Kıyametin Gerçekleşmeyen Alametleri

Soru 118597

Bazı forumlarda kıyametin tüm küçük alametlerinin ortaya çıktığını, dolayısıyla Kıyametin kopmasına çok az zaman kaldığını yazıyorlar. Bu doğru mu?

Cevap özeti

Kıyametin Gerçekleşmeyen Alametleri: 1-Arap yarımadasının yeşil otlaklara ve ırmaklara geri dönüşmesi. 2- Hilallerin kabarık gözükmesi. 3- Vahşi hayvanların ve cansız nesnelerin insanlarla konuşması 4- Fırat nehrinin altın bir dağ üzerinden açılması. 5- Yeryüzünün gizli hazinelerini ortaya çıkarması. 6- Müslümanların Medine'ye kuşatılması 7- El- Cehcah’ın Kralı Olması 8- El- Ehlâs Fitnesi ve al-Dahmah Fitnesi 9- Mehdi’ni ortaya çıkması.

İlgili konular

Cevap metni

Kıyamet Alametlerinin Sınıflandırılmasına Giriş

Bazı âlimler, kıyamet alametlerini büyük ve küçük olarak ikiye ayırır. Diğerleri ise, aralarında “orta alametler” olacak şekilde üç bölüme ayırmaktadır. Orta alametlere örnek olarak Mehdi'nin ortaya çıkışını gösterirler.

Kıyametin küçük alametleri, üç bölüme ayırmamız mümkündür:

Bir kısmı gerçekleşti, bir kısmı hala tekrarlanıyor ve bir kısmı da henüz gerçekleşmedi.

Kıyametin tüm alametlerinin ve küçük alametlerinin gerçekleştiğine dair soruyu soran kardeşin cevabının bu taksimatta olduğuna inanıyoruz.

Şeyh Ömer Süleyman el-Eşkar bu taksimatı, hadisleriyle birlikte değerli eseri olan "Küçük Kıyamet"te sıralamıştır. Bizler soru dışındaki hususları özetle değineceğiz, soru konusuna ilişkin hususları ise ayrıntılı olarak ele alacağız.

Şeyh Ömer Süleyman El-Aşkar şöyle dedi:

Küçük alametler iki kısma ayrılabilir: Gerçekleşmiş olanlar ve henüz gerçekleşmemiş olanlar. Gerçekleşenler olmuş ve bitmiş olabilir. Ya da ortaya çıkması tek seferde olmayabilir. Yani azar azar ortaya çıkabilir. Ya da tekrar tekrar ortaya çıkabilir. Ya da gelecekte geçmişte olduğundan daha fazla ortaya çıkabilir.

Bu nedenle, kıyamet alametlerini dört bölümde ele alacağız:

  • Meydana gelmiş ve sona ermiş küçük alametler
  • Meydana gelmiş, halen devam etmekte olan ve gelecekte tekrarlanabilecek küçük alametler.
  • Henüz gerçekleşmemiş küçük alametler.
  • Büyük alametler.

Gerçekleşen Kıyamet Alametleri

Bununla meydana gelmiş, bitmiş ve bir daha tekrarlanmayacak olan alametleri kastediyoruz. Bunlar çoktur ve biz bunlardan bazılarına değineceğiz:

-Peygamber’in sallallahu aleyhi ve sellem peygamberlik görevi ve vefatı

-Ayın ikiye bölünmesi.

-Şam'da bir kasaba olan Busra'da develerin boyunlarını aydınlatan Hicaz ateşi.

-Haraç ve cizyenin sona ermesi

Meydana Gelmiş, Halen Devam Etmekte Olan ve Gelecekte  de Tekrarlanabilecek Küçük Alametler

1-Fetihler ve savaşlar.

