Şaban

Şaban

Oruç kazasının ertelenmesi. Şaban ayının ikinci yarısında oruç tutmanın yasak olması. Yüce Allah, Şaban ayının orta gecesinde Dünya'nın gökyüzüne iner mi?. Şaban ayının orta gecesine özel bir ibadet yoktur.. Şaban ayının tümünü oruç tutmak mustehap mı?. Şek günü orucu. Ramazan ayından kalan kaza orucunu, Şaban ayının ikinci yarısında tutmakta bir sakınca yoktur. Şek gününü, Ramazan\'dan kalan kaza orucunun niyetine tutmak. Yarın Ramazan olursa, ben oruçluyum diyen kimse.

Oruç kazasının ertelenmesi
Adetim geldiği günlerde orucumu yedim ancak bir kaç sene geçmesine rağmen orucumu tutamadım. Zimmetimde olan bu orucu tutmak istiyorum, ancak tutmam gereken gün sayısını tam olarak bilmiyorum bu durumda ne yapmalıyım?

Allah’a hamd olsun,

Yapmanız gereken üç husus bulunmaktadır:

Birincisi: Oluşan bu gecikmeden dolayı pişmanlık duyarak Allah'a tövbe etmenizdir. Bir daha böyle bir şeyin tekrarlanmaması için azim göstermenizdir.  Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "Ey mü’minler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz!"   Nur /31

Şühesiz bu gecikme Allah'a isyandır bu günahtan tövbe etmek vaciptir.

İkincisi:

Tahmininize göre oruca başlayınız, şüphesiz Allah kimseye gücünden fazla yükümlülük vermez. Tahminize ağır basan gün kadar tutun, yani on gün tutmadığınızı sanıyorsanız on gün tutun daha fazla veya daha az olduğunu sanıyorsanız ona göre tutunuz. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır. "Allah, hiç kimseye gücünden fazla bir şeyi yüklemez."Bakara/ 286  Başka bir ayette: "Gücünüz yettiğince Allah'tan korkun"Teğabun/16

Üçüncüsü: Oruç tutmadığınız her gün için bir yoksulu yedirmek, mümkünse gün sayısınca bir yoksula verebilirsiniz. Eğer maddi durumunuz buna müsait değilse tövbe ve oruçtan başka bir şey gerekmez.

Vacip olan yedirme ise; her gün için memleketin azığından (yaygın olan gıdalardan; Pirinç, fasulye, nohut vb.) yarım sa' yani bir buçuk kilo ağırlığınca yemek vermektir.  En iyisini Allah bilir.

Mecmu Fetava Şeyh bin Baz 6/19


Şaban ayının ikinci yarısında oruç tutmanın yasak olması
Şaban ayının ikinci yarısında oruç tutmak caiz mi? Çünkü ben Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem'in Şaban ayının ikinci yarısında oruç tutulmasını yasakladığını duydum.?

Allah'a hamd olsun.

Ebu Hureyre radiyallahu anhu'dan rivayet edildiğine göre Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle demiştir: "Şaban ayının ortasına vardığınızda oruç tutmayın "[1]

Bu hadis, Şaban ayının ikinci yarısından sonra yani 16. Günden sonra oruç tutulmasının yasak olduğunu gösteriyor. Ancak oruç tutmanın caiz olduğuna dair farklı rivayetler var.

"Ramazan orucuna, bir veya iki gün önceden oruç tutarak başlamayın. Ancak o gün, bir kimsenin tutmakta olduğu oruca denk gelirse, o gün oruç tutsun."[2]

Bu hadis, oruç alışkanlığı olan kimsenin Şaban ayının ikinci yarısından sonra da oruç tutabileceğini gösteriyor. Pazartesi ve perşembe günlerini tutan kimse veya bir gün oruç tutup bir gün yiyen kişilerin bu duruma örnek gösterilebilir.

Bir rivayete göre; Aişe radiyallahu anha'da rivayet edildiğine göre şöyle dedi: Rasûlullah'ın Şaban'da tuttuğundan daha fazla orucu bir başka ayda tuttuğunu görmedim. O, çok azı hariç Şaban'ın çoğunu tutardı."[3]

İmam Nevevi rahimehullah şöyle dedi: hadisin ikinci şıkkı, birinci şıkkın açıklamasıdır. Yani Şaban ayının çoğunu tutardı.

Bu hadis, Şaban ayının yarısından sonrasını da oruçla geçirmenin caiz olduğunu gösteriyor. Ancak bu birinci yarısıyla birleştirmek şartıyla olur.

