Şaban

Şaban

Şek günü orucu. Ramazan ayından kalan kaza orucunu, Şaban ayının ikinci yarısında tutmakta bir sakınca yoktur. Şek gününü, Ramazan\'dan kalan kaza orucunun niyetine tutmak. Yarın Ramazan olursa, ben oruçluyum diyen kimse.

Şek günü orucu
Şaban ayının otuzuncu gecesinde Ramazan hilâlini görmek için çöle çıktık.Fakat hava bulutlu olduğu için hilâli görme imkânı bulamadık. Şüpheli gün olduğundan dolayı Şaban ayının otuzuncu günü oruç tutabilir miyiz?

Hamd, yalnızca Allah Teâlâ'ya mahsustur.

Şaban ayının sonuncu günü mü, yoksa Ramazan ayının birinci günü mü olduğu konusunda bu günde şüphe olduğundan dolayı Şaban ayının otuzuncu gününe şek günü denilmektedir.Bu günde oruç tutmak haramdır.

Nitekim Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmuştur:

(( صُومُوا لِرُؤْيَتِهِ وَأَفْطِرُوا لِرُؤْيَتِهِ؛ فَإِنْ غُبِّيَ عَلَيْكُمْ فَأَكْمِلُوا عِدَّةَ شَعْبَانَ ثَلَاثِينَ.)) [ رواه البخاري ]

"Ramazan hilâlini gördüğünüzde oruca başlayın, Şevvâl hilâlini gördüğünüzde de bayram edin. Eğer hilâl size görünmezse, Şaban ayını otuz güne tamamlayın." (Buhârî; hadis no: 1909.)

Ammâr b. Yâsir -Allah ondan râzı olsun-  bu konuda şöyle demiştir:

(( مَنْ صَامَ الْيَوْمَ الَّذِي يَشُكُّ فِيهِ النَّاسُ، فَقَدْ عَصَى أَبَا الْقَاسِمِ g.)) [ رواه الترمذي وصححه الألباني في صحيح الترمذي ]

"Kim, insanların şüphe ettikleri günde (şek gününde) oruç tutarsa, hiç şüphe yok ki Ebu'l-Kâsım -sallallahu aleyhi ve sellem-'e karşı gelmiştir." (Tirmizî. Elbânî; 'Sahih-i Tirmizî'; hadis no: 553.)

Hâfız İbn-i Hacer -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:

"Ammâr b. Yâsir'in bu hadisi ile şek gününde oruç tutmanın haram oluşuna delil gösterilmiştir. Çünkü sahâbî kendi yanından söylemez. Dolayısıyla sahâbînin sözü merfu' hükmündedir.

İlmî Araştırmalar ve Fetvâ Dâimî Komitesi âlimleri şek günü hakkında şu görüşe varmışlardır:

"Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sünneti, şek gününde oruç tutmanın haram olduğuna delâlet etmiştir." (İlmî Araştırmalar ve Fetvâ Dâmî Komitesi Fetvâları; c: 10, s: 117.)

Değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn de -Allah ona rahmet etsin- şek gününde oruç tutmanın hükmü hakkındaki görüş ayrılığını zikrettikten sonra şöyle demiştir:

"Bu görüşlerin en doğru olanı; (bu günde oruç tutmanın) haram oluşudur.Fakat devlet başkanınca bu günün orucu sâbit olur ve insanlara bu günde oruç tutmalarını emrederse, devlet başkanının sözüne aykırı hareket edilmez. Devlet başkanının sözüne aykırı hareket etmemek ise, insanın açıktan yememesi, aksine gizli yemesiyle yerine getirilmiş olur." (Muhammed b. Salih el-Useymîn; "eş-Şerhu'l-Mumti'; c: 6, s: 318.)