İran ve Roma fethedildi. Kisra ve Sezar'ın krallığı ortadan kaldırıldı. Müslümanlar; Hindistan’a savaş açtılar ve İstanbul'u fethettiler. Gelecekte Müslümanlar; İslam'ı yayacak, şirki yok edecek ve büyük bir saltanat sahibi olacaklar. Roma, Peygamber Efendimiz'in sallallahu aleyhi ve sellem şu hadisine uygun olarak fethedilecektir: "Gece ve gündüzün ulaştığı her yere bu tebliğ ulaşacak, ister kerpiçten yapılsın isterse deve kılından. Allah her eve İslâm'ı hâkim kılacaktır. Bu da ya Allah'ın aziz kıldığı İslâm'ın kabul edilmesi veya Allah'ın hor gördüğü küfrün boyun eğmesi ile gerçekleşecektir."(İmam Ahmed 28/154)

2-Türklerle ve Tatarlarla Savaşlar

3-İşlerin ve Yetkilerin ehline verilmemesi

4-Müslümanların yozlaşması

5-Cariyenin efendisini doğurması. Çıplak ayaklı çobanların gökdelen yapmakta yarışmaları.

6-Milletlerin İslam Ümmetine Karşı Toplanması

7-Allah'ın bu ümmetten bazılarına verdiği cezalar kapsamında yerin dibine geçirilmesi, sûretlerinin değiştirilmesi ve yukarıdan başlarına taş yağdırılması gibi olayların ortaya çıkması.

8- Varlıkların bol ve çok olması

9-Sadece tanıdıklara selam verilmesi, ticaretin yayılması, akrabalarla bağların koparılması.

10-Ölçü ve tartıların bozulması.

Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem bize, kıyamet gelmeden önce adamların değerlendirilmesinde kullanılan standartların bozulacağını haber vermiştir. Yalan söyleyenin sözü kabul edilip inanılır. Doğru söyleyenin sözü ise kabul edilmeyecek ve reddedilecektir. Emanete ihanet edenlere mal ve namus emanet edilecek. Güvenilir olanlara ise ihanetle suçlanacaktır. Önemsiz adamlar toplumun genelini ilgilendiren konularda söz sahibi olurlar. Bu kişiler sadece uyduruk fikirler sunarlar. Onlar yalnızca yanlış yollara saptırırlar. İmam Ahmed, İbn Mace ve Hâkim, Ebu Hureyre'nin şöyle dediğini rivayet etmişlerdir: Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: " “İnsanlar üzerine (yağmurun bolluğu, fakat veriminin azlığıyla) aldatıcı öylesi yıllar gelecek ki, (o zamanda) yalancı adam doğrulanacak, doğru adam yalanlanacak, hain adama güvenilecek, güvenilir adam da hainlikle itham edilecek. Yine (o devirde) kamu işlerinde “Ruveybida adam” söz sahibi olacaktır.  Ruveybida adam nedir?” diye sorulunca, Peygamber (s.a.v.); “önemsiz, basit, bilgisi kıt, aciz, fâsık ve sefih adamdır”diye cevap verdi.” (İbn Mace 4036 )

11-İnsanları kırbaçlayan ahir zaman polisleri

Henüz Gerçekleşmemiş Alametler

1-Arap Yarımadası'nın coğrafi olarak cennete ve nehirlere dönüşmesi:

Ebû Hüreyre r.a’dan rivayet edildiğine Resûlullah s.a.v şöyle dedi: "Mal çoğalıp, kapıdan taşmadıkça kıyamet kopmayacaktır. O derece ki: Bir adam malının zekâtını çıkaracak fakat onu kabul edecek hiç bir kimse bulamayacak. Arap yarımadası çayırlıklara ve nehirler akan yerlere dönmedikçe kıyamet kopmaz."( Müslim 157)

Arap Yarımadası'nın cennete ve nehirlere dönüşü; ya sakinlerinin kuyu kazma, toprağı işleme ve benzeri konularda yaptıkları sayesinde gerçekleşir, ki bu uygulamalar günümüzde gerçekleşmektedir. Ya da iklim değişikliği nedeniyle sıcak iklim, ılıman bir iklime dönüşür. Dolayısıyla yaratıcı Allah, Arap Yarımadası'nın çoraklığını berekete dönüştüren nehirler ve pınarlar fışkırtır. Çorak ovalarını yemyeşil düzlüklere dönüştürür. Çünkü Arap Yarımadası'nın önceki haline döneceği bu şekilde tasvir edilir.

