Cumartesi 20 Rebiüs-Sani 1442 - 5 Aralık 2020
Türkçe

Virüsten koruyucu tulum giyen kişi, nasıl abdest alır ve nasıl namaz kılar?

Soru

Virüsten koruyucu tulum giyen erkek ve kadınlar bu kıyafetle namaz kılabilirler mi? Özellik sağlık görevlileri görev esnasında bu kıyafeti çıkartamıyorlar, bu kıyafeti giyen kimse abdesti bozulduğunda abdestini tekrar nasıl alabilir?

Cevap metni

Allah’a hamd olsun.

,

Birincisi: Virüsten koruyucu tulumla namaz kılmanın bir sakıncası yoktur. Söz konusu kıyafet, yüzü ve tüm vücudu kapatsa dahi namaz kılan kişi secdeye gittiğinde alnını ve burnunu yere koyabiliyorsa namaz kılabilir. Zira İbn Abbas Radiyallahu anhu’dan rivayet edildiğine göre Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem’in şöyle dediğini rivayet etmiştir: “Yedi kemik (bir rivayette yedi uzuv) üzerinde secde etmekle emrolundum: Bunlar; alın -burnuna da eliyle işaret etti.- (Böylece burun-alın bir sayıldı), iki el, iki diz ve iki ayağın kenarları (parmak uçları) dır. (Buhari 812, Muslim 490)

İbn Kudame Rahimehullah şöyle dedi: “Namaz kılan kişi bu uzuvlarla direk yere temas etmesi vacip değildir. El Kadi: Şayet namaz kılan kişi taktığı sarığın bir tarafına veya giydiği elbisesinin bir tarafı üzerine secde ederse namazı geçerlidir. İmam Malik ve Ebu Hanife bu görüştedirler. Soğuk ve sıcakta elbisesi üzerine secde edilmesine ruhsat veren diğer alimler ise: Ata’, Tavus, Nehai, el Şa’bi, el Avzai, Malik, İshak ve diğer görüş sahipleri.

Aynı şekilde El Hasan, Mekhul ve Abdurrahman bin Yezid; sarığın üzerine secde edilmesine ruhsat vermişlerdir. Şureyh bornozu üzerine secde etmiştir. (el Muğni 1/305)

İbn Useymin Rahimehullah’a şöyle soruldu: Yedi kemikten biri üzerine secde edilmesine engel olan özellikle burnun yere değmesine engel olan büyük gözlük ile namaz ilgili soru sorulduğunda şöyle cevap vermiştir:

“Şayet gözlük, burnun yere değmesine engel oluyorsa secde geçersizdir. Böylece burnun yere değmesini engelleyen gözlük takan kimse secde esnasında gözlüğü çıkarması vaciptir. (Mecmu Fetava ibn useymin 13/186)

Ayrıca namaz vaktinde ağzı kapatmak mekruhtur. Ancak ihtiyaç duyulduğunda kerahet ortadan kalkar.

Şeyh, El şerhul mumti 2/193 kitabında şöyle dedi: Namazda; sarık, şimağ, maske ve benzer şeylerle ağzı ve burnu örtmek mekruhtur. Çünkü Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem namazda ağzın örtülmesini yasaklamıştır. ( Ebu Davud 643, İbn Mace 966) Şüphesiz bu durum, bir takım sıkıntılara yol açar ve Kur’an okurken harflerin düzgün çıkmamasına neden olmaktadır. Esneme esnasında ağzı kapatmak bundan istisna edilmiş olup ağzı kapatmanın bir sakıncası yoktur. Ancak sebepsiz yere ağzı kapatmak mekruhtur. Şayet namazda sıkıntıya neden olan kötü koku varsa ihtiyaçtan dolayı maske takabilir. Ayrıca grip olan ve allerji olan kişiler gerektiğinde maske takabilirler.

Bu konuda daha detaylı bilgi için (69855) nolu sorunun cevabına bakınız.

İkincisi: Koruyucu tulumu giyen kişi abdest aldığında uzuvları yıkayabilir ve başını mesh edebilirse abdest almasında bir sakınca yoktur. Abdest alırken tulumun içine suyu ulaştırmakta da sakınca yoktur. Ayrıca ikamet eden bir gün (24 saat), yolcu ise üç gün mest ve çoraplara mesh edebilir.

Muğire bin Şu’be Radiyallahu anhu’dan rivayet edildiğine göre şöyle dedi: “ Bir yolculukta Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem ile birlikteydim. Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem: “Ey Muğire! İbriği al” Dedi. Ben de aldım. Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem onu göremeyeceğim şekilde uzaklaştı ve ihtiyacını giderdi. O zaman Şam cübbesini giymişti. Abdest almak için kollarını sıvamak istedi ancak elbise dar geldi. Kolunu elbisenin altından çıkardı, eline su döktüm, namaz için abdestini aldı ve mestleri mesh etti ve sonra namaz kıldı.” (Buhari 363, Muslim 274)

Her kim koruyucu tulumu giydiği halde abdestini alabiliyorsa bunda sakınca yoktur. Şayet abdest almak mümkün değilse taharetin gerçekleşmesi için mutlaka tulumu çıkarmak gerekir. Başta doktorlar olmak üzere zamanların çoğunu bu tulumlarla geçirmek zorunda kalanlar; öğlen ve ikindi namazlarını, akşam ve yatsı namazlarını birlikte cem’ ederek kılabilirler. Zira cem’ etmenin sebeplerinden biri de meşakkati ve sıkıntıyı gidermektir. Şüphesiz Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem istihaze geçiren kadınların abdest konusunda zorluk çektikleri için namazları cem’ etmelerine ruhsat vermiştir.

İbn Teymiye Rahimehullah şöyle dedi: Namazı kısaltmak (dört yerine iki rekat kılmak) yolculuğa özel olup yolculuk dışında bunu yapmak caiz değildir. Fakat namazları cem’ etmek (iki farzı aynı vakitte kılmak) ihtiyaç ve mazerete bağlıdır. Buna ihtiyaç duyulduğunda ister kısa olsun ister uzun olsun yolculuklarda bu ruhsat kullanılabilir.

Aynı şekilde yağmur, hastalık ve benzer sebeplerden dolayı namazlar cem’ edilebilir. Çünkü amaç ümmetten zorluğun ve meşakkatin kaldırılmasıdır. (Mecmu el Fetava 22/293)

En iyisini Allah bilir.

Kaynak: İslam Soru-Cevap Sitesi