Salı 5 Rebiül-Evvel 1440 - 13 Kasım 2018
Türkçe

MELEKLER

Soru

Melekler hakkında bana bazı bilgiler verebilir misiniz?

Cevap metni

Hamd, yalnızca Allah'adır.

Allah Teâlâ melekleri nurdan yaratmıştır.

Nitekim Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmuştur:

خُلِقَتْ الْمَلاَئِكَةُ مِنْ نُورٍ، وَخُلِقَ الْجَانُّ مِنْ مَارِجٍ مِنْ نَارٍ، وَخُلِقَ آدَمُ مِمَّا وُصِفَ لَكُمْ

[ رواه مسلم ]

"Melekler,nurdan yaratılmışlardır.Cinler, dumansız hâlis ateşten yaratılmışlardır.Âdem ise size anlatılan topraktan yaratılmıştır."[1]

Melekler, Allah Teâlâ'ya itaat etmek üzere yaratılmışlardır.

Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

لا يعصون الله ما أمرهم ويفعلون ما يؤمرون [ سورة التحريم الآية :6 ]

"Ey îmân edenler! Kendinizi ve âilelerinizi yakıtı insanlar ve taşlar olan o ateşten koruyun ki, onun üzerinde iriyarı, sert tabiatlı melekler vardır. Kendilerine verdiği emirlerde Allah’a asla isyan etmezler ve emrolunduklarını yerine getirirler."[2]

Melekler,yemeyen ve içmeyen yaratıklardır. Onların yiyecekleri, -Allah Teâlâ'nın da haber verdiği gibi-, ancak O'nu tesbih etmek ve tehlil getirmektir.

Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

يسبحون الليل والنهار لا يفترون [ سورة الأنبياء الآية : 20 ]

“ Onlar, gece-gündüz bıkmaksızın (Allah’ı) tesbih ederler.”[3]

Melekler, Allah Teâlâ'nın vahdâniyetine şâhitlik etmişlerdir.

Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

شهد الله أنه لا إله إلا هو والملائكة وأولوا العلم قائماً بالقسط لا إله إلا هو العزيز الحكيم[ سورة آل عمران الآية :18 ]

"Allah, melekler ve ilim ehli, adâleti ayakta tutarak (adâlet ölçülerine dayanarak) Allah'tan başka hakkıyla ibâdete lâyık hiçbir ilah olmadığına şâhitlik etmişlerdir. Evet, mutlak güç ve hikmet sahibi Allah'tan başka hakkıyla ibâdete lâyık hiçbir ilah yoktur."[4]

Allah Teâlâ, insanlardan elçiler (peygamberler) seçtiği gibi, onurlandırma ve şeref verme makamında meleklerden de elçiler seçmiştir.

Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

الله يصطفي من الملائكة رسلاً ومن الناس [ سورة الحج الآية :75 ]

"Allah, (peygamberlerine göndermek için) meleklerden elçiler seçer, (yaratılmışlara risâletini tebliğ etmek için) insanlardan da (elçiler seçer). Şüphesiz ki Allah, hakkıyla işiten ve görendir."[5]

Allah Teâlâ, Âdem -aleyhisselâm-'ı yaratıp onu onurlandırmak istediğinde meleklere ona secde etmelerini emretmiştir.

Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

وإذ قلنا للملائكة اسجدوا لآدم فسجدوا إلا إبليس أبى واستكبر وكان من الكافرين [ سورة البقرة الآية :34 ]

"(Ey Muhammed!) Hani biz meleklere;(fazîletini göstermek için) Âdem’e secde edin, dedik. İblis’in dışında bütün melekler hemen secde ettiler. O secde etmekten kaçındı ve büyüklük tasladı. Böylece kâfirlerden oldu."[6]

Melekler, çok büyük yaratıklar olup onların çeşitli görevleri ve birçok toplulukları vardır. Allah Teâlâ'dan başka onları hiç kimse bilemez.

Meleklerden Rahman'ın arşını taşıyan melekler vardır.

Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

الذين يحملون العرش ومن حوله يسبحون بحمد ربهم ويؤمنون به ويستغفرون للذين آمنوا [ سورة غافر الآية: ٧ ]

"Arşı taşıyanlar ve arşın etrafında bulunanlar (melekler), Rablerine hamdederek tesbih ederler (O'nu her türlü noksanlıklardan tenzih ederler) ve O'na (gereği gibi) îmân ederler. Îmân edenlerin bağışlanmalarını dileyerek şöyle derler: Rabbimiz! Senin rahmet ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O halde (şirk ve her türlü günahlardan) tevbe eden ve senin yolunda gidenleri bağışla ve onları cehennem azabından koru!"[7]

Meleklerden, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e Kur'an'ı indiren Cebrâîl -aleyhisselâm- gibi, Allah Teâlâ'nın peygamberlerine vahiy getiren melek de vardır.

Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

نزل به الروح الأمين على قلبك لتكون من المنذرين [ سورة الشعراء الآيات: ١٩٣ – ١٩٥ ]

"(Ey Muhammed!) Uyarıcılardan olman için, onu senin kalbine apaçık bir arapçayla Cebrâîl indirmiştir."[8]

Meleklerden, yağmur yağdırmak ve bitkileri yeşertmekle görevli olan Mîkâîl vardır.

Meleklerden, kıyâmet günü sûra üflemekle görevli olan İsrâfîl vardır.

Meleklerden, Âdem oğullarını ve onların amellerini muhafaza etmekle görevli melekler vardır.

Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

وإن عليكم لحافظين ، كراماً كاتبين ، يعلمون ما تفعلون [ سورة الانفطار الآيتين: ١٠ – ١٢]

"Şüphesiz ki üzerinizde (bütün) yaptıklarınızı bilen şerefli kâtipler, hafaza melekleri vardır."[9]

Meleklerden, kulların yaptıkları iyi ve kötü, bütün amelleri yazan melekler vardır.

Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

إذ يتلقى المتلقيان عن اليمين وعن الشمال قعيد ، ما يلفظ من قول إلا لديه رقيب عتيد [ سورة ق :17- 18 ]

“İki melek insanın sağında ve solunda oturarak yaptıklarını yazarlar.[10] İnsan hiçbir söz söylemesin ki, yanında onu gözetleyip yazmaya hazır bir melek bulunmasın:”[11]

Meleklerden, mü'minlerin ruhlarını kabzetmekle görevli olan melekler vardır.

Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

تتوفاهم الملائكة طيبين يقولون سلام عليكم ادخلوا الجنة بما كنتم تعملون [ سورة النحل الآية :32 ]

“Melekler, (kapleri küfürden temizlenmiş) iyi kimseler olarak canlarını aldıkları bu kimselere: (Her türlü korku, endişe ve üzüntüden) selâmette olunuz. Yapmış olduklarınıza karşılık cennete girin, derler." ”[12]

Meleklerden, kâfirlerin ruhlarını kabzetmekle görevli olan melekler vardır.

Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

ترى إذ يتوفى الذين كفروا الملائكة يضربون وجوههم وأدبارهم وذوقوا عذاب الحريق [ سورة الأنفال الآية: ٥٠ ]

“(Ey Muhammed!) Melekler, (onlarla yüzyüze geldiklerinde) yüzlerine ve (onlar kaçarlarken) sırtlarına vurarak ve: Yakıcı cehennem azabını tadın! diyerek o inkâr edenlerin canlarını alırlarken bir görseydin." ”[13]

Meleklerden, cennet bekçileri ve cennetliklere hizmet etmekle görevli olan melekler vardır.

Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

والملائكة يدخلون عليهم من كل باب سلام عليكم بما صبرتم فنعم عقبى الدار [ سورة الرعد الآيتان: ٢٣-24 ]

“(Bu âhiret yurdu) onların, iyi davranışta bulunan atalarının, eşlerinin ve çocuklarının girecekleri Adn cennetleridir. Orada melekler her kapıdan onların yanlarına gireceklerdir. (Melekler:) Sabrettiğinizden dolayı (her türlü korkudan, endişe ve üzüntüden) selâmette olun. Dünya yurdunun sonu olan bu cennet, ne güzeldir! diyeceklerdir."[14]

Meleklerden, cehennem bekçileri olan melekler vardır.

Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

يا أيها الذين آمنوا قوا أنفسكم وأهليكم ناراً وقودها الناس والحجارة عليها ملائكة غلاظ شداد [ سورة التحريم الآية :6 ]

"Ey îmân edenler! Kendinizi ve âilelerinizi yakıtı insanlar ve taşlar olan o ateşten koruyun ki, onun üzerinde iriyarı, sert tabiatlı melekler vardır. Kendilerine verdiği emirlerde Allah’a asla isyan etmezler ve emrolunduklarını yerine getirirler."[15]

Meleklerden, (Allah yolunda) mü'minlerle birlikte savaşan melekler vardır.

Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

إذ يوحي ربك إلى الملائكة أني معكم فثبتوا الذين آمنوا سألقي في قلوب الذين كفروا الرعب فاضربوا فوق الأعناق واضربوا منهم كل بنان [ سورة الأنفال الآية: 12 ]

“(Ey Muhammed!) Rabbin meleklere:Şüphesiz ben size yardım ederim.O halde îmân edenlerin kalplerini pekiştirin (onlara destek olun!). Ben, inkâr edenlerin kalplerine korku salacağım. Bu sebeple vurun onların boyunlarına! Vurun onların bütün parmaklarına! diye vahyediyordu.”[16]

Melekler, Ramazan ayında Kadir gecesinde müslümanlarla birlikte iyiliklere şâhit olmak için yeryüzüne inerler.

Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

القدر خير من ألف شهر ، تنزل الملائكة والروح فيها بإذن ربهم من كل أمر [ سورة القدر: ٣ – ٤ ]

“Kadir gecesi (içerisinde Kadir gecesi olmayan) bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Cebrâîl o gecede, Rablerinin izniyle (o yıl takdir edilen) her iş için iner dururlar.”[17]

Melekler, içerisinde heykel veya resim veyahut da köpek bulunan eve girmezler.

Nitekim Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmuştur:

لاَ تَدْخُلُ الْمَلاَئِكَةُ بَيْتًا فِيهِ كَلْبٌ وَلاَ صُورَةٌ [ رواه مسلم ]

“Melekler, içerisinde köpek ve resim bulunan eve girmezler.”[18]

Meleklere îmân, îmân esaslarından (rükünlerinden) birisidir ve onu inkâr eden, kâfir olur.

Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

يكفر بالله وملائكته وكتبه ورسله واليوم الآخر فقد ضل ضلالاً بعيداً [ سورة النساء: 136 ]

“Ey îmân edenler! Allah'a, elçisine, elçisine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba îmân edin.Her kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini (peygamberlerini) ve âhiret gününü inkâr ederse, (dinden çıkmış ve hak yoldan) büsbütün uzaklaşmış, sapıklığa düşmüştür."[19]


[1] Müslim, hadis no: 2996

[2] Tahrim Sûresi: 6

[3] Enbiyâ Sûresi: 20

[4] Âl-i İmrân Sûresi: 18

[5] Âl-i İmrân Sûresi: 18

[6] Bakara Sûresi:34

[7] Ğâfir (Mü'min) Sûresi:7

[8] Şuarâ Sûresi:193-195

[9] İnfitar Sûresi:10-12

[10] Sağındaki melek, insanın sevaplarını yazmakla, solundaki melek ise günahlarını yazmakla görevlidir.

[11] Kâf Sûresi:17-18

[12] Nahl Sûresi: 32

[13] Enfal Sûresi: 50

[14] Ra'd Sûresi: 23-24

[15] Tahrim Sûresi: 6

[16] Enfal Sûresi: 12

[17] Kadir Sûresi: 3-4

[18] Müslim, hadis no: 2106

[19] Nisâ Sûresi: 136

Kaynak: Muhammed b. İbrahim et-Tuveycrî'nin "İslâm Dîninin Esasları" kitabından alınmıştır

görüş bildirimi