Cuma 24 Zilhicce 1441 - 14 Ağustos 2020
Türkçe

Üzerinde Kabe ve mukaddes yerlerin fotoğrafı bulunan seccadelerin üzerinde namaz kılmak

Soru

Üzerinde Kabe ve mukaddes yerlerin fotoğraflarına basmak haram mı? Ayaklarla basılmaması için bu tür seccadelerin satın alınmamasını söyleyen bir takım guruplar mevcuttur. Şeriatın bu konuda ki hükmü nedir?

Cevap metni

Allah’a hamd olsun.

,

İnsanların fotoğraflarını içermemesi şartıyla Kabe ve diğer mukkaddes yerlerin ayrıca ağaç ve cansız nesnelerin fotoğraflarını çekmekte sakınca yoktur.

Ancak namaz kılan kişinin önünde veya seccadesinde bu tür resimlerin bulunmaması gerekir. Zira bu resimler, insanı meşgul etmektedir. Aişe Radiyallahu anha’dan rivayet edildiğine göre Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem yünden çizgili desenli bir elbise ile namaz kıldı, elbisenin desen ve süslerine bir kere baktıktan sonra şöyle dedi: “ Bu elbisemi Ebu Cehm’e götürün ve onun sade ve desensiz elbisesini getirin. Zira az önce bu elbise beni namazımdan meşgul etti.” Hişam bin Urva babasından O da Aişe’den rivayetle Rasulullah’ın şöyle dediğini aktarmıştır: “Namazda onun desenlerine bakardım ve beni fitneye düşürmesinden korkardım”. (Buhari 373- Muslim 556)

Söz konusu desenli ve süslü seccadelerin üzerinde namaz kılmanın mekruh olmasının sebebi; namaz kılan kişiyi namazından meşgul etmesidir. Mekruh olması, mukaddes yerlere basıldığından dolayı değildir. Görünen O ki bu konuda söz konusu mukaddes yerlere saygısızlık yoktur. Bununla birlikte seccade sahipleri resimlerin olmadığı boş yerlere ayak basmaktadırlar.

Şeyh İbn Useymin rahimehullah’a; üzerinde Mescitlerin resmi olan seccadeler üzerinde namaz kılınır mı? Diye sorulduğunda şöyle cevap vermiştir:

Görüşümüz imamın üzerinde kıldığı seccadede resim ve desenlerin olmamasıdır. Çünkü bu resimler namaz kılanı meşgul etmekte ve dikkatini çekmektedir. Sonuç olarak namazın geçerliliğini etkilemektedir. Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem bir gün desenli bir elbisede namaz kılıp o desenlere baktığında şöyle demiştir: “ Bu elbisemi Ebu Cehm’e götürün ve onun sade ve desensiz elbisesini bana getirin. Zira az önce bu elbise beni namazımdan meşgul etti.”  Buhari ve Muslim rivayet etmiştir.

Şayet imam kör veya bu görüntülere alıştığı için etkilenmiyorsa ve artık bu tür desen ve resimler dikkatini çekmiyor ve ilgilenmiyorsa bu tür seccadelerin üzerinde namaz kılmanın bir sakıncası yoktur.  (mecmu Fetava İbn Useymin 12/362)

Daimi Fetva Kurulu’na (6/181) şöyle soru soruldu:

İslami eserler resimlerini içeren camilerde bulunan seccade ve halıların hükmü nedir? Şayet söz konusu halılarda haç işareti mevcutsa ne yapılır? Haç işareti alt çizgisi uzun, üst çizgisi kısa olan işaretler midir? yoksa çarpı şeklinde olan her işaret haç hükmündedir?

Cevap-  birincisi: Camiler ve mescitler; içinde huşu içinde namaz kılınması, Allah korkusuyla sabah ve akşam Allah’ın zikredilmesi için inşa edilmiş Allah’ın evleridir. Şüphesiz camilerin halılarında ve duvarlarında süs ve desenlerin bulunması insanın kalbini Allah’ın zikrinden meşgul etmektedir. Ve namaz kılanların huşu ve huzurunu gidermektedir. Bu nedenle selefin çoğu alimleri bu nakış ve desenleri mekruh görmüştür. Müslüman kimse, namazı daha mükemmel olması için mescidini bu tür dikkat çekici şeylerden arındırması lazım. Daha fazla sevap elde etmek ve daha fazla huşu içinde namaz kılmak için bu tür süslemelerden uzak durmak gerekir.

Bununla birlikte söz konusu yerlerde namaz kılmak geçerlidir.

İkincisi: Haç işareti, Hristiyanların ibadethanelerinde kullandıkları bir semboldür. Hristiyanlar, bu işareti yalan ve batıl bir inanca istinaden bir sembol olarak kullanmaktadırlar. Zira onlar İsa aleyhisselam’ın çarmıha gerildiğine inanmaktadırlar oysa yüce Allah onları  “Onlar onu öldürmediler ve onu çarmıha germediler bilakis onlara benzetildi” ayetiyle yalanlamıştır. Bunun üzerine Müslümanlar bu haç işaretini halılarında veya mescitlerinde bulundurmaları caiz değildir. Böyle bir şey tespit edildiğinde silerek veya uygun bir yöntemle gidermek gerekir. Haç işaretinde alt çiğinin daha uzun olması veya eşit olmasında hüküm açısından fark yoktur.

En iyisini Allah bilir.

Kaynak: İslam Soru-Cevap Sitesi