Perşembe 7 Rebiül-Evvel 1440 - 15 Kasım 2018
Türkçe

Kabir, son istirahatgâh (son ikâmet yeri) değildir

33634

Yayınlama tarihi : 28-05-2013

Gösterimler : 2122

Soru

Gazete ve haberlerde bir kimse öldükten ve kabre konulduktan sonra: 'Son istirahathâhına (son yolculuğuna) uğurlandı" denilmektedir.Gerçekten kabir, son istirahatgâh mıdır (son yolculuk mudur)?

Cevap metni

Hamd, yalnızca Allah'adır.

Değerli âlim İbn-i Useymîn -Allah ona rahmet etsin- "Amme Cüzü Tefsiri"nde şöyle demiştir:

"Kabirler, son meskenler değildir. Aksine kabirler, bir merhaledir.

Bir bedevî, adamın birisinin, Allah Teâlâ'nın:

(( أَلْهَاكُمُ التَّكَاثُرُ1 حَتَّى زُرْتُمُ الْمَقَابِرَ2)) [ سورة التكاثر الآيتان: 1-2 ]

"(Mal ve evlât bakımından) çokluklaövünmek, sizi (Allah'a itaatten) oyalayıp meşgul etti. Öyle ki (bu oyalanma), kabirleri ziyâret etmenize (kabirlere gidişinize ve oralarda defnedilmenize) kadar sürdü." (Tekâsür Sûresi: 1-2)

Âyetlerini okurken işitince şöyle demiştir:

'Allah'a yemîn olsun ki ziyâretçi, mukim değildir.'

Buna göre bir bedevî, bu kabirlerin ardından gidilecek başka bir şeyin olduğunu o fıtratıyla bildiğine göre, -ki bilindiği gibi ziyâretçi ziyâret ettikten sonra oradan geçip gider- biz de gazetelerde okuduğumuz: 'Filanca kimse öldükten sonra son istirahatgâhına nakledildi/uğurlandı" şeklindeki sözün büyük yanlış olduğunu anlamış oluyoruz. Bu sözün anlamı; Allah -azze ve celle-'yi ve âhiret gününü inkâr etmektir. Çünkü siz, kabri, son istirahatgâh sayarsanız, bunun anlamı; kabirden sonra başka bir şeyin olmadığını kabul etmişsiniz demektir.Kabrin, son istirahatgâh olduğunu ve ondan sonra bir şeyin olmadığını gören kimse ise, kâfirdir. Çünkü son varılacak yer, ya cennettir, ya da cehennemdir."

Kaynak: Muhammed b. Salih el-Useymîn; "Amme Cüzü Tefsiri", s: 117

görüş bildirimi