Kasık Bölgesini Tıraş Etmemenin Hükmü Nedir?

Soru 100264

Eşim birleşme sırasında bundan daha çok haz aldığı için kasık kıllarını tıraş etmemem caiz midir? Bunun hükmü nedir?

Cevap metni

Allah'a hamd olsun, Resûlullah’a salât ve selam olsun.

Kasık bölgesini tıraş etmek, İslam’ın teşvik ettiği ve bütün ilâhî şeriatların üzerinde ittifak ettiği fıtrat sünnetlerindendir. Buhârî (5890) ve Müslim (261)’de Abdullah b. Ömer (r.a.)’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

“Fıtrattan olanlar: Kasık tıraşı, tırnak kesmek ve bıyığı kısaltmaktır.”

Sünnette açıkça belirtilmiştir ki bu uygulamaları kırk geceden fazla terk etmek caiz değildir. Nitekim Müslim (258)’de Enes b. Mâlik (r.a.) şöyle demiştir:

“Bıyığın kısaltılması, tırnakların kesilmesi, koltuk altının yolunması ve kasık tıraşı konusunda bize kırk geceden fazla bırakmamamız için süre konuldu.”

Şevkânî rahimehullah şöyle der:
“Tercih edilen görüş, bu işin Resûlullah (s.a.v.)’ın belirlediği kırk gün ile sınırlandırılmasıdır. Bu sürenin aşılması caiz değildir. Ancak tıraş etmek veya benzerini geciktirip bu sürenin sonuna kadar bırakmak sünnete muhalefet sayılmaz.”
(Neylü’l-Evtâr, 1/143)

Buna göre, kasık kıllarını tıraş etmeyi kırk günü geçmeyecek şekilde ertelemen mümkündür; fakat kırk günden fazla bırakmak caiz değildir.

Müslüman üzerine düşen, Allah Teâlâ’nın hükümlerini yüceltmesidir. Allah Teâlâ şöyle buyurur:

“Kim Allah’ın haramlarına saygı gösterirse, bu Rabbinin katında kendisi için daha hayırlıdır.” (Hac, 30)

Ve şöyle buyurur:

“Kim Allah’ın şiarlarına saygı gösterirse, bu kalplerin takvasındandır.” (Hac, 32)

İnsanın, eşinin temiz olmamasından veya hayvanlara benzer bir hâlde bulunmasından haz alması gerçekten şaşılacak bir durumdur; kaldı ki bu hâl, şer‘î hükümlere, akla ve selim fıtrata aykırıdır.

Fıtrat sünnetlerinin —ki kasık tıraşı (istihdad) bunlardandır— amaçlarından biri:
Bedenin temizliği,
İnsanla teması olanların rahatsız edilmemesi,
Hoş olmayan kokuların giderilmesi,
Müslüman'ın güzel bir görünümde olmasıdır.

Hâfız İbn Hacer rahimehullah, “Fethu’l-Bârî”de şöyle der:

“Bu fıtrat özellikleriyle hem dinî hem dünyevî pek çok fayda elde edilir. Bunlar araştırıldığında görülür ki:
— Görünüşün güzelleştirilmesi,
— Bedenin genel ve detaylı temizliği,
— Küçük ve büyük taharet için tedbirli olmak,
— İnsanlarla ilişkide onları rahatsız edecek kötü kokuları gidermek,
— Mecûsîler, Yahudiler, Hristiyanlar ve puta tapanların şiarlarına muhalefet etmek,
— Şâri‘nin (Allah’ın) emrine uymak,
— Allah’ın: ‘Sizi şekillendirdi ve suretinizi güzelleştirdi.’ (Tegâbun, 3) âyetinde işaret ettiği şekil güzelliğini korumak,

Sanki şöyle denilmiş gibidir: ‘Suretleriniz güzel kılındı; onları çirkinleştirmeyin! Yahut onların güzelliğini sürdürecek şeylere dikkat edin.’

Bu özellikleri korumak, insanın vakar ve güzellik anlayışını da korur. Çünkü kişi güzel bir görünümle ortaya çıktığında insanlar ona karşı daha istekli olur; sözü kabul edilir, görüşü övülür. Bunun zıddı ise tam tersidir.”

Bu durumda, bu eşin fıtratına dönmesi, şer‘î hükümlere saygı göstermesi ve temizliğin hem dinî hem de insânî bir gereklilik olduğunu bilmesi gerekir.

Bilmelidir ki, Allah Teâlâ’nın hükümleri müminler için dünya ve ahiret saadetini sağlayacak şekilde konulmuştur. Onlara aykırı bir uygulama, Allah’ın hükmünden daha iyi veya ona eşdeğer olamaz.

Allah Teâlâ buyurur:

“Yoksa onlar cahiliyye hükmünü mü arıyorlar? Kesin olarak inanan bir topluluk için Allah’ın hükmünden daha güzel kimin hükmü vardır?”
(Mâide, 50)

Yani: Hiç kimsenin hükmü Allah’ın hükmünden daha güzel değildir.

Dolayısıyla, kim Allah’ın hükmünden daha iyi bir hükmün bulunduğunu zannederse, imanını gözden geçirmesi gerekir.

Allah’tan afiyet dileriz.

Kaynaklar

Fıtrattan Olan Sünnetler

Kaynak

İslam Soru-Cevap Sitesi

Previous
sonraki
at email

e-posta hizmetine katılım

İslam Soru-Cevap e-posta bültenine abone olunuz

phone

İslam Soru -Cevap Uygulaması

İçeriğe daha hızlı erişim ve çevrimdışı tarama için

download iosdownload android