Allah'a hamd olsun, Resûlullah’a salât ve selam olsun.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, sahih hadiste —ki bunu Buhârî ve Müslim Sahihlerinde rivayet etmişlerdir— şöyle buyurmuştur:
“Yedi helak edici günahtan sakının.”
Biz: “Ey Allah’ın Rasûlü! Onlar nedir?” diye sorduk.
Buyurdu ki: “Allah’a şirk koşmak, sihir yapmak, Allah’ın haram kıldığı canı haksız yere öldürmek, faiz yemek, yetim malı yemek, savaşta düşmana karşı cepheden kaçmak ve iffetli, hiçbir kötülükten haberi olmayan mümin kadınlara zina iftirasında bulunmak.”
- Günahların en büyüğü: Şirk. Bu, asla ümit bırakmayan helak sebebidir. Kişi bu hâl üzere ölürse ebediyen Cehennem’de kalacaktır. Yüce Allah şöyle buyurur:
“Şüphesiz Allah’a şirk koşan kimseye Allah Cennet’i haram kılmıştır; onun varacağı yer ateştir. Zalimler için hiçbir yardımcı yoktur.” (Mâide, 72)
Yine şöyle buyurur:
“Andolsun, sana ve senden öncekilere vahyolundu ki, eğer şirk koşarsan amelin boşa gider ve mutlaka hüsrana uğrayanlardan olursun.” (Zümer, 65)
Ve buyurur:
“Müşriklerin, kendi inkârlarına bizzat şahitlik ettikleri hâlde Allah’ın mescitlerini imar etmeleri olacak şey değildir. Onların bütün amelleri boşa gitmiştir; onlar ateşte ebedî kalacaklardır.” (Tevbe, 17)
- Sihir: Bu da şirkin bir çeşididir; çünkü sihir, cinlere tapınmayı ve onlardan yardım istemeyi içerir. Sihirbaz, cinler vasıtasıyla insanlara zarar veren, onları saptıran kimsedir. Bazen düğümlere üfleyerek sözler ve ameller yoluyla zarar verir. Bazen de göz bağcılığı yaparak şeyleri hakikatte olduklarından başka şekilde gösterir.
Yüce Allah, Firavun’un sihirbazları hakkında şöyle buyurur:
“Onların ipleri ve değnekleri, sihirlerinden dolayı kendisine sanki koşuyormuş gibi göründü.” (Tâhâ, 66)
Yine onlar hakkında:
“Attıklarında, insanların gözlerini büyülediler, onları dehşete düşürdüler ve büyük bir sihir getirdiler.” (A‘râf, 116)
Sihirbaz:
Bazen cinler vasıtasıyla, Allah’tan başkasına tapınarak insanların zararına işler yapar; sözler, fiiller, düğümlere üfleme gibi. Nitekim Allah Teâlâ buyurur: “Düğümlere üfleyenlerin şerrinden…” (Felak, 4)
Bazen de göz bağcılığıyla işleri olduğundan başka şekilde gösterir; ipi yılan, değneği yılan, taşı yumurta, insanı farklı bir surette gösterir…
Bu sebeple sihirbaz, kâfirlerden sayılır. Müslümanların idarecisine, sihirbazlığı sabit olan kişiyi öldürmek vaciptir. Nitekim Ömer radıyallahu anh, Şam ve diğer bölgelerdeki valilerine, “Her sihirbazı ve sihirbaz kadını öldürün.” diye yazmıştır; çünkü bunların şerri ve tehlikesi büyüktür.
3.Allah’ın haram kıldığı canı öldürmeye gelince: Bu, büyük bir cürümdür. Yüce Allah bu hususta şöyle buyurur:
“Kim bir mümini kasten öldürürse, onun cezası içinde ebedî olarak kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, onu lanetlemiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.”
Can kıymak, en büyük günahlardandır; ancak şirkten sonra gelen büyük günahlardandır. Zina, hırsızlık gibi diğer büyük günahlar cinsindendir. Kişi, bu fiili helâl saymadıkça kâfir olmaz. Bu sebeple Yüce Allah, bu fiil hakkında şöyle buyurmuştur:
“Kim bir mümini kasten öldürürse, onun cezası içinde ebedî olarak kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, onu lanetlemiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.”
Eğer bunu helâl sayarsa, ebediyen orada kalır. Helâl saymazsa, bu kalış geçici olur ve son bulur. Günah ehlinin ebedîliği geçici olup nihayeti vardır; kâfirlerin ebedîliği ise sonsuzdur.
Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
“Yedi helak edici günahtan sakının.”
