Cumartesi 1 Safer 1442 - 19 Eylül 2020
Türkçe

Kıyamet gününde mizanda en ağır basan Tehvid kelimesi ve güzel ahlak

Soru

( 174947)  nolu sorunun cevabında “Bitaka” hadisinden dolayı tevhid kelimesi mizanda en ağır şey olduğunu söylemiştiniz. Peki bu bilgi ile “Kıyâmet günü, mü'minin mizanında güzel ahlâktan daha ağır basan bir şey yoktur. ” hadisini nasıl anlamalıyız?

Cevap metni

Allah’a hamd olsun.

,

Şüphesiz “Bitaka” hadisinde açıklandığı gibi kıyamet gününde kulun mizanında Tevhid, en ağır basan husustur. Nitekim Abdullah bin Amr bin As Radiyallahu anhu’dan rivayet edildiğine göre Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem şöyle dedi:

 “Kıyamet günü bütün yaratıkların duyacağı biçimde ümmetimden bir adam (hesaba) çağrılır ve onun için (günahlarının yazılı olduğu) doksan dokuz sicili (yani büyük defter açılıp) yayılır. Her defter gözün görebildiği kadar uzundur. Sonra Allah (Azze ve Celle) (o kula):

“Bu sicillerde yazılı (günahlardan) bir şey inkar eder misin?” buyurur. 

Kul, “Hayır, ya Rabbi!” der, sonra yüce Allah (ona):

“(Kulların sevaplarını ve günahlarını) kaydedip tutan yazıcı melekler sana haksızlık ettiler mi?” buyurur.

“Hayır, ya Rabbi!” der. Sonra Allah (Azze ve Celle):

“Şu (kadar günahları) na karşılık bir iyiliğin (yani hayrın) var mı?” diye sorar. 

Bunun üzerine adam büyük bir korkuya kapılarak (telaşından): “Hayır, (hiçbir iyi amelim yok!)” diyecek.

Sonra Allah (Azze ve Celle): “Bilakis (vardır). Şüphesiz katımızda senin birtakım iyi amellerin bulunur ve şüphesiz bugün sana hiçbir zulüm yoktur!” buyurur.

Sonra o adam için bir kart çıkarılır. Onda “Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlühû” yazılıdır. (Yani dilimle söyler kalbimle de tasdik ederim ki, Allah’tan başka ibadete ve tapınmaya layık hiçbir ilah yoktur ve yine dilimle söyler kalbimle de tasdik ederim ki, Muhammed Aleyhisselâm Allah’ın kulu ve resûlüdür.)

Sonra adam der ki:

“Ya Rabbi, şu (koskoca) büyük defterler yanında bu kağıt nedir?” Allah (cc) (ona):

“Şüphesiz sana zulüm edilmeyecek.” buyurur. Sonra siciller yani günahlarının yazıldığı büyük defterler terazinin diğer kefesine konulur ve tartılır. Büyük defterler hafif, o kağıt parçası ise ağır gelir.” 

Bütün güzel ameller kıyamet günü mizanda tartılsa “Lâ ilâhe illallah” kelimesinden daha ağır gelmez. Tirmizi/2639, İbn Mace 4300, Ahmed 11/571.

Diğer hadis ise: Ebu Derda Radiyallahu anhu Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem şöyle rivayet etmiştir: “Kıyâmet günü, mü'minin mizanında güzel ahlâktan daha ağır basan bir şey yoktur.” Ebu Davud 4799, Tirmizi 2002.

Bu hadis de hasen ve sahihtir. Şüphesiz konu hadisin görünüşüne göre değerlendirilmez. Bu hadisten güzel ahlak tevhid kelimesinden daha faziletli olduğu çıkarılamaz. Güzel Ahlak, Allah’a ve peygamberine imandan daha faziletli olduğu hiç anlaşılmaz. Zira iman olmadan hiçbir şey Allah katında yararlı olmaz.

Bunun üzerine bundan amaç mümin bir kimse güzel ahlaklı olduğu zaman onun ahlakından daha ağır bir şey yoktur. Bu hadise göre güzel ahlak diğer nafile ibadetlerden daha üstün gelmektedir. Zira Aişe Radiyallahu anha’dan rivayet edildiğine göre Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem şöyle dedi: “Mümin olan kimse güzel ahlakıyla gündüz oruçlu gece namaz kılan derecesine varır”. (Ebu Davud 4798) elbani silsile sahihe’de sahih demiştir. 28412)

Ebu Hureyre Radiyallahu anhu’dan rivayet edildiğine göre bir adam şöyle dedi: Ey Allah’ın Resulu! Falan kadın geceleri namaz kılar, gündüzleri oruç tutar, hayır işler, sadaka verir. Fakat o, diliyle komşularına eziyet eder?

(Bu kadın hakkında ne dersiniz?) diye sordu.

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-:

- O (kadın), cehennemdedir, buyurdu.

Adam devamla:

- Ey Allah’ın Resulu!! Filanca kadın da sadece Farzları kılar, ve çökelek parçacıklarını sadaka verir. Fakat diliyle komşularına eziyet etmez. (Bu kadın hakkında ne dersiniz?) diye sordu.

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-:

- O (kadın), cennettedir, buyurdu." Edep el Mufred 119,  (İmam Ahmed Müsnedi; 15/421

 Görüldüğü gibi nafile ibadetler güzel ahlakla tartıda ağır basan fakat ahlak kötü olursa bu nafilelerin faydası olmaz. Ancak nafile ibadetleri olmasa da  güzel ahlak ağır basar. Nitekim yüce Allah şöyle buyurdu:

“Mallarını Allah yolunda harcayıp da arkasından başa kakmayan, fakirlerin gönlünü kırmayan kimseler var ya, onların Allah katında has mükâfatları vardır. Onlar için korku yoktur, üzüntü de çekmeyeceklerdir. Güzel söz ve bağışlama, arkasından incitme gelen sadakadan daha iyidir. Allah zengindir, acelesi de yoktur. Ey iman edenler! Allah’a ve ahiret gününe inanmadığı hâlde insanlara gösteriş olsun diye malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve gönül kırmak suretiyle boşa çıkarmayın. Böylesinin durumu, üzerinde biraz toprak bulunan ve maruz kaldığı şiddetli yağmurun kendisini çıplak bıraktığı bir kayanın durumu gibidir. Onlar kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah, kâfirler topluluğunu hidayete erdirmez.” (Bakara/262-264)

En iyisini Allah bilir.

Kaynak: İslam Soru-Cevap Sitesi