2-Hilaller Kabarık Gözükmesi :

Kıyametin yaklaştığının kanıtlarından biri de hilalin ortaya çıktığı ilk anda o kadar büyük olmasıdır ki, hilalin çıkış anında çıkmasının iki ya da üçüncü gece olduğu zannedilir. İbn Mes'ud r.a’dan rivayetle Resûlullah s.a.v şöyle buyurdu: "Kıyametin yaklaştığına dair bir alamet de hilalin kabarmasıdır." (Taberani el-Kebir 10/198, Sahih-i Cami’ (5898).

Enes r.a’dan rivayetle Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kıyametin yaklaştığının alametlerinden biri de hilalin ilk görüldüğü anda iki günlük zannedilmesi ve mescitlerin geçiş yolları haline getirilmesidir." (Taberani Evsat 9/147Elbani ’Sahih-i Cami 5899).

3-Vahşi hayvanların ve cansız nesnelerin insanlarla konuşması:

İmam Ahmed Müsned'inde Ebu Said el-Hudri'den şöyle rivayet etmiştir: "Bir kurt, bir koyuna saldırdı ve onu yakaladı. Çoban, koyunu kurtarmak için çekip almak istedi. Ancak kurt, arkası üstü oturup dile geldi ve şöyle dedi: "Allah'tan korkmaz mısın sen? Yüce Allah'ın bana gönderdiği rızkı elimden çekip alıyorsun!" Adam, hayret ve dehşet içinde: "Hayret, bir kurt, arkası üstü oturmuş, insanlar gibi benimle konuşuyor!" dedi. Kurt da: "Bundan daha hayret verici bir şeyi sana haber vereyim mi? Muhammed, Medine'de 'öncekilerin haberlerini insanlara bildiriyor!" dedi. Çoban, koyunlarını önüne katıp Medine'ye geldi. Koyunları Medine'nin bir köşesine bıraktı. Sonra Resulullah'ın yanına gelip durumu anlattı. Resulullah’ta s.a.v insanların mescitte toplanmaları emretti. Sonra Nebi sallallahu aleyhi ve sellem çobana dedi ki: "Gördüklerini topluluğa anlat." Çoban gördüklerini orada toplanan cemaate anlatınca, Resulullah s.a.v şöyle buyurdu: "Doğru söyledi! Muhammed'in canını kudret elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, vahşi hayvanlar insanlarla konuşmadıkça, kişi kendi kırbacının ucuyla ve ayakkabısının bağıyla konuşmadıkça ve dizi de kendisinden sonra ailesinin ne yaptığını kendisine haber vermedikçe kıyamet kopmayacaktır."( Ahmed 18/315).

4- Fırat nehrinin altın bir dağ üzerinden açılması:

Buhari ve Müslim, Sahih'lerinde Ebu Hureyre r.a'dan şöyle rivayet etmişlerdir: Resûlullah s.a.v şöyle buyurdu: "Fırat'ın altın bir define üzerinden açılması yakındır. Orada kim bulunursa, ondan bir şey almasın".

Müslim'in rivayetinde: "Fırat nehri altın bir dağ üzerinden açılmadıkça kıyamet kopmayacaktır. İnsanlar onun için savaşacak ve her yüz kişiden doksan dokuzu öldürülecek onlardan her biri, belki kurtulan ben olurum, diyecektir."

Müslim bunu Übey b. Ka'b'dan şu sözlerle rivayet etmiştir: "Fırat nehrinin altın bir dağ üzerinden açılması yakındır. İnsanlar bunu işitince, ona yürüyeceklerdir. Ancak  onun yanında bulunan insanlar, bundan bir şey almasına müsaade edersek hepsini götürecekler diye düşünürler. Dolayısıyla başkalarına kaptırmamak için savaşacaklar ve her yüz kişiden doksan dokuzu öldürülecektir."

Çekilmesinin anlamı: Nevevi'nin dediği gibi, suyu bittiği için onun açığa çıkmasıdır. Bu, akış yatağının değişmesinden kaynaklanıyor olabilir. Bu hazine ya da bu dağ toprağa gömülüdür ve nerde olduğu bilinmemektedir. Herhangi bir nedenle nehrin yönü değişir ve bu dağın yakınından geçerse dağ açığa çıkacaktır. En doğrusunu Allah bilir.