Islam Q&A


Ramazan ayından kalan kaza orucunu, Şaban ayının ikinci yarısında tutmakta bir sakınca yoktur
Mübârek Ramazan ayında tesadüf eden hamilelik ve doğum sebebiyle üzerimde Ramazan orucundan birçok gün kaldı. Allah'a hamd olsun yedi günü dışındakilerin hepsini tuttum.Bu yedi günün üç gününü, Şaban ayının ikinci yarısında tuttum ve geri kalan dört günü de Ramazan'dan önce tamamlamak istiyorum.
Sizin web sitenizde oruç tutmayı alışkanlık haline getiren kimsenin dışındaki kimse için, Şaban ayının ikinci yarısında oruç tutmanın câiz olmadığını okudum.
Beni bu konuda bilgilendirir misiniz? Üzerimdeki kalan günleri tamamlayayım mı yoksa bırakayım mı?
Cevabınız hayır olursa, Şaban ayının ikinci yarısında tutmuş olduğum üç günlük orucun hükmü nedir? Bu günleri tekrar kaza etmem gerekir mi?

Hamd, yalnızca Allah Teâlâ'ya mahsustur.

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'den sâbit olduğuna göre o şöyle buyurmuştur:

(( إِذَا انْتَصَفَ شَعْبَانُ فَلا تَصُومُوا .)) [ رواه أبو داود والترمذي وابن ماجه وصححه الألباني في صحيح الترمذي ]

"Şaban ayının yarısı (ortası) olunca, (ikinci yarısında nâfile) oruç tutmayın." (Ebu Dâvud; hadis no:3237. Tirmizî; hadis no:738. İbn-i Mâce;hadis no: 1651.Elbânî, "Sahîh-i Tirmizî'de hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.)

Üç husus, bu nehyin dışındadır:

1.       Bu günlerde oruç tutmayı âdet edinen kimse.

Tıpkı Pazartesi ve Perşembe günleri orucunu tutmayı alışkanlık haline getiren kimse gibi. Bu kimse, Şaban ayının ikinci yarısında bile olsa orucunu tutar.

Bunun delili, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şu sözüdür:

(( لا تَقَدَّمُوا رَمَضَانَ بِصَوْمِ يَوْمٍ وَلا يَوْمَيْنِ إِلا رَجُلٌ كَانَ يَصُومُ صَوْمًا فَلْيَصُمْهُ.)) [ رواه البخاري ومسلم ]

"Ramazan orucuna, bir veya iki gün önceden oruç tutarak başlamayın. Ancak o gün, bir kimsenin tutmakta olduğu oruca denk gelirse, o gün oruç tutsun." (Buhârî; hadis no: 1914. Müslim; hadis no: 1082)

2.       Şaban ayının ortası gelmeden önce oruca başlayan, başı ile ortasını birleştiren kimseyi bu nehiy kapsamaz.

Bunun delili; Âişe'nin -Allah ondan râzı olsun- şu sözüdür:

(( كَانَ يَصُومُ حَتَّى نَقُولَ قَدْ صَامَ، وَيُفْطِرُ حَتَّى نَقُولَ قَدْ أَفْطَرَ، وَلَمْ أَرَهُ صَائِمًا مِنْ شَهْرٍ قَطُّ أَكْثَرَ مِنْ صِيَامِهِ مِنْ شَعْبَانَ، كَانَ يَصُومُ شَعْبَانَ كُلَّهُ؛ كَانَ يَصُومُ شَعْبَانَ إِلا قَلِيلا.)) [ رواه البخاري ومسلم ]

"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bazen oruç tutmaya öyle devam ederdi ki biz, bu ay hiç yemeyecek, derdik.Bazen de öyle devamlı yerdi ki biz, bu ay hiç oruç tutmayacak, derdik. Rasûlullah'ın Şaban'da tuttuğundan daha fazla orucu bir başka ayda tuttuğunu görmedim. O, çok azı hariç Şaban'ın çoğunu tutardı." (Buhârî; hadis no: 1970. Müslim; hadis no: 1156).

3.       Yine, Ramazan orucunun kazasını tutan kimse, bu nehyin dışındadır.

İmam Nevevî -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:

"Ashâbımız (Şâfiî âlimleri) dediler ki: Şek gününde Ramazan orucu yerine oruç tutmak, sahih değildir. Bu konuda görüş ayrılığı yoktur. Bir kimse, (bu günde) kaza veya adak veyahut da keffâret orucu yerine oruç tutarsa, orucu geçerlidir. Çünkü bir sebebe binâen nâfile oruç tutmanın câiz olduğu bir günde farz orucu tutmak daha önce gelir.

