolu sorunun cevabına bakabilirsiniz.

Uyarı:

Delil; dînde bir şeyin olduğunu söyleyen ve bunu isbât eden kimseden ancak istenir. Yoksa ibâdetlerde aslolan; -ilim ehlinin onayladığı gibi- meşrû olduğunu ispatlayan bir delil olmadıkça ibâdetin yasak oluşur.

Buna göre delil, yukarıda zikredilen davranışın meşrû olmadığı şeklindedir.Yani delil, bu davranışın câiz olduğuna delâlet etmemektedir.

Allah Teâlâ en iyi bilendir.

Islam Q&A


Duâdan sonra elleriyle yüzü mesh etmek meşrû değildir
Duâdan sonra ellerle yüzü ve bedeni mesh etmenin ve gözleri öpmenin hükmü nedir?

Hamd, yalnızca Allah'adır.

Duâdan sonra yüzü mesh etmek meşrû değildir. Nitekim sünnette Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Rabbine yalvarırken yaptığı sayısız duâ şekilleri gelmiş, ama duâdan sonra elleriyle yüzünü mesh ettiğine dâir hiçbir şey O'ndan sâbit olmamıştır.

Yüzün mesh edilmesini müstehap görenler, delil olarak pekçok hadis göstermişler, fakat bu hadisler iyice araştırıldıktan sonra sahih olmadıkları ve bu rivâyetlerin birbirini kuvvetli kılmadıkları (zayıf hadis derecesinden çıkıp kavî hadis derecesine ulaşmadıkları) anlaşılacaktır.

Yüzü mesh edilmemesi konusundaki âlimlerin görüşlerine gelince, bunlardan bazıları şunlardır:

1. Ahmed b. Hanbel -Allah ona rahmet etsin- şöyle demiştir:

"Hasan Basrî'den başka hiç kimsenin duâdan sonra yüzününü mesh ettiğine dâir böyle yaptığı bilinmemektedir." ("el-İlelu'l-Mutenâhiye"; c: 2, s: 840-841)

2. Şeyhulislâm İbn-i Teymiyye -Allah ona rahmet etsin- şöyle demiştir:

"Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in duâda ellerini kaldırmasına gelince, bu konuda pek çok sahih hadis gelmiştir. Fakat elleriyle yüzünü mesh ettiğine dâir bu konuda O'ndan bir veya iki hadis gelmiş, fakat bu iki hadis de huccet olabilecek ölçüde değildir." ("Mecmû'u'l-Fetâvâ"; c: 22, s: 519)

3. İzzeddîn b. Abdusselâm -Allah ona rahmet etsin- şöyle demiştir:

"Duâdan hemen sonra câhilden başkası elleriyle yüzünü mesh etmez." ("İzzeddîn b. Abdusselâm Fetvâları"; s: 47)

Duâdan sonra yüzü mesh etmek câiz olmadığına göre, duâ edenin vücûdunun kalan kısmını mesh etmesinin veya gözlerini öpmesinin câiz olmaması daha önce gelir. Hatta âlimler, iki baş parmağı öpmenin ve onları gözlerin üzerine koymanın bazı tasavvuf tarikatlarının bid'atlarından birisi olduğunu ve bunun için de Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'den yalan bir hadisi rivâyet ettiklerini belirtmişlerdir.

Değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn'e -Allah ona rahmet etsin- duâdan sonra ellerle yüzü mesh etmenin hükmü hakkında sorulmuş, bunun üzerine o şöyle cevap vermiştir:

"Duâdan sonra ellerle yüzü mesh etmek hakkında söylenebilecek en basit söz, bu davranışın meşrû olmadığıdır. Çünkü bu konuda vârid olan hadisler, zayıftır.Hatta Şeyhulislâm İbn-i Teymiyye'nin de dediği gibi bu hadisler huccet olabilecek ölçüde değildir. Buna göre eğer bu davranışın meşrû olduğundan emîn değilsek veya meşrû olduğu zannımıza üstün gelmemişse, onu terk etmek daha evlâdır. Çünkü dînde bir şey, -zanna üstün gelmesi hali müstesnâ-, sadece zanla sâbit olmaz.

Gördüğüm kadarıyla duâdan sonra ellerle yüzü mesh etmek, sünnet değildir. Bilindiği üzere Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Cuma hutbesinde istiskâ (yağmur yağdırılması) için ellerini kaldırmış, fakat duâdan sonra elleriyle yüzünü mesh ettiğine dâir hiçbir şey vârid olmamıştır. Aynı şekilde duâ ederken ellerini kaldırdığına dâir Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'den pek çok hadis gelmiş, fakat duâdan sonra yüzünü mesh ettiğine dâir hiçbir şey sâbit olmamıştır."("Mecmû'u Fetâvâ ibn-i Useymîn"; c: 14, soru no: 781)

Allah Teâlâ en iyi bilendir.

Islam Q&A


Namazda Arapçadan başka bir dille duâ etmenin hükmü
Namazda teşehhüdden (et-Tehiyyâtu'dan) ve sünnette mevcut olan duâdan sonra Arapçadan başka bir dille duâ etmemiz mümkün müdür?
Kur'an'da bulunan, fakat sünnette bulunmayan bir duâ ile duâ etmemiz mümkün müdür?

Hamd, yalnızca Allah'adır.

Birincisi:

Namaz kılan kimse, Arapça duâ etmeyi biliyorsa, başka bir dille duâ etmesi câiz değildir.

Fakat namaz kılan kimse, Arapça duâ etmekten âciz ise (Arapça duâ edemiyorsa), bu takdirde kendi diliyle duâ etmesinde bir engel yoktur.Bununla birlikte bu sırada Arapçayı öğrenmesi (duâları Arapça olarak öğrenmesi) gerekir.