Nebi s.a.v, orada bulunanları onu almaktan sakındırmasının sebebi, onun alınmasıyla ortaya çıkacak fitne, savaş ve kan dökülmesidir.

5- Yeryüzünün gizli hazinelerini ortaya çıkarması:

Müslim Sahih'inde Ebu Hureyre'den rivayet ettiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Yeryüzü bütün ciğerparelerini altın ve gümüşten sütunlar hâlinde kusacaktır. Katil gelerek: Ben, bunlar için öldürdüm; diyecektir. Akrabasına yardım etmeyen gelerek: Ben, bunlar için akrabam ile alâkamı kestim diyecektir. Hırsız gelerek: Benim elim, bunlar için kesildi diyecektir. Sonra bu altın ve gümüşü terkedecek onlardan hiçbir şey almayacaklar."

Bu, Allah'ın yeryüzüne gizli hazinelerini ortaya çıkarmasını emrettiği mucizelerinden biridir. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bu hazineleri yeryüzünün ciğerparesi olarak adlandırmıştır. Bu kelimenin aslı: Deve ciğerinden bir parçadır. Başka bir ifadeyle bu bir et parçasıdır. Yeryüzü bunu parçalar halinde kusacak ve dışarıya çıkaracaktır. Yani: İçindeki gömülü parçaları ortaya çıkarır. Büyüklüğü ve bolluğu nedeniyle onu bir sutuna benzetmiştir.

İnsanlar altın ve gümüş bolluğunu gördüklerinde, bunları almakta isteksiz davranırlar. Çünkü bu değersiz varlıklar uğruna günahlar ve suçlar işledikleri için acı çeker ve pişmanlık duyarlar.

6- Müslümanların Medine'de kuşatılması.

Kıyametin alametlerinden biri de Müslümanların yenilgiye uğraması, güçlerinin kaybolması ve düşmanlarının onları Medine'de kuşatmasıdır.

İbn Ömer r.a’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Yakın bir zamanda Müslümanlar Medine'de muhasara edilecekler, öyle ki en uzak sınır karakolları, Selâh olacaktır."( Ebu Davud 4250 , Elbani Sahih demiştir).

Selah, Hayber yakınlarında bir yerin adıdır.

7-El- Cehcah’ın Kral Olması:

Cehcah, Kahtanlı bir adam olup kral olacaktır. Cehcah çok güçlü ve kudretlidir. Ebu Hureyre r.a’dan rivayetle Nebi s.a.v şöyle demiştir: "Kahtan'dan insanları önüne katıp, asasıyla sürecek bir adam çıkmadıkça Kıyamet kopmayacaktır." (Buhari 3329, Müslim 2910).

Müslim'in rivayetinde 2911: " Azad edilmiş kölelerden Cehcah isimli, biri idareci oluncaya kadar gece ve gündüz sona ermeyecek "

İnsanları değneğiyle sürmesinin anlamı, kendisine itaat etmeleri ve boyun eğmeleri için insanları yenmesidir. Değnekle sürmenin kullanımı şiddetini ve acımasızlığını belirtmek içindir. Cehcah'ın aslı çığlık atmak demektir. İbn Hacer'in dediği gibi bu, değneğe uyan bir sıfattır. Bu adam insanları iyiliğe mi yoksa kötülüğe mi yönlendiriyor? Bu konu ile ilgili Peygamber'in sallallahu aleyhi ve sellem bir beyanı bize ulaşmamıştır.