Şafii mezhebi tüm bu hadislerle aynı anda amel ederek şöyle demişler: Oruç alışkanlığı veya ikinci yarısını ilk yarısına bağlamadan Şaban ayının sadece ikinci yarısında oruç tutmak caiz değildir. Şafii mezhebine göre en tercihli görüş budur. Zira yasaklama haramlık ifade eder. Ruyani gibi bir takım alimler yasaklamanın kerahet hükmünde olduğunu söylemişlerdir. [4]

İmam Nevevi rahimehullah şöyle dedi:  Pazartesi ve Perşembe gününde oruç alışkanlığı veya bir önceki günlerle birleştirenler hariç, Şaban ayının ikinci yarısında Ramazan ayından önce oruç tutmanın yasak olduğunu beyan eden bab [5]

Alimlerrin cumhuru, Şaban ayının ikinci yarısının orucundan alıkoyan hadislerin zayıf olduğunu söylemişlerdir. Bunun üzerine Şaban ayının ikinci yarısında oruç tutmak mekruh değildir.

Hafiz bin Hacer şöyle dedi: Alimlerin cumhuru şöyle dediler: Şaban'ın ikinci yarısında gönüllü olarak oruç tutmak caizdir. Ayrıca bu konuda gelen hadisin zayıf olduğunu bildirmişlerdir. Ahmed ve İbn Main hadisin munker olduğunu söylemişler. Ayrıca Beyhaki ve Tahavi de bu hadisi zayıf görenler arasındadırlar. [6]

İbn Kudame; Muğni kitabında, bu hadisle ilgili, İmam Ahmed'ten şöyle şöyle aktarmıştır: " Bu hadis korunmamış, Abdurrahman bin Mehdi'den bunu sorduğumuzda onu sahih görmemiştir, bunu bize rivayet etmedi ve bundan sakınırdı. Ahmed şöyle dedi: Ala güvenilirdir, sadece bu hadisi sahih görülmemiştir.

Ala ise Ala bin Abdurrahman bu hadisi babasından babasıda Ebu Hureyre radiyallahu anhudan rivayet etmiştir.

İbn Kayyım rahimehullah "Tehzib el sunen" adlı kitabında şöyle dedi: Bu hadis her ne kadarda Ala tek başına rivayet etmişse de İmam Muslim şartına göre sahihtir. Çünkü Ala güvenilirdir. Nitekim İmam Muslim Ala'dan birçok hadis rivayet etmiştir. Ayrıca birçok sünende tek başına rivayet ettiği sika (güvenilir ) hadisler var ve ümmet bunları kabul etmiş ve amel etmiştir.

Sonra şöyle devam etti: Bu hadisin Şaban ayının orucuna ters düştüğünü zannetmek yerinde olan bir düşünce değil. Zira aralarında çelişki yoktur. Hadisler, yarısını bir önceğiyle tutmak ve alışkanlık haline gelmiş ve ikinci yarısınıda içine alan oruçlardan bahsetmektedir. Ala hadisi ise kasıtlı olarak ikinci yarıyı oruçla geçirmekten alıkyoyuyor. Ancak bir alışkanlık veya bir önceki oruçla bağlarsa sakınca yoktur.

Şeyh bin Baz rahimehullah'a Şaban ayının ikinci yarısında oruç hakkında soru sorulduğunda şöyle cevap vermiştir: O hadisi Şeyh Elbani'nin dediği gibi sahihtir. Ancak bundan kasıt ikinci yarıdan itibaren oruca başlamaktır. Ama ayın çoğunu veya ayın hepsini tutarsa sünnete uymuş olur.[7]

Şeyh İbn Useymin rahimehullah' bu konu sorulduğunda şöyle demiştir: Bu hadis sahih olsa bile yasaklama haramlık açısından değildir. Buradaki yasaklama mekruhluk ifade eder. Bunu birçok ilim ehli bu şekilde görmüştür. Ancak bir kişinin oruç tutma alışkanlığı varsa Şaban ikinci yarısına denk gelse orucunu tutar.

Cevabın özeti:

Şaban ayının ikinci yarısından sonra oruç tutmak haramlık veya kerahet olarak yasaklanmıştır. Ancak bir kimsenin oruç tutma alışkanlığı varsa veya birinci yararısıyla birleştirerek oruç tutarsa bunda sakınca yoktur.

Bu yasaklamanın hikmeti Ramazan ayında tutulacak orucu olumsuz etkilememesidir.

Şayet, bir kimse Şaban ayının başından sonuna kadar tutarsa daha fazla olumsuz etkilenir denilirse; cevap olarak şöyle demek mümkündür: Şaban ayının başından oruç tutan kimse oruca alışmış demektir, böylece oruç zorluğu onu etkilemez.

El Kari şöyle dedi: buradaki yasaklama tenzihi kerahettir. Ümmete şefkat olarak Ramazan ayını yerine daha iyi getirebilmesi için yapılmıştır. Ama her kim Şaban ayını tümünü tutarsa oruca alışır ve meşakket ortadan kalkar.

En iyisini Allah bilir.


[1] (Ebu Dâvud; hadis no:3237. Tirmizî; 738. İbn-i Mâce; 1651 .Elbânî, "Sahîh-i Tirmizî'de hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.590

[2] Buhârî; hadis no: 1914. Müslim; hadis no: 1082

[3] Buhârî; hadis no: 1970. Müslim; hadis no: 1156.

