Birincisi:
Mazmaza (ağızda su çalkalama) abdestin vaciplerinden biridir. Bu husus daha önce (216783) numaralı sorunun cevabında açıklanmıştır.
İkincisi:
Mazmazada mübalağa yapmak, yani sünnettir. Ancak kişi oruçlu değilse bu geçerlidir. Çünkü Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
“Abdesti tam al, parmak aralarını hilalle, oruçlu olmadıkça istinşakta (buruna su çekmede) mübalağa et.”(Abu Dâvud, 142; Tirmizî, 788; el-Albânî tarafından sahih kabul edilmiştir.)
Şeyh İbn Useymîn (rahimehullah) şöyle demiştir:
“Abdestin sünnetlerinden biri, mazmaza ve istinşakta mübalağadır. Mazmazada mübalağa, suyu güçlüce hareket ettirip ağzın her tarafına ulaştırmandır.”
(Şerhu’l-Mumti‘, 1/171)
Ancak belirtmek gerekir ki bu mübalağa menduptur (yani sünnettir), farz değildir. Kişi, suyu ağzına alıp çevirdiğinde bu yeterlidir.
İbn Kudâme (rahimehullah) şöyle demiştir:
“Mazmaza: Suyu ağızda çalkalamaktır.
İstinşak: Suyu nefesle burnun içine çekmektir.
İstinsar: Burnun içindeki suyu dışarı çıkarmaktır.
Ancak istinsar, bazen istinşak anlamında da kullanılır; çünkü istinsar, istinşakın bir sonucudur.
Suyu ağzın her yerine ulaştırmak, ya da burnun tüm iç kısmına ulaştırmak vacip değildir. Bunlar mübalağalı olarak oruçlu olmayan kimse hakkında mendup olan uygulamalardır. (el-Muğnî, 1/89)
Şeyh İbn Useymîn (rahimehullah) ayrıca şöyle demiştir:
“Farz olan mazmazada, suyun en az şekilde ağızda döndürülmesi yeterlidir.”
(Şerhu’l-Mumti‘, 1/172)
Sonuç olarak:
Bir kimse mazmaza yaparsa, yani suyu ağzında çalkalarsa bu yeterlidir. Suyun boğaza ulaştırılması gerekmez. Ancak bu, mendup bir davranıştır.
En doğrusunu Allah bilir.