Suyun içine üfleme iki kısma ayrılır:
Birinci kısım:
Üflemeden maksat, üfleyen kimsenin tükürüğüyle bereket ummak ise; bu, şüphesiz haramdır ve bir çeşit şirktir. Çünkü insanın tükürüğü bereket ve şifa sebebi değildir. Âsârıyla (bedenî izleriyle) teberrük edilen tek kişi, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’dir. Onun dışındaki hiç kimsenin eserleriyle teberrük edilmez.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in eserleriyle, hem hayatında hem de vefatından sonra bu eserler kaldığı müddetçe teberrük edilmiştir. Nitekim Ümmü Seleme radıyallahu anhâ’nın yanında, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in saç tellerinin bulunduğu, gümüşten yapılmış küçük bir kap (zil benzeri küçük bir kap) vardı. Hastalar geldiğinde, bu saç tellerinin üzerine su döker, sonra suyu hareketlendirir ve o suyu hastaya içirirdi.
Ancak Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den başka hiçbir kimsenin tükürüğüyle, teriyle, elbisesiyle veya başka bir eseriyle teberrük edilmesi caiz değildir. Bu haramdır ve bir çeşit şirktir.
Dolayısıyla, suya üflemenin amacı, üfleyen kişinin tükürüğünden bereket ummak ise; bu haramdır ve şirktir. Bunun sebebi şudur:
Kim, şer‘î veya hissî bir sebep olmaksızın bir şeye sebep olma özelliği atfederse, Allah’a ortak koşmanın bir türünü işlemiş olur. Çünkü onu Allah ile birlikte sebep kılmış olur. Sebeplerin sonuçlara etkisi ancak şeriatla veya duyularla sabit olur. Bu sebeple, Allah’ın ne şer‘an ne de hissen sebep kılmadığı bir şeye tutunan kimse, şirk türlerinden birini işlemiş olur.
İkinci kısım:
Kişinin, Kur’an okuyarak tükürüğünü üflemesidir. Mesela Fâtiha sûresini okur ve suya üfler. Fâtiha bir rûkyedir ve hastaya okunabilecek en büyük rûkyelerden biridir. Fâtiha’yı okuyup suya üflerse bunda bir sakınca yoktur. Bu, bazı selef âlimleri tarafından da yapılmıştır; tecrübe edilmiş ve Allah’ın izniyle faydalıdır.
Nitekim Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, uyumadan önce ellerine üfler; “Kul hüvallâhu ehad”, “Kul eûzü bi rabbil-felak”, “Kul eûzü bi rabbin-nâs” sûrelerini okur ve elleriyle yüzüne ve bedeninden ulaşabildiği yerlere mesh ederdi. Allah’ın salât ve selâmı onun üzerine olsun.
muvaffakiyet Allah’tandır.