[4] El mecmu 6/399-400. Fethul bari 4/129

[5] Riyadussalihin 412 

[6] Fethul bari

[7] Mecmu fetava bin Baz 15/385

İslam Soru-Cevap Sitesi


Yüce Allah, Şaban ayının orta gecesinde Dünya'nın gökyüzüne iner mi?
Yüce Allah, Şaban ayının orta gecesinde Dünya'nın gökyüzüne iner mi? Bu gecede kafir ve kindar kimseleri hariç tüm insanları affediyor mu?

Allah’a hamd olsun,

Bu hadisin doğruluğu hakkında alimler bir takım görüş bildirmişlerdir. Kısacası Şaban ayının orta gecesinin fazileti hakkında sahih hadis bulunmamaktadır.

Ebu Musa el Eş'ari radiyallahu anhu'dan rivayet edildiğine Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle dedi: "Yüce Allah, Şaban ayının orta gecesinde çıkar müşrik ve kindar hariç tüm insanları affeder.[1] Kindardan amaç kendisi ile kardeşi arasında düşmanlık olandır.

"Zevaid" Kitabında belirtildiği gibi Velid bin Muslim ve Abdullah bin Lahia olduğu için hadisin senedi zayıftır.

Dar kutni "El İlel" kitabında belirttiği gibi hadiste problem olduğunu söylemiştir. Ve hadis sabit değildir demiştir. [2]

Bu hadis; Muaz bin Cebel, Ebu Hureyre ve Ebu Salebe el Huşeni radiyallahu anhum' dan rivayet edilmiştir ancak rivayetler ya zayıf veya çok zayıftır.

İbn Recep el Hanbeli şöyle dedi:

"Şaban ayının orta gecesinin fazileti hakkında bir takım hadisler bulunmaktadır. Doğruluğu hakkında ihtilafa düşülmüştür. Alimlerin çoğu onları zayıf görmüştür. İbn Hibban ise bazılarını sahih görmüştür."[3]

Yüce Allah'ın Dünya gökyüzüne inmesi Şaban ayına orta gecesine özel bir durum değildir. Bilakis Buahari ve Muslim'de her gecenin son üçte birinde yüce Allah Dünya gökyüzüne iner. Şaban'ın orta gecesi de bu gecelerden biridir.

Bu nedenle Abdullah bin Mubarek bu konudan sorulduğunda şöyle demiştir: bu hadis zayıftır. Yüce Allah her gece iner.

Ebu Osman el Sabunu "İtikat ehli sünnet" kitabının 92 sayfasında rivayet etmiştir.

El Akili rahimehullah şöyle dedi: Şaban ayının orta gecesinde inme hakkında gelen hadislerde gevşeklik vardır. Her gecede inme ile ilgili hadisler sabit ve sahihtir. Şaban ayının orta gecesi de bu gecelerin geneline girmektedir. [4] daha detaylı bilgi için (8907) nolu sorunun cevabına bakınız.

En iyisini Allah bilir.


[1] İbn mace 1390

[2] El ilel 6/50-51

[3] Letaif el Maarif 261

[4] Duafa 3/29

İslam Soru-Cevap Sitesi


Şaban ayının orta gecesine özel bir ibadet yoktur.
Bir kitapta Şaban ayının orta gecesini oruçla geçirmek bidat olduğunu okudum, başka bir kaynakta; Şaban ayının orta gecesini oruçla geçirmek
Mustehap olduğunu okudurm. Bu konuda kesin hüküm nedir?

Allah’a hamd olsun,

"Şaban ayının orta gecesi (Beraat gecesi) hakkında sahih hiçbir hadis sabit olmamıştır. Bu gece hakkında gelen hadislerin en sahihi bile mevzû (uydurma) ve çok zayıf hadislerdir. Cehaletin yaygın olduğu şehirlerde bu gecede kaderin ve ecelin yazıldığına dair bir takım rivayetler meşhur olmuştur. Ancak bunların kaynağı yoktur. Bunun üzerine bu geceyi ihya etmek, gündüzünü oruçla geçirmek ve özel bir ibadet yapmak meşru değildir. Bir takım cahillerin uygulamalarıda islam dini için bir kanıt oluşturmaz. En iyi bilen Allahtır.

Şeyh İbn Cibrin şöyle dedi: (özel bir çaba sarfetmeksizin) senenin diğer gecelerine kalktığı gibi bu gecede de kalkmak isterse bunda sakınca yoktur. Aynı şekilde her (hicri) ayda olduğu gibi 13,14 ve 15. Günlerini oruçla geçirirken Şaban ayının 15. Gününü oruçla geçirirse bunda da sakınca yoktur. Veya her haftanın Pazartesi ve Perşembe günleri tutarken Şaban ayının ortası böyle bir güne denk gelirse bunda da sakınca yoktur. Ancak bu günün diğer günlerden daha faziletli olduğuna itikat etmemek gerekir.

En iyisini Allah bilir.

İslam Soru-Cevap Sitesi


Şaban ayının tümünü oruç tutmak mustehap mı?
Sünnet olan, Şaban ayının tümünü oruç tutmak mı?

