Cuma 28 Ramazan 1446 - 28 Mart 2025
Türkçe

Kalplerini İslam’a Isındırmak Kapsamında Olmayan Kâfirlere Zekât Vermek Caiz Değildir.

39655

Yayınlama tarihi : 10-03-2025

Gösterimler : 772

Soru

Kâfire zekât vermek caiz midir?

Cevap metni

Allah’a hamd olsun.

Kalplerini İslam’a ısındırmak amacıyla (müellefe-i kulûb) dışında hiçbir kâfire zekât verilmesi caiz değildir.

İbn Kudâme, “el-Muğnî (4/106)” adlı eserinde şöyle demiştir:
Zekâtın kâfire verilmemesi konusunda ilim ehli arasında ihtilaf olduğunu bilmiyoruz. İbnü’l-Münzir şöyle dedi: İlim ehlinin görüşlerini muhafaza ettiğimiz kadarıyla, zimmî (İslam yönetimi altında yaşayan gayrimüslim) kimseye mal zekâtından hiçbir şey verilmez. Çünkü Nebi (s.a.v.), Muaz b. Cebel’e şöyle buyurmuştur: ‘Onlara, zenginlerinden alınan bir sadakanın kendi fakirlerine verileceğini bildir.’ (yani Müslüman fakirlere)  Böylece, zekâtın sadece Müslüman fakirlere verilmesini şart koştuğu gibi, onun yalnızca Müslüman zenginlere farz kılındığını da belirtmiştir."

Eğer kâfir, kalbi İslam’a ısındırılmak istenenlerden ise ona zekât verilmesi caizdir.

Yüce Allah şöyle buyurmuştur:
“Sadakalar (zekâtlar), Allah’tan bir farz olarak ancak fakirler, düşkünler, zekât toplayan memurlar, kalpleri İslâm’a ısındırılacak olanlarla (özgürlüğüne kavuşturulacak) köleler, borçlular, Allah yolunda cihad edenler ve yolda kalmış yolcular içindir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Tevbe, 60)

Dolayısıyla, zekâtın kâfire verilmesi, onun İslam’a girmesi umuluyorsa caizdir. (Bkz. “Şerh el-Mümtî” 6/143-145).

İbn Kudâme, “el-Muğnî”de (4/108) şöyle demiştir:
"Kâfire zekât verilmez, ancak kalbi İslam’a ısındırılmak istenen kimselerden olması durumunda verilir."

 “Kalbi İslam’a ısındırılmak istenen kâfire, İslam’a olan meyli artırmak amacıyla zekât verilir.” (“el-Mevsûa”, 14/233).

Şeyh İbn Bâz’a sorulan bir soruda:
“Zimmî bir kişiye zekât verilmesi caiz midir?”

Şöyle cevap verdi:
“Cumhura göre zekât, zimmîye veya başka bir kâfire verilmez. Doğru görüş budur. Bu konuda pek çok ayet ve hadis bulunmaktadır. Çünkü zekât, Müslümanların fakirlerine bir yardımdır ve onların ihtiyaçlarını karşılamayı hedefler. Dolayısıyla, zekât Müslümanların fakirleri ve diğer sekiz sınıf arasında dağıtılmalıdır. Ancak, kâfirin müellefe-i kulûb grubundan olması durumunda, yani kavminde itibarlı, nüfuzlu biri olup İslam’a ısındırılması veya Müslümanlara zarar vermemesi için verilmesi gerekebilir. Aynı şekilde, bu gruba İslam’a yeni girmiş, imanını güçlendirmek amacıyla da zekât verilebilir.

Bu hükmün temeli, Allah Teâlâ’nın şu buyruğudur:
“Sadakalar (zekâtlar), Allah’tan bir farz olarak ancak fakirler, düşkünler, zekât toplayan memurlar, kalpleri İslâm’a ısındırılacak olanlarla (özgürlüğüne kavuşturulacak) köleler, borçlular, Allah yolunda cihad edenler ve yolda kalmış yolcular içindir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Tevbe, 60)

Ayrıca, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Muâz’ı Yemen’e vali olarak gönderdiğinde ona şöyle buyurdu: “Sen ehli kitap olan bir topluma gidiyorsun. Onları Allah’tan başka hak bir ilah olmadığına, benim de O'nun Rasûlü olduğuma şehadet etmeye davet et.  Buna uyarlarsa, Allah’ın bir gün ve gecede beş vakit namaz kılmayı emrettiğini bildir. Bunu da kabul ederlerse, onlara zenginlerden alınıp fakirlere verilecek olan zekâtın da farz kılındığını bildir. Bunu da kabul ederlerse, mallarının en iyilerini almaya kalkma! Mazlum kimselerin bedduasından sakın! Çünkü Allah ile mazlum kimselerin arasında perde yoktur.” (Buhari, Muslim)

Daha fazla bilgi için (21384) sorunun cevabına bakınız.

En iyisini Allah bilir.

Kaynak: İslam Soru-Cevap Sitesi