8- El- Ehlâs Fitnesi, al-Dahma’ Fitnesi ve al-Duheyma’ Fitnesi

Abdullah b. Ömer r.a şöyle demiştir: Biz Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in yanında oturuyorduk. Uzun uzadıya fitneleri (meydana gelecek büyük hadiseleri) anlattı Ehlâs fitnesini zikretti. Birisi: Ehlâs fitnesi nedir Yâ Rasûlullah? dedi. Nebi s.a.v: O, insanların birbirinden kaçması, savaşması ve haksız yere malların alınmasıdır. Sonra Serrâ (nimet) fitnesi vardır. Bu fitne, benim ailemden, benden olduğunu iddia eden ama aslında benden olmayan bir adamın ayakları altından yayılacaktır. Benim dostlarım ancak muttaki olanlardır. Sonra insanlar kaburga üzerindeki oturak gibi (devam etmeyecek olan), bir adam üzerine anlaşacaklar. Daha sonra Duheyma’ fitnesi çıkacak, bu fitne ümmetten dokunmadığı kimse kalmayacak. Bitti denildiğinde devam edecek. O fitnede kişi, mü'min olarak sabahlayacak akşama kâfir olarak çıkacak. İnsanlar iki çadırda (gurupta) olacaklar. Bunlar, içinde asla nifakın olmadığı iman çadırı ve imanın olmadığı nifak çadırıdır. Siz o güne ulaştığınızda o gün veya yarın Deccâli bekleyiniz." ( Ebu Davud 4242,  Ahmed 10/309, Elbani sahih demiştir).

Ehlâs(Eyer): Devenin sırtını semerin altından takip eden örtüdür. Devenin sırtına yüklendiği gibi insanların üzerine yapıştığı için fitnenin devamlılığı buna benzetilmiştir. Hattabi şöyle demiştir: Bu fitnenin Ehlas'ın siyahlığına ve karanlığına benzetilmiş olması muhtemeldir. El Harab kelimesi: Mal ve ailenin kaybedilmesi anlamına gelir.

El Serra: Mal zenginliği ve esenlik gibi insanları mutlu eden bir nimettir. Nimetin ona izafe edilmesinin sebebi nimetin bu fitneye sebep olmasından dolayıdır. Çünkü insanoğlu, kendisine sunulan iyilikler nedeniyle büyük günahlar ve suçlar işler.

(Kaburga üzerindeki oturak gibi) sözü sabit ve düzgün olmayan bir durumu tasvir etmek için kullanılmıştır. Çünkü kalça kaburganın üzerine oturmaz ve onun üzerine yerleşmez.

El Duheyma’, Kötülüğü ile insanları şaşırtan kurnazdır.

9- Mehdi’ni ortaya çıkması:

Yüce Allah'ın ahir zamanda adil bir yönetici olacak bir halife göndereceği sahih hadislerle sabittir. Bu ümmeti yönetecek olan kişi, Fatıma r.ah'nın soyundan gelen ve Peygamber'in sallallahu aleyhi ve sellem ehl-i beytindendir. Onun adı Nebi s.a.v adı ile, babasının adı ise Nebi’nin babasının adı ile aynıdır. Hadis-i şerifler onu geniş alınlı ve dar burunlu olarak tarif etmiştir. Adaletsizlik ve zulümle dolmuş olan yeryüzünü adaletle dolduracaktır. Bu konu ile ilgili hadisler şöyledir:

Abdullah ibni Mes'ud r.a’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Ehli beytimden ismi ismime benzeyen bir kişi Arapların başına geçip idarelerini eline alıncaya kadar dünyanın sonu gelmeyecektir".  (Tirmizi 2230 )

(Ebu Davud 4282) rivayetinde ise şöyle demiştir: "Dünyada sadece bir gün kalsa, Allah o gün'ü uzatır ta ki O günde benden veya ehli beytimden, adı adıma, babasının adı da babamın adına benzeyen bir adam gönderir. O şahıs dünyayı, zulümle dolduğu gibi, adaletle dolduracaktır."

Bu zikredilenler kıyametin küçük dokuz alametinin henüz ortaya çıkmamış olduğunu göstermektedir. Aynı şekilde birçok kişinin kıyametin tüm küçük alametlerinin ortaya çıktığı ve geriye sadece ‘Mehdi'nin’ kaldığı şeklindeki ifadelerin doğru olmadığı açıktır.

En iyisini Allah bilir.

Kaynaklar

Ahiret Gününe ve Kıyamet Alametlerine İman

Kaynak: 

İslam Soru-Cevap Sitesi

İlgili konular

e-posta hizmetine katılım

İslam Soru-Cevap e-posta bültenine abone olunuz

İslam Soru -Cevap Uygulaması

İçeriğe daha hızlı erişim ve çevrimdışı tarama için

App StoreGoogle Play