Allah’a hamd olsun,         

Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem'den rivayet edildiğine göre Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem Şaban'ın tümünü tutardı.

Um Seleme radiyallahu anha'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: " Ben Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem'in iki ay ardarda tuttuğunu görmedim. Ancak Şaban'ı Ramazan'la birleştirirdi. [1] Ebu Davud'un rivayetinde ise: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem Şaban hariç senenin hiç bir ayını tamamen tutmazdı. Nitekim Şaban'ı Ramazan'la birleştirirdi.[2]

Bu hadisin zahirine göre Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem Şaban ayının tümünü tutardı.

Ancak başka bir rivayette Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem Şaban ayının azı hariç gerisini tutardı.

İmam Muslim'in rivayetine göre; Ebu Seleme radiyallahu anhu, Aişe radiyallahu anha'dan Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem'in orucunu sorduğunda Aişe radiyallahu anhu şöyle cevap verdi: "O oruç tutardı taki sürekli oruç tuttuğunu söylerdik, bazen iftar ederdi taki sürekli iftar ettiğini söylerdik. Şaban ayında oruç tuttuğu kadar hiç bir ayda bu kadar oruç tuttuğunu görmedim. Şaban ayının tümün tutardı. Bazen azı hariç tümünü tutardı."[3]

Alimler bu iki hadis arasını birleştirme konusunda ihtilafa düşmüşler:

Bazı alimlere göre bu zamana göre değişmektedir. Bazı senelerde Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem Şaban ayının tümünde oruç tutmuş, bazı senelerde ise azı hariç gerisini tutmuş. İbn Baz bu görüştedir.[4]

Diğer alimlere göre Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem Ramazan hariç hiç bir ayın tümünü oruçla geçirmemiştir. Bunu üzerine Um Selemenin hadisini; Şaban'ı azı hariç geri kalanı tutardı hadisi kapsamında yorumlamışlar. Zira dil bilgisinde böyle bir tabir kullanılmaktadır. Yani bir kişi ayın çoğunu tutmuşsa ayın tümünü tuttu denilebilir.

El Hafiz rahimehullah şöyle dedi: Aişe radiyallahu anha'nın hadisi, Um Seleme'nin hadisinden amacı açıklamaktadır. Bundan kasıt ayın büyük bölümünü tutardı. Tirmizi, ibn Mubarekten şöyle aktarmıştır: Arap dilinde bir kişi bir ayın çoğunu tutmuşsa ayın tümünü tuttu denilebilir.

El Tibi şöyle dedi: Şaban ayı orucu Ramazan ayı gibi farz olduğu anlaşılmasın

Diye bazen Şaban ayının tümünü tutar bazen de çoğunu tutardı, anlamında yorumlanır.

Daha sonra el Hafiz şöyle dedi: doğru olan birinci görüştür.

Yani Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem Şaban ayını tümünü tutmazdı. Bunun üzerine Muslim'in Aişe radiyallahu anha'dan rivayet ettiğine göre şöyle demiştir: "Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem'in bir gecede Kur'an-ın tümünü okuduğunu, sabaha kadar geceyi namazla geçirdiğini ve Ramazan ayı hariç bir ayın tümünü oruçla geçirdiğini bilmiyorum.

İbn Abbas radiyallahu anhuma'dan rivayet edildiğine göre şöyle dedi: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem Ramazan ayı hariç hiç bir ayın tümünü tutmamıştır. [5]

El Sindi Um Seleme hadisin şerhinde şöyle dedi: "Şaban'ı Ramazan'la birleştirirdi" sözün görünüşü, Şaban ayının tümünü tutardı. Ancak bunun aksini ispatlayan rivayetler vardır. Böylece çoğunu tutardı anlamında olup onu Ramazan ayıyla birleştirirdi.

Şayet Şaban ayında fazla oruç tutmanın hikmeti nedir? Diye sorulursa.

Cevap:

El Hafiz şöyle dedi: birincisi; Useme bin Zeyd radiyallahu anhu'dan rivayet edildiğine göre şöyle dedi: Ey Allah'ın peygamberi! Ben sizi Şaban ayında oruç tuttuğunuz kadar başka bir ayda tuttuğunuzu görmedim. Diye söylediğimde;  Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle dedi:  "O insanların ondan gafil oldukları Recep ve Ramazan arasındaki aydır. Amellerin alemlerin rabbi olan Allah'a ulaştırıldığı aydır. Ben amelim Allah'a ulaştırılırken oruçlu olmayı seviyorum"[6]

 

En iyisini Allah bilir.

 



[1] İmam Ahmed 26022, Ebu Davud2336, Nesai 2175, ibn Mace 1648

[2] Elbansi sahih demiştir. Ebu davud 2048

[3] Muslim 1156

[4] Mecmu Fetava İbn Baz 15/416

[5] Buhari 1971, Muslim 1157

[6] Elbani Hasen demiştir. Sahih Nesahi 2221

İslam Soru-Cevap Sitesi


Şek günü orucu
Şaban ayının otuzuncu gecesinde Ramazan hilâlini görmek için çöle çıktık.Fakat hava bulutlu olduğu için hilâli görme imkânı bulamadık. Şüpheli gün olduğundan dolayı Şaban ayının otuzuncu günü oruç tutabilir miyiz?