Ashâb: “Ey Allah’ın Resûlü! Onlar nelerdir?” diye sordular. O da buyurdu ki:
“Allah’a şirk koşmak, sihir yapmak ve Allah’ın haram kıldığı canı haksız yere öldürmek…”
Hakkıyla öldürmeye gelince:
Evli zina eden kimse recmedilir. Haksız yere birini öldüren ve maktulün seviyesinde olan kimse öldürülür. Hakkında öldürmeyi gerektiren sebep sabit olan kimse öldürülür. Yol kesme suçunu işleyen; yani yollarda insanlara saldırarak mallarını gasp eden, onlara vurup yaralayan veya öldüren kişi, şerrinin büyüklüğü sebebiyle öldürülür.
- Faiz yemek.
Allah’ın haram kıldığı faizi işlemek büyük günahtır. Yüce Allah bu konuda şöyle buyurmuştur:
“Allah alışverişi helâl, faizi haram kılmıştır.”
Yine buyurmuştur ki:
“Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve eğer müminler iseniz, faizden kalan kısmı terk edin. Eğer böyle yapmazsanız, Allah ve Resûlü tarafından size açılmış bir savaş olduğunu bilin.”
Faiz yemek büyük günahlardandır. Ondan sakınmak vaciptir.
Faizin çeşitleri:
Fazlalık faizi (Ribâ’l-fadl): Bir dirhemi iki dirheme, bir ölçek buğdayı iki ölçek buğdaya satmak gibi… Yani aynı cins malda fazlalık şartıyla yapılan satış. Mesela bir ölçek pirinci iki ölçek pirinç ile değiştirmek. Bu, haram olan fazlalık faizidir.
- Vade faizi (Ribâ’n-nesîe): Bir ölçek buğdayı iki ölçek arpa ile ama teslimi bir gün, iki gün sonraya bırakmak; yani mecliste teslim alınmamak. Yahut yüz doları yüz cüneyh’e veya on cüneyh’e satmak, fakat aynı oturumda teslim almamak. Bu, vade faizidir ve en büyük günahlardandır.
- Yetim malı yemek.
Babası vefat etmiş, bulûğa ermemiş küçüğe “yetim” denir. Ona iyilik etmek, malını korumak, geliştirmek ve onda ıslah sağlamak gerekir. Yetimin malını gereksiz yere tüketen ve onu haksız yere yiyen kimse, bu fiilinden dolayı şiddetli bir tehdit altındadır; çünkü o, zayıf bir kimsedir, ona zulmedilerek malı yenmektedir. Bu tehdide uğrayan kimse kâfir olmaz; ancak helâl saymadığı hâlde yine de büyük günah işlemiş olur.
- Savaştan kaçmak.
Müslümanlar kâfirlerle karşılaştığında, onların üzerine yüründüğü veya onların Müslümanlara hücum ettiği günde, kişi geri çekilip kardeşlerini yalnız bırakırsa, bu fiilinden ötürü ağır bir tehdide uğrar. Ancak “Savaş için taktik gereği geri çekilmek veya başka bir birliğe katılmak” istisna edilmiştir. Yani hazırlık yapmak, silahını almak, zırhını giymek amacıyla geri çekilmek, ya da düşmana karşı plan gereği bir saftan diğerine, bir topluluktan diğerine geçmek caizdir.
- İffetli, gafil ve mümin kadınlara iftira atmak.
İffetli kadınlara zina isnadında bulunmak; mesela “falanca zina ediyor” veya “zina daveti yapıyor” demek ve bunda yalancı olmak, yedi helak edici günahtandır. Bu fiili işleyen kimse, Allah Teâlâ’nın şu emrine göre seksen sopa ile cezalandırılır:
“İffetli kadınlara zina isnadında bulunup da sonra dört şahit getiremeyenlere seksen değnek vurun.”
İffetli kadınlara iftira atmak büyük günahlardandır. Aynı hüküm iffetli erkekler için de geçerlidir; ancak çoğunlukla iftira kadınlara atıldığı için hadiste kadınlar zikredilmiştir. Eğer biri iffetli bir erkeğe zina isnadında bulunursa, dört şahit getirmekle yükümlüdür; getiremezse seksen sopa cezası uygulanır.
Bunlar, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-’in “yedi helak edici günah” diye nitelediği, şiddetli kötülükleri sebebiyle insanı felakete sürükleyen amellerdir. Allah’tan afiyet dileriz.
Özetle aktarılmıştır, Şeyh İbn Bâz’ın sitesinden.
Daha fazla açıklama için aşağıdaki cevapları incelemenizi öneririz: (176290, 130711).
En doğrusunu Allah bilir.