Tıpkı namaz kılınması yasak olan vakit gibi...

Zirâ bir kimsenin üzerinde Ramazan ayından bir gün kaza orucu varsa, o günü derhal tutması gerekir. Çünkü orucun kazasının vakti, iyice daralmıştır." ( el-Mecmû'; c: 6, s: 399).

Şek günü; Şaban ayının otuzuncu günüdür.Eğer otuzuncu günün gecesinde Ramazan hilâlini görmeye bulut veya duman veyahut da buna benzer bir şey engel olursa, bu güne şek günü adı verilir.Çünkü bu günün, Şaban ayının son günü mü, yoksa Ramazan ayının ilk günü mü olduğu konusunda şüphe vardır.

Sözün özü; Şaban ayının ikinci yarısında Ramazan orucunun kazasını tutmakta bir sakınca yoktur. Bu nehiy, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Şaban ayının ortası geldiğinde oruç tutmaktan yasaklamasını kapsamaz.

Bundan dolayı tutmuş olduğunuz üç gün sahihtir. Ramazan ayı girmeden önce kalan günlerin kazasını biran önce tutmanız gerekir.

 Allah Teâlâ en iyi bilendir.

Islam Q&A


Şek gününü, Ramazan\'dan kalan kaza orucunun niyetine tutmak
Ben, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-\'in, şek gününde (Ramazan ayından bir veya iki gün önce) oruç tutmaktan yasakladığını biliyorum.(Ramazan ayını karşılamak için) Ramazan ayından önce oruç tutmaktan yasakladığını da biliyorum. Fakat benim, (geçen yıl) Ramazan orucundan kalan iki günlük kaza orucumu bu iki günde kaza etmem câiz midir?

Evet. Ramazan ayından kalan kaza orucunu şek gününde ve Ramazan ayından bir veya iki gün önce kaza etmeniz câizdir.

Nitekim Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-\'den sâbit olduğuna göre o, şek günü oruç tutmaktan yasaklamıştır. Yine, Ramazan ayından bir veya iki gün önce oruca başlamaktan da yasaklamıştır. Fakat bu yasak, devamlı tuttuğu oruç olmaması halindedir.

Nitekim Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmuştur:

(( لا تَقَدَّمُوا رَمَضَانَ بِصَوْمِ يَوْمٍ وَلا يَوْمَيْنِ إِلا رَجُلٌ كَانَ يَصُومُ صَوْمًا فَلْيَصُمْهُ.)) [ رواه البخاري ومسلم ]

"Ramazan orucuna, bir veya iki gün önceden oruç tutarak başlamayın. Ancak o gün, bir kimsenin tutmakta olduğu oruca denk gelirse, o gün oruç tutsun."(Buhârî; hadis no: 1914. Müslim; hadis no: 1082.)

Bir insan, örneğin Pazartesi günleri oruç tutmaya devam etmiş ve bu gün de Şaban ayının son gününe (Ramazan ayından bir önceki güne) denk gelmişse, o günde nâfile oruç tutması câizdir. O günde oruç tutmaktan yasaklanmaz.

Bu günde devamlı tutulan nâfile orucu câiz olduğuna göre, Ramazan ayından kalan kaza orucunu tutmak daha önce gelir. Çünkü Ramazan orucunun kazası farzdır ve Ramazan orucunun kazasını, ikinci Ramazan ayından sonraya ertelemek ise, câiz değildir.

İmam Nevevî -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:

"Ashâbımız (Şâfiî âlimleri) dediler ki: Şek gününde Ramazan orucu yerine oruç tutmak, sahih değildir.Bu konuda görüş ayrılığı yoktur. Bir kimse, (bu günde) kaza veya adak veyahut da keffâret orucu yerine oruç tutarsa, orucu geçerlidir. Çünkü bir sebebe binâen nâfile oruç tutmanın câiz olduğu bir günde farz orucu tutmak daha önce gelir.

Tıpkı namaz kılınması yasak olan vakit gibi...