Hamd, yalnızca Allah Teâlâ'ya mahsustur.

Şaban ayının sonuncu günü mü, yoksa Ramazan ayının birinci günü mü olduğu konusunda bu günde şüphe olduğundan dolayı Şaban ayının otuzuncu gününe şek günü denilmektedir.Bu günde oruç tutmak haramdır.

Nitekim Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmuştur:

(( صُومُوا لِرُؤْيَتِهِ وَأَفْطِرُوا لِرُؤْيَتِهِ؛ فَإِنْ غُبِّيَ عَلَيْكُمْ فَأَكْمِلُوا عِدَّةَ شَعْبَانَ ثَلَاثِينَ.)) [ رواه البخاري ]

"Ramazan hilâlini gördüğünüzde oruca başlayın, Şevvâl hilâlini gördüğünüzde de bayram edin. Eğer hilâl size görünmezse, Şaban ayını otuz güne tamamlayın." (Buhârî; hadis no: 1909.)

Ammâr b. Yâsir -Allah ondan râzı olsun-  bu konuda şöyle demiştir:

(( مَنْ صَامَ الْيَوْمَ الَّذِي يَشُكُّ فِيهِ النَّاسُ، فَقَدْ عَصَى أَبَا الْقَاسِمِ g.)) [ رواه الترمذي وصححه الألباني في صحيح الترمذي ]

"Kim, insanların şüphe ettikleri günde (şek gününde) oruç tutarsa, hiç şüphe yok ki Ebu'l-Kâsım -sallallahu aleyhi ve sellem-'e karşı gelmiştir." (Tirmizî. Elbânî; 'Sahih-i Tirmizî'; hadis no: 553.)

Hâfız İbn-i Hacer -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:

"Ammâr b. Yâsir'in bu hadisi ile şek gününde oruç tutmanın haram oluşuna delil gösterilmiştir. Çünkü sahâbî kendi yanından söylemez. Dolayısıyla sahâbînin sözü merfu' hükmündedir.

İlmî Araştırmalar ve Fetvâ Dâimî Komitesi âlimleri şek günü hakkında şu görüşe varmışlardır:

"Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sünneti, şek gününde oruç tutmanın haram olduğuna delâlet etmiştir." (İlmî Araştırmalar ve Fetvâ Dâmî Komitesi Fetvâları; c: 10, s: 117.)

Değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn de -Allah ona rahmet etsin- şek gününde oruç tutmanın hükmü hakkındaki görüş ayrılığını zikrettikten sonra şöyle demiştir:

"Bu görüşlerin en doğru olanı; (bu günde oruç tutmanın) haram oluşudur.Fakat devlet başkanınca bu günün orucu sâbit olur ve insanlara bu günde oruç tutmalarını emrederse, devlet başkanının sözüne aykırı hareket edilmez. Devlet başkanının sözüne aykırı hareket etmemek ise, insanın açıktan yememesi, aksine gizli yemesiyle yerine getirilmiş olur." (Muhammed b. Salih el-Useymîn; "eş-Şerhu'l-Mumti'; c: 6, s: 318.)

Islam Q&A


Ramazan ayından kalan kaza orucunu, Şaban ayının ikinci yarısında tutmakta bir sakınca yoktur
Mübârek Ramazan ayında tesadüf eden hamilelik ve doğum sebebiyle üzerimde Ramazan orucundan birçok gün kaldı. Allah'a hamd olsun yedi günü dışındakilerin hepsini tuttum.Bu yedi günün üç gününü, Şaban ayının ikinci yarısında tuttum ve geri kalan dört günü de Ramazan'dan önce tamamlamak istiyorum.
Sizin web sitenizde oruç tutmayı alışkanlık haline getiren kimsenin dışındaki kimse için, Şaban ayının ikinci yarısında oruç tutmanın câiz olmadığını okudum.
Beni bu konuda bilgilendirir misiniz? Üzerimdeki kalan günleri tamamlayayım mı yoksa bırakayım mı?
Cevabınız hayır olursa, Şaban ayının ikinci yarısında tutmuş olduğum üç günlük orucun hükmü nedir? Bu günleri tekrar kaza etmem gerekir mi?

Hamd, yalnızca Allah Teâlâ'ya mahsustur.

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'den sâbit olduğuna göre o şöyle buyurmuştur:

(( إِذَا انْتَصَفَ شَعْبَانُ فَلا تَصُومُوا .)) [ رواه أبو داود والترمذي وابن ماجه وصححه الألباني في صحيح الترمذي ]

"Şaban ayının yarısı (ortası) olunca, (ikinci yarısında nâfile) oruç tutmayın." (Ebu Dâvud; hadis no:3237. Tirmizî; hadis no:738. İbn-i Mâce;hadis no: 1651.Elbânî, "Sahîh-i Tirmizî'de hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.)

