Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem mescitlerde sütunlar arasında saf tutmak yasaklanmıştır, çünkü bu durum safların düzenini bozar ve onları kesintiye uğratır.
Nitekim İbn Mâce (1002) rivayetinde Muâviye b. Kurre, babasından şöyle nakleder:
“Resûlullah s.a.v zamanında sütunlar arasında saf tutmamız yasaklanırdı ve biz o yerlerden uzaklaştırılırdık.”
Hadisi el-Elbânî Sahîh İbn Mâce’de sahih kabul etmiştir.
Yine Tirmizî (229) rivayetinde Abdülhamîd b. Mahmûd şöyle demiştir:
“Bir emirin arkasında namaz kılıyorduk; kalabalık sebebiyle sütunların arasında namaz kılmak zorunda kaldık. Namazdan sonra Enes b. Mâlik dedi ki: ‘Resûlullah s.a.v zamanında biz bundan sakınırdık.’ Bu hadisi de el-Elbânî Sahîh Tirmizî’de sahih saymıştır.
İbn Muflih rahimehullah şöyle demiştir:
“Cemaatle namaz kılan kimsenin sütunlar arasında durması mekruhtur. İmam Ahmed şöyle demiştir: Çünkü sütunlar safları keser.” (el-Furû‘, 2/39)
Ancak ihtiyaç hâlinde, yani mescid dolu olup yer darlığı varsa, sütunlar arasında saf tutmakta bir sakınca yoktur.
Daimî Fetva Kurulu âlimleri şöyle demiştir:
“Sütunlar safları kesiyorsa, aralarında durmak mekruhtur. Ancak mescid dar olup cemaat çoksa, o takdirde mekruh olmaz.”
(Fetâvâ el-Lecne ed-Dâime, 5/295)
Şeyh İbn Useymîn rahimehullah da şöyle demiştir:
“Mescid darsa sütunlar arasında saf tutmak câizdir; bazı âlimler bu konuda icmâ olduğunu nakletmiştir. Ancak mescid genişse, bu mekruhtur; çünkü sütunlar safların bütünlüğünü bozar, özellikle geniş olduklarında.”
Sonuç olarak:
Eğer mescidde yer darlığı yoksa sütunlar arasında saf tutmak mekruhtur, çünkü bu safları keser.
Ancak cemaat çok olup yer kalmamışsa, zaruret gereği sütun arasında durmak câizdir.
Dolayısıyla sen mescide geldiğinde, saflar doluysa ve yer sadece sütundan sonra kalmışsa, orada namaza durmanda bir sakınca yoktur. Bu, “safın arkasında tek başına namaz kılmak” hükmüne girmez; çünkü sen aslında safın içindesin, sadece saf sütun sebebiyle bölünmüştür ve bu durumda bir mahzur yoktur.
Allah en doğrusunu bilendir.