Zirâ bir kimsenin üzerinde Ramazan ayından bir gün kaza orucu varsa, o günü derhal tutması gerekir. Çünkü orucun kazasının vakti, iyice daralmıştır."( Nevevî; el-Mecmû\'; c: 6, s: 399.)   

Islam Q&A


Yarın Ramazan olursa, ben oruçluyum diyen kimse
Ramazan'ın başlaması ilan edilmemişse ve: Yarın Ramazan'ın ilk günü olursa, ben oruçluyum diyerek erkenden uyuyan kimsenin bu niyeti yeterli olur mu?
Bu kimsenin orucu sahih olur mu?

Hamd, yalnızca Allah Teâlâ'ya mahsustur.

İslâm âlimleri,niyetin tayini meselesinde görüş ayrılığına düşmelerinden dolayı bu meselede iki görüşe ayrılmışlardır:

Ramazan orucuna kesin bir dille niyet etmesi gerekir mi?

Ya da ister farz olsun, isterse nâfile olsun, sadece oruca niyet etmesi yeterli midir?

Mâlikîler, Şâfiîler ve Hanbelîler'den oluşan âlimlerin çoğunluğu, Ramazan orucunun niyetinin tayin edilmesinin şart olduğunu söylemişlerdir.

Hanefîler ise, niyetin tayin edilmesinin şart olmadığını söylemişlerdir.İmam Ahmed'in ikinci bir görüşe de bu doğrultudadır.

Bu görüşe göre: Yarın Ramazan'ın ilk günü olursa o benim farz orucumdur, diyen kimsenin orucu geçerlidir.

el-Furû' yazarı (c: 3, s: 40)'ta şöyle demiştir:

"Şâfiî ve Mâlik'in görüşlerine uygun olarak her farz orucun niyetinin tayin edilmesi gerekir.Yani Ramazan orucunu veya Ramazan orucunun kazasını veya adak orucunu veyahut da keffâret orucunu tutacağına inanmasıdır.

Çünkü Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

(( إنَّمَا الْأَعْمَالُ بِالنِّيَّاتِ، وَإِنَّمَا لِكُلِّ امْرِئٍ مَا نَوَى.)) [متفق عليه]

"Ameller, ancak niyetlere göre geçerlilik kazanır.Herkes ancak (ameliyle) niyet ettiğinin karşılığını alır." (Buhârî, hadis no: 54, Müslim, hadis no: 1907/155).

İmam Ahmed'den rivâyet olunan ikinci rivâyete göre o şöyle demiştir:

"Ebu Hanîfe'nin görüşüne uygun olarak Ramazan orucu için niyetin tayin edilmesi gerekmez. Çünkü tayin ile Ramazan olup-olmadığı birbirinden ayırt edilmek istenmiştir.Bu zaman (Ramazan) ise, tayin edilmiştir (bellidir). Buna göre Ramazan orucu mutlak bir niyetle sahihtir, fakat farzın niyetinde tereddüt etmiştir.

"Farzın niyetinde tereddüt etmiştir" sözü ile kast edilen, şek gününde niyet etmesidir.

Örneğin bir kimsenin: "Eğer yarın Ramazan'ın ilk günü olursa, o benim farz orucumdur. Eğer Ramazan'ın ilk günü olmazsa, (tutacağım oruç) nâfile oruçtur, demesi; birinci rivâyete göre yarın Ramazan orucunu tutacağını kesin bir dille ifâde etmediği için orucu geçerli değildir. İkinci rivâyete göre ise, orucu geçerlidir."

El-İnsâf yazarı (c: 3, s: 295)'te şöyle demiştir:

"Bir kimse: Eğer yarın Ramazan'ın ilk günü olursa o benim farz orucumdur, Ramazan'ın ilk günü olmazsa, (tutacağım oruç) nâfile oruçtur, derse, bu görüş, mezhebe göre geçerli değildir. Ashâbımızın çoğu bu görüştedir. Bu görüş; niyetin tayin edilmesinin şart olmasından dolayıdır."