Üç husus, bu nehyin dışındadır:

1.       Bu günlerde oruç tutmayı âdet edinen kimse.

Tıpkı Pazartesi ve Perşembe günleri orucunu tutmayı alışkanlık haline getiren kimse gibi. Bu kimse, Şaban ayının ikinci yarısında bile olsa orucunu tutar.

Bunun delili, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şu sözüdür:

(( لا تَقَدَّمُوا رَمَضَانَ بِصَوْمِ يَوْمٍ وَلا يَوْمَيْنِ إِلا رَجُلٌ كَانَ يَصُومُ صَوْمًا فَلْيَصُمْهُ.)) [ رواه البخاري ومسلم ]

"Ramazan orucuna, bir veya iki gün önceden oruç tutarak başlamayın. Ancak o gün, bir kimsenin tutmakta olduğu oruca denk gelirse, o gün oruç tutsun." (Buhârî; hadis no: 1914. Müslim; hadis no: 1082)

2.       Şaban ayının ortası gelmeden önce oruca başlayan, başı ile ortasını birleştiren kimseyi bu nehiy kapsamaz.

Bunun delili; Âişe'nin -Allah ondan râzı olsun- şu sözüdür:

(( كَانَ يَصُومُ حَتَّى نَقُولَ قَدْ صَامَ، وَيُفْطِرُ حَتَّى نَقُولَ قَدْ أَفْطَرَ، وَلَمْ أَرَهُ صَائِمًا مِنْ شَهْرٍ قَطُّ أَكْثَرَ مِنْ صِيَامِهِ مِنْ شَعْبَانَ، كَانَ يَصُومُ شَعْبَانَ كُلَّهُ؛ كَانَ يَصُومُ شَعْبَانَ إِلا قَلِيلا.)) [ رواه البخاري ومسلم ]

"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bazen oruç tutmaya öyle devam ederdi ki biz, bu ay hiç yemeyecek, derdik.Bazen de öyle devamlı yerdi ki biz, bu ay hiç oruç tutmayacak, derdik. Rasûlullah'ın Şaban'da tuttuğundan daha fazla orucu bir başka ayda tuttuğunu görmedim. O, çok azı hariç Şaban'ın çoğunu tutardı." (Buhârî; hadis no: 1970. Müslim; hadis no: 1156).

3.       Yine, Ramazan orucunun kazasını tutan kimse, bu nehyin dışındadır.

İmam Nevevî -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:

"Ashâbımız (Şâfiî âlimleri) dediler ki: Şek gününde Ramazan orucu yerine oruç tutmak, sahih değildir. Bu konuda görüş ayrılığı yoktur. Bir kimse, (bu günde) kaza veya adak veyahut da keffâret orucu yerine oruç tutarsa, orucu geçerlidir. Çünkü bir sebebe binâen nâfile oruç tutmanın câiz olduğu bir günde farz orucu tutmak daha önce gelir.

Tıpkı namaz kılınması yasak olan vakit gibi...

Zirâ bir kimsenin üzerinde Ramazan ayından bir gün kaza orucu varsa, o günü derhal tutması gerekir. Çünkü orucun kazasının vakti, iyice daralmıştır." ( el-Mecmû'; c: 6, s: 399).

Şek günü; Şaban ayının otuzuncu günüdür.Eğer otuzuncu günün gecesinde Ramazan hilâlini görmeye bulut veya duman veyahut da buna benzer bir şey engel olursa, bu güne şek günü adı verilir.Çünkü bu günün, Şaban ayının son günü mü, yoksa Ramazan ayının ilk günü mü olduğu konusunda şüphe vardır.

Sözün özü; Şaban ayının ikinci yarısında Ramazan orucunun kazasını tutmakta bir sakınca yoktur. Bu nehiy, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Şaban ayının ortası geldiğinde oruç tutmaktan yasaklamasını kapsamaz.

Bundan dolayı tutmuş olduğunuz üç gün sahihtir. Ramazan ayı girmeden önce kalan günlerin kazasını biran önce tutmanız gerekir.

 Allah Teâlâ en iyi bilendir.

Islam Q&A


Şek gününü, Ramazan\'dan kalan kaza orucunun niyetine tutmak
Ben, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-\'in, şek gününde (Ramazan ayından bir veya iki gün önce) oruç tutmaktan yasakladığını biliyorum.(Ramazan ayını karşılamak için) Ramazan ayından önce oruç tutmaktan yasakladığını da biliyorum. Fakat benim, (geçen yıl) Ramazan orucundan kalan iki günlük kaza orucumu bu iki günde kaza etmem câiz midir?

Evet. Ramazan ayından kalan kaza orucunu şek gününde ve Ramazan ayından bir veya iki gün önce kaza etmeniz câizdir.

Nitekim Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-\'den sâbit olduğuna göre o, şek günü oruç tutmaktan yasaklamıştır. Yine, Ramazan ayından bir veya iki gün önce oruca başlamaktan da yasaklamıştır. Fakat bu yasak, devamlı tuttuğu oruç olmaması halindedir.

