Allah’a hamd olsun.
Birincisi:
Sahih deliller, haccın şânının büyük ve günahlara keffâret olduğuna delâlet etmiştir. Buna göre hac yapan kimse, anasından doğmuş gibi günahsız olarak âilesine döner. Bu, büyük ve küçük günahların hepsini kapsar mı, yoksa sadece küçük günahlara mı has bir durumdur?
Bu konuda ilim ehli arasında görüş ayrılığı vardır. Âlimlerin cumhuruna göre hac, sadece küçük günahlara keffâret olur. Büyük günahlara ise, tevbe edilmesi gerekir.
Bu konuda (34359) nolu sorunun cevabına bakabilirsiniz.
İkincisi:
Bir insanın, farz haccı edâ etmeden ölen kardeşinin adına hac yapması câizdir. Haccın ecri ve sevabı ise, adına hac yapılan kimsenin olur. Bazı ilim ehli, başkasının yerine hac yapanın da aynı ecri alacağını söylemiştir.
Bazı ilim ehli ise şöyle demiştir:
"Başkasının adına hac yapan kimse için büyük ecir vardır. Fakat bu ecir, kendisi adına hac yapılan kimsenin ecri gibi değildir.
Bu konuda (111407) ve (111794) nolu soruların cevaplarına bakabilirsiniz.
Şüphesiz ki kardeşin adına yapılan hac, ona yapılmış bir lütuf, iyilik ve ihsandır. Bu sebeple bunu yapanın büyük sevaba ve lütufa nâil olması ümit edilir.
Çünkü Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:
هَلْ جَزَاءُ الْإِحْسَانِ إِلَّا الْإِحْسَانُ [ سورةالرحمن الآية: 60 ]
"İyiliğin karşılığı, iyilikten başkası mıdır?"(Rahman Sûresi: 60)
(Yani dünyada iyilik yapanın mükâfatı, âhirette cennetten başkası mıdır?)
Haccın sevabı ölen kimse için olduğuna göre, onun günahlarına keffâret olması ümit edilir. Allah Teâlâ'nın lütuf ve ihsanı geniştir. Zirâ O'nun rahmeti, her şeyi kuşatmıştır.
Allah Teâlâ'dan size muvaffakiyet, yardım ve doğru yolda sebât dileriz.
Allah Teâlâ en iyi bilendir.