İmam Ahmed'den rivâyet olunan diğer bir rivâyete göre ise, orucu geçerlidir.Bu görüş ise, Ramazan orucu için niyetin tayin edilmesinin gerekli olmamasından dolayıdır. Şeyhulislâm Tekiyyuddîn İbn-i Teymiyye bu görüşü tercih etmiştir.

el-Fâik kitabının yazarı şöyle demiştir:

"el-Muharrer kitabının yazarı ile hocamız bu görüşü desteklemiştir.Tercih edilen görüş de bu görüştür."

Bu konuda şu kitaplara bakınız:

-          el-Bahru'r-Râik; c: 2, s: 280.

-          Mecme'ul-Enhâr; c: 1, s: 233.

-          Muğni'l-Muhtâc; c: 2, s: 150.

-          el-Muğnî; c: 3, s: 9.

-          el-Mevsûatu'l-Fıkhiyye; c: 5, s: 165 ve c: 28, s: 22.

Değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn -Allah ona rahmet etsin-, "Zâdu'l-Mustakni'" kitabının yazarının: "Eğer yarın Ramazan'ın ilk günü olursa o benim farz orucumdur, diye niyet ederse, orucu geçerli değildir." Sözünü şerh ederken şöyle demiştir:

"Bu mesele, çoğu zaman sorulan önemli bir meseledir. Bunun örneği şöyledir:

Bir kimse, Şaban ayının otuzuncu gecesi erken uyumuştur. Bu gecenin Ramazan'ın ilk gecesi olması muhtemeldir.Bu kimse uyumadan önce:

- Eğer yarın Ramazan'ın ilk günü olursa o benim farz orucumdur veya eğer yarın Ramazan'ın ilk günü olursa ben oruçluyum veyahut da eğer yarın Ramazan'ın ilk günü olursa, o farz oruçtur, Ramazan'ın ilk günü olmazsa, farz veya vâcip olan bir orucun keffâretidir veya buna benzer bir şarta bağlayarak niyet ederse, mezhebimize göre sahih olmaz. Çünkü bu kimsenin: Eğer yarın Ramazan'ın ilk günü olursa o benim farz orucumdur, sözü; tereddüt üzere olmuştur.Niyetin ise kesin olması gerekir.Eğer bu kimse, ancak fecir doğduktan (imsaktan) sonra uyanır ve bu günün Ramazan'ın ilk günü olduğunu anlarsa, "Zâdu'l-Mustakni'" kitabının yazarının görüşüne göre bu günü kaza etmesi gerekir.

İmam Ahmed'den rivâyet olunan ikinci rivâyete göre görüşü şöyledir:

"Bu günün Ramazan'ın ilk günü olduğunu anlarsa, orucu geçerlidir. Şeyhulislâm İbn-i Teymiyye de bu görüşü tercih etmiştir. Kanımca bu, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Zübeyir'in kızı Dıbâa'ya şöyle buyurmasına dâhildir (onun gibidir):

- Haccını yap ve şöyle şart koş: Allahım! Hastalık, gecikme veya başka bir şey, haccımı tamamlamama engel olursa, bunun için ihramdan çıkacağım, dersin. Çünkü senin, Rabbine şart koşma hakkın vardır." (Buhârî ve Müslim)

Bu kimse ise, yarın Ramazan'ın ilk günü olup-olmadığını bilmediğinden dolayı orucunu şarta bağlamıştır. Dolayısıyla bu kimsenin tereddüdü, Ramazan ayının başlamasının sâbit olması konusunda tereddüt etmesinden dolayıdır.Yoksa yarın oruç tutayım mı veya tutmayayım mı diye niyette tereddüt etmesinden dolayı değildir.

Bu sebeple bu kimse, Ramazan'ın ilkk gecesinde: Yarın oruç tutabilirim de tutmayabilirim de derse, ona şöyle deriz: Bu gecerli olmaz. Çünkü bu kimse tereddütlüdür.

Buna göre biz, Şaban ayının otuzuncu gecesi bize haber gelmeden önce uyursak, şöyle niyet etmemiz gerekir: Eğer yarın Ramazan'ın ilk günü olursa biz oruçluyuz." (eş-Şerhu'l-Mumti'; c: 6, s: 375). 

Allah Teâlâ en iyi bilendir.

Islam Q&A
Şaban