Nitekim Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmuştur:

(( لا تَقَدَّمُوا رَمَضَانَ بِصَوْمِ يَوْمٍ وَلا يَوْمَيْنِ إِلا رَجُلٌ كَانَ يَصُومُ صَوْمًا فَلْيَصُمْهُ.)) [ رواه البخاري ومسلم ]

"Ramazan orucuna, bir veya iki gün önceden oruç tutarak başlamayın. Ancak o gün, bir kimsenin tutmakta olduğu oruca denk gelirse, o gün oruç tutsun."(Buhârî; hadis no: 1914. Müslim; hadis no: 1082.)

Bir insan, örneğin Pazartesi günleri oruç tutmaya devam etmiş ve bu gün de Şaban ayının son gününe (Ramazan ayından bir önceki güne) denk gelmişse, o günde nâfile oruç tutması câizdir. O günde oruç tutmaktan yasaklanmaz.

Bu günde devamlı tutulan nâfile orucu câiz olduğuna göre, Ramazan ayından kalan kaza orucunu tutmak daha önce gelir. Çünkü Ramazan orucunun kazası farzdır ve Ramazan orucunun kazasını, ikinci Ramazan ayından sonraya ertelemek ise, câiz değildir.

İmam Nevevî -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:

"Ashâbımız (Şâfiî âlimleri) dediler ki: Şek gününde Ramazan orucu yerine oruç tutmak, sahih değildir.Bu konuda görüş ayrılığı yoktur. Bir kimse, (bu günde) kaza veya adak veyahut da keffâret orucu yerine oruç tutarsa, orucu geçerlidir. Çünkü bir sebebe binâen nâfile oruç tutmanın câiz olduğu bir günde farz orucu tutmak daha önce gelir.

Tıpkı namaz kılınması yasak olan vakit gibi...

Zirâ bir kimsenin üzerinde Ramazan ayından bir gün kaza orucu varsa, o günü derhal tutması gerekir. Çünkü orucun kazasının vakti, iyice daralmıştır."( Nevevî; el-Mecmû\'; c: 6, s: 399.)   

Islam Q&A


Yarın Ramazan olursa, ben oruçluyum diyen kimse
Ramazan'ın başlaması ilan edilmemişse ve: Yarın Ramazan'ın ilk günü olursa, ben oruçluyum diyerek erkenden uyuyan kimsenin bu niyeti yeterli olur mu?
Bu kimsenin orucu sahih olur mu?

Hamd, yalnızca Allah Teâlâ'ya mahsustur.

İslâm âlimleri,niyetin tayini meselesinde görüş ayrılığına düşmelerinden dolayı bu meselede iki görüşe ayrılmışlardır:

Ramazan orucuna kesin bir dille niyet etmesi gerekir mi?

Ya da ister farz olsun, isterse nâfile olsun, sadece oruca niyet etmesi yeterli midir?

Mâlikîler, Şâfiîler ve Hanbelîler'den oluşan âlimlerin çoğunluğu, Ramazan orucunun niyetinin tayin edilmesinin şart olduğunu söylemişlerdir.

Hanefîler ise, niyetin tayin edilmesinin şart olmadığını söylemişlerdir.İmam Ahmed'in ikinci bir görüşe de bu doğrultudadır.

Bu görüşe göre: Yarın Ramazan'ın ilk günü olursa o benim farz orucumdur, diyen kimsenin orucu geçerlidir.

el-Furû' yazarı (c: 3, s: 40)'ta şöyle demiştir:

"Şâfiî ve Mâlik'in görüşlerine uygun olarak her farz orucun niyetinin tayin edilmesi gerekir.Yani Ramazan orucunu veya Ramazan orucunun kazasını veya adak orucunu veyahut da keffâret orucunu tutacağına inanmasıdır.

Çünkü Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

(( إنَّمَا الْأَعْمَالُ بِالنِّيَّاتِ، وَإِنَّمَا لِكُلِّ امْرِئٍ مَا نَوَى.)) [متفق عليه]

"Ameller, ancak niyetlere göre geçerlilik kazanır.Herkes ancak (ameliyle) niyet ettiğinin karşılığını alır." (Buhârî, hadis no: 54, Müslim, hadis no: 1907/155).

İmam Ahmed'den rivâyet olunan ikinci rivâyete göre o şöyle demiştir:

"Ebu Hanîfe'nin görüşüne uygun olarak Ramazan orucu için niyetin tayin edilmesi gerekmez. Çünkü tayin ile Ramazan olup-olmadığı birbirinden ayırt edilmek istenmiştir.Bu zaman (Ramazan) ise, tayin edilmiştir (bellidir). Buna göre Ramazan orucu mutlak bir niyetle sahihtir, fakat farzın niyetinde tereddüt etmiştir.

"Farzın niyetinde tereddüt etmiştir" sözü ile kast edilen, şek gününde niyet etmesidir.