Namazın dışında Arapçadan başka bir dille duâ etmeye gelince, bunda bir sakınca yoktur. Özellikle de kalben daha hazır bir hale gelecekse, bunda bir sakınca yoktur.

Şeyhulislâm İbn-i Teymiyye -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:

"Arapça ve Arapça olmayan bir dille duâ etmek câizdir. Allah Teâlâ, duâ edenin kastını ve muradını en iyi bilir. Duâ eden kimse, dilini düzeltemezse, Allah Teâlâ farklı dillerde olmasına ve farklı ihtiyaçlarını arz etmelerine rağmen seslerin gürültü ve çığlıklarını en iyi bilir." (Mecmû'u'l-Fetâvâ; c: 22, s: 488-489)

Bu konuda (11588) ve (3471) nolu soruların cevaplarına bakabilirsiniz.

İkincisi:

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sünnetinde gelmiş olmasa bile, Kur'an-ı Kerim'de gelen duâlarla duâ etmekte bir engel yoktur.Her ikisinde de hayır, hidâyet ve doğru yol vardır. Nebi ve rasûllerin -Allah'ın salât ve selâmı onların üzerine olsun- en çok yaptıkları duâları Kur'an'dan öğrendik. Hiç şüphe yok ki onların duâları, duâların en etkilisi ve anlam bakımından en büyük olanlarıdır.

Şeyhulislâm İbn-i Teymiyye -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:

"İnsanların, Kur'an ve sünnette gelen meşrû duâlarla duâ etmeleri gerekir. Zirâ bunun fazîletli, güzel ve sırat-ı müstakim olduğunda hiç şüphe yoktur. Nitekim İslâm âlimleri ve dîn imamları, meşrû duâları zikretmişler ve bid'at olan duâlardan yüz çevirmişlerdir.Bu sebeple meşrû duâlara tâbi olmak gerekir." (Mecmû'u'l-Fetâvâ; c: 22, s: 488-489)

Allah Teâlâ en iyi bilendir.

Islam Q&A


İngilizce duâ etmenin hükmü
İngilizce duâ etmek câiz midir?

Hamd, yalnızca Allah'adır.

"Namazın dışında İngilizce veya diğer dillerde duâ etmek câizdir. Namazda İngilizce duâ etmeye gelince, âlimlerin cumhuruna göre namazda Arapçanın dışında bir dille duâ etmek câiz değildir.

Bir müslümanın her hâlinde, özellikle de ibâdetinde, -ki duâ ibâdetin tâ kendisidir- Arapçaya bağlı kalması, hiç şüphe yok ki daha evlâ ve daha fazîletlidir."

(Abdulkerim el-Hudayr)


Duâ için ne zaman ellerimizi kaldırmalıyız ve ne zaman kaldırmadan duâ etmeliyiz?
Benim sorum, daha önce vermiş olduğunuz cevabınıza değinmektedir. Zira siz, farz namazdan veya Cuma namazından sonra duâ ederken elleri kaldırmanın bid'at olduğunu söylediniz.
Duâ ederken elleri kaldırmanın ne zaman iyi olacağını bana söyleyebilir misiniz?
Nâfile namazdan sonra da duâ için ellerimi kaldırabilir miyim?

Hamd, yalnızca Allah'adır.

Duânın bir ibâdet olduğu, bilinmesi gereken şeylerden birisidir.Hiçbir ibâdeti delil olmadan yapamayız. Elleri kaldırma konusunda aslolan, bunun duâ ile birlikte olmasıdır. Ancak duâ, başka bir ibâdetin içinde ise, bu takdirde elleri kaldırmak, o ibâdette fazla bir fiil sayılır.

Bunun örneği: Namaz, hutbe, tavaf, sa'y ve benzeri gibi...

Namazın her yerinde duâ vardır.Örneğin namaza başlarken, rükûya varırken, rükûdan doğrulurken, iki secdede ve iki secde arasında otururken duâ vardır.Fakat bir kimse, bu zikredilen yerlerde duâ için ellerini kaldırırsa, bir bid'at getirmiş olur.Aynı şekilde Cuma günü minberde duâ ederken elleri kaldırmak da böyledir. Ancak istiskâ hâli bunun dışındadır (yağmur isterken elleri kaldırmak sünnetir.)

Bunun bir benzeri, tavaf ve sa'y halinde duâ etmektir.

Elleri kaldırmanın câiz olduğuna delâlet eden delile gelince, bunda şüphe yoktur. Hakkında hiçbir delil gelmeyen ve başka bir ibâdetin içinde olmayan her türlü duâ, mutlak (kayıtsız) bir duâdır. Bu duâda elleri kaldırmakta bir sakınca yoktur.

Nitekim Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in zikrettiği hadiste geldiği üzere bir adam ellerini göğe kaldırıp:

-Yâ Rab! Yâ Rab!

Demesine rağmen yediği haram, içtiği haram, giydiği haram ve haramla gıdalanan bu adamın duâsına nasıl icâbet olunsun ki?

Yine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

"Şüphesiz ki Allah Teâlâ, kulu ellerini kaldırıp kendisine yalvardığı zaman onları boş çevirmekten hayâ eder."

Bunun gibi daha başka hadisler de vardır.

Duâ için elleri nâfile namazdan sonra kaldırmaya gelince, eğer elleri kaldırmayı bir âdet hâline getirmemişse, -örneğin bir kimse, başına bir şey geldiğinde Allah'a duâ etmesi gibi-, bu durumda ellerini kaldırmasında bir sakınca yoktur. Eğer farz namazdan sonra duâ için ellerini kaldırmayı bir âdet hâline getiriyorsa, sünnette buna delâlet eden açık bir delil yoktur."

Sa'd el-Humeyyid
Dua