Salı 23 Safer 1441 - 22 Ekim 2019
Türkçe

Camilerde çocuklar için aşı kampanyası için ilan vermek

Soru

Köyümüzde kayıp ilanları, aşı kampanyaları ve diğer işler için çağrılar yapılmaktadır. Cuma günleri imam ikinci hutbede cami için veya başka bağış kampanyaları için insanları bağış yapmaya teşvik eder. Bu tür uygulamaların hükmü nedir?

Cevap metni

Allah’a hamd olsun,

Birincisi: Mescit ve camilerde kayıp ilanı vermek veya kaybolan bir şeyi tanıtmak caiz değildir. Çünkü mescitler bu amaç için inşa edilmemiştir. Ancak Allah’ı anmak amacıyla inşa edilmiştir. Nitekim Ebu Hureyre Radiyallahu anhu’dan rivayet edildiğine göre Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem şöyle dedi: “Her kim mescitte bir şey kaybettiğini ilan ederse ona şöyle desin:  Allah senin kaybettiğini sana göstermesin! Mescitler bu amaç için inşa edilmedi”. (Muslim/568)

 Başka bir hadiste:  Bureydete Radiyallahu anhu’dan şöyle rivayet edildi: “Bir adam mescitte kaybettiği kırmızı deve için ilan verdi. Bunun üzerine Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem ona: “onu göremeyesin. Mescitler, inşa edildiği amaç için inşa edilmiştir.” (Muslim 569)        

İbn Abdulber Rahimehullah şöyle dedi: yüce Allah şöyle buyurdu: “Allah’ın yapılmasına ve içinde isminin anılmasına izin verdiği evlerde, akşam sabah Allah’ı tenzih ederek anarlar;” Nur/36. Şüphesiz mescitler bunun için inşa edildi, bu nedenle mescitler amacı dışında şeylerden uzak tutulması gerekir. (istizkar 2/368)

Daha detaylı bilgi için (145198) nolu sorunun cevabına bakınız.

İkincisi: mescide yardım veya fakirlere sadaka verilmesi için camide ilan vermek meşru bir husustur. Çünkü bunda hayra davet olduğu gibi hayır işlerine hatırlatma vardır.

Şüphesiz Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem minberden insanları sadakaya teşvik etmiştir. Zira Munzir bin Cerir babasından şöyle rivayet etti: “Bir gündüz ortasında Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem’in yanıdaydık, onun yanına yalın ayak, yarı çıplak ve silahlı bir gurup geldi. Bu gurup, Mudar kabilesindeydi, Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem onları bu fakirlikte görünce yüzü değişti. Eve girdi sonra çıktı. Daha sonra Bilal’in ezan okuyup kamet getirmesini emretti. Namaz kıldırdı sonra hutbe verdi ve şöyle dedi: “Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan, ikisinden birçok erkek ve kadın üretip yayan rabbinize itaatsizlikten sakının. Adını anarak birbirinizden dilek ve istekte bulunduğunuz Allah’a saygısızlıktan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten de sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir. (Nisa/1)

Daha sonra Haşr suresinin 18. Ayetini okudu. Ey iman edenler! Allahtan korkun! Herkes, yarın için bugün ne gönderdiğine baksın. Allahtan korkun çünkü Allah, ne yaparsanız hakkıyla haberdardır.” (Haşr, /18) (ayetini okudu sonra) Her kişi dinarından, dirheminden, giyeceğinden, bir sâ (kadar) buğdayından, kuru hurmasından hatta bir hurmanın yarısı ile tasadduk etsin (buyurdu).
Derken ensardan bir adam (büyük) bir torba getirdi. (Ağırlığından) neredeyse onu kaldıramıyordu. Hatta kaldıramadı. Bunun üzerine diğer sahabeler birbiri peşine sıraya girmiş sadakalar getiriyorlardı. Nihayet, yiyecek ve giyecekten iki yığın gördüm. Sonunda gördüm ki, Rasulüllahın yüzü altın (suyu) ile kaplanmış (bir maden) gibi parlıyor. Derken Rasulüllah (SAV) şöyle buyurdu:

“Her kim İslam’da iyilikte bir çığır açarsa açtığı çığırın sevabı ve kendisinden sonra, o iyilikle amel edenlerin sevapları kadar sevap alır. Sevap işleyenlerden hiçbir şey eksilmeden ona sevap yazılır. Kim de İslam’da kötü bir çığır açarsa, açtığı çığırın günahı ve kendisinden sonra onunla amel edenlerin günahları kadar günah kazanır, günahkârlardan bir şey eksilmeden ona günah yazılır.”

Üçüncüsü: Mescitlerde ders, konferans, mescit dışında yapılacak bilimsel bir kurs aynı şekilde çocuklara yapılacak aşılar hakkında Müslümanların genel maslahatıyla ilgili konularda ilan vermekte sakınca yoktur. Yasak olan hususlar; alışveriş veya kayıp ilanı vermek gibi şahsi ve dünyevi konulardır. Konuyla ilgili daha fazla bilgi için (112044) nolu sorunun cevabına bakınız.

 En iyisini Allah bilir.

Kaynak: İslam Soru-Cevap Sitesi

görüş bildirimi