Örneğin bir kimsenin: "Eğer yarın Ramazan'ın ilk günü olursa, o benim farz orucumdur. Eğer Ramazan'ın ilk günü olmazsa, (tutacağım oruç) nâfile oruçtur, demesi; birinci rivâyete göre yarın Ramazan orucunu tutacağını kesin bir dille ifâde etmediği için orucu geçerli değildir. İkinci rivâyete göre ise, orucu geçerlidir."

El-İnsâf yazarı (c: 3, s: 295)'te şöyle demiştir:

"Bir kimse: Eğer yarın Ramazan'ın ilk günü olursa o benim farz orucumdur, Ramazan'ın ilk günü olmazsa, (tutacağım oruç) nâfile oruçtur, derse, bu görüş, mezhebe göre geçerli değildir. Ashâbımızın çoğu bu görüştedir. Bu görüş; niyetin tayin edilmesinin şart olmasından dolayıdır."

İmam Ahmed'den rivâyet olunan diğer bir rivâyete göre ise, orucu geçerlidir.Bu görüş ise, Ramazan orucu için niyetin tayin edilmesinin gerekli olmamasından dolayıdır. Şeyhulislâm Tekiyyuddîn İbn-i Teymiyye bu görüşü tercih etmiştir.

el-Fâik kitabının yazarı şöyle demiştir:

"el-Muharrer kitabının yazarı ile hocamız bu görüşü desteklemiştir.Tercih edilen görüş de bu görüştür."

Bu konuda şu kitaplara bakınız:

-          el-Bahru'r-Râik; c: 2, s: 280.

-          Mecme'ul-Enhâr; c: 1, s: 233.

-          Muğni'l-Muhtâc; c: 2, s: 150.

-          el-Muğnî; c: 3, s: 9.

-          el-Mevsûatu'l-Fıkhiyye; c: 5, s: 165 ve c: 28, s: 22.

Değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn -Allah ona rahmet etsin-, "Zâdu'l-Mustakni'" kitabının yazarının: "Eğer yarın Ramazan'ın ilk günü olursa o benim farz orucumdur, diye niyet ederse, orucu geçerli değildir." Sözünü şerh ederken şöyle demiştir:

"Bu mesele, çoğu zaman sorulan önemli bir meseledir. Bunun örneği şöyledir:

Bir kimse, Şaban ayının otuzuncu gecesi erken uyumuştur. Bu gecenin Ramazan'ın ilk gecesi olması muhtemeldir.Bu kimse uyumadan önce:

- Eğer yarın Ramazan'ın ilk günü olursa o benim farz orucumdur veya eğer yarın Ramazan'ın ilk günü olursa ben oruçluyum veyahut da eğer yarın Ramazan'ın ilk günü olursa, o farz oruçtur, Ramazan'ın ilk günü olmazsa, farz veya vâcip olan bir orucun keffâretidir veya buna benzer bir şarta bağlayarak niyet ederse, mezhebimize göre sahih olmaz. Çünkü bu kimsenin: Eğer yarın Ramazan'ın ilk günü olursa o benim farz orucumdur, sözü; tereddüt üzere olmuştur.Niyetin ise kesin olması gerekir.Eğer bu kimse, ancak fecir doğduktan (imsaktan) sonra uyanır ve bu günün Ramazan'ın ilk günü olduğunu anlarsa, "Zâdu'l-Mustakni'" kitabının yazarının görüşüne göre bu günü kaza etmesi gerekir.

İmam Ahmed'den rivâyet olunan ikinci rivâyete göre görüşü şöyledir:

"Bu günün Ramazan'ın ilk günü olduğunu anlarsa, orucu geçerlidir. Şeyhulislâm İbn-i Teymiyye de bu görüşü tercih etmiştir. Kanımca bu, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Zübeyir'in kızı Dıbâa'ya şöyle buyurmasına dâhildir (onun gibidir):

- Haccını yap ve şöyle şart koş: Allahım! Hastalık, gecikme veya başka bir şey, haccımı tamamlamama engel olursa, bunun için ihramdan çıkacağım, dersin. Çünkü senin, Rabbine şart koşma hakkın vardır." (Buhârî ve Müslim)

Bu kimse ise, yarın Ramazan'ın ilk günü olup-olmadığını bilmediğinden dolayı orucunu şarta bağlamıştır. Dolayısıyla bu kimsenin tereddüdü, Ramazan ayının başlamasının sâbit olması konusunda tereddüt etmesinden dolayıdır.Yoksa yarın oruç tutayım mı veya tutmayayım mı diye niyette tereddüt etmesinden dolayı değildir.

Bu sebeple bu kimse, Ramazan'ın ilkk gecesinde: Yarın oruç tutabilirim de tutmayabilirim de derse, ona şöyle deriz: Bu gecerli olmaz. Çünkü bu kimse tereddütlüdür.

Buna göre biz, Şaban ayının otuzuncu gecesi bize haber gelmeden önce uyursak, şöyle niyet etmemiz gerekir: Eğer yarın Ramazan'ın ilk günü olursa biz oruçluyuz." (eş-Şerhu'l-Mumti'; c: 6, s: 375). 

Allah Teâlâ en iyi bilendir.

Islam